11. Hukuk Dairesi 2015/8108 E. , 2016/4572 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2015 tarih ve 2014/5-2015/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha…
**11. Hukuk Dairesi 2015/8108 E. , 2016/4572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2015 tarih ve 2014/5-2015/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı gerçek kişinin "..." ibareli markasının ...'de 2011/08823 başvuru sayı ile işlem görmesi üzerine, müvekkili firmanın 100127, 2006/21536, 2004/7202, 178747, 2004/29425, 2006/46232, 93791, 2006/21527, 186932, 2008/13129, 185864 sayılı ve "....", ....", "....", ...", ...., ...", "...", ....", ....", "...", "....", ibareli .... ve diğer birçok tescilli markasını mesnet göstererek, iltibas ve tanınmışlık iddiasına dayalı yaptıkları itirazın ... ... tarafından reddedildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markasının Türkiye'nin en iyi bilinen yerli tohum markası olduğunu, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarıyla benzer olduğunu, ileri sürerek, ... kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., müvekkilince verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkiline ait 2011/08823 başvuru sayılı “..." ibareli başvurunun, tek başına “...” unsuru ile birlikte tescil edilmediğini, bu nedenle “...” ibaresi bir bütün olarak algılanacağından başvurunun iltibas yaratmadığını, ... ibaresinin müvekkilinin, eşinin adı ile soyadlarından oluşturulduğunu (..., ...., ...), davacı markalarının farkı sınıflarda tescilli olduğunu, davacı markalarının tanınmış marka olmadığını, ... kayıtlarında ... ibareli yüzlerce marka olduğunu, müvekkilinin ... ... markasının sahibi olduğunu, ... ibaresinde ünvana dayılı kullanım hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.