TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 19/01/2023 NUMARASI : 2022/907 Esas 2023/54 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonun…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/601 Esas 2025/1377 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/601 KARAR NO : 2025/1377 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 19/01/2023 NUMARASI : 2022/907 Esas 2023/54 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; ... Bankası A.Ş. ile ... arasında 18/11/2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kendisinin, davalının ve dava dışı ...'un bu kredide müteselsil kefil/rehin/ipotek borçlusu konumunda bulunduklarını, kendisinin rehin/ipotek veren sıfatı ile krediye kefil olduğunu, kredi kapsamında maliki olduğu ... parselde kayıtlı, 981/14961 arsa payı, kat 3, bağ. böl. no:14 üzerindeki taşınmazına ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, ... Bankası A.Ş. tarafından ... aleyhine, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 esas sayılı dosyası ile adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, tarafından icra dosyasına 91.000-TL ödendiğini, ancak ödenen borç miktarının, toplam kefil sayısına bölünmesi ile ortaya çıkan miktardan sorumlu olması gerektiğini, bu nedenle davalı kefile karşı Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/89 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek vaki itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; davacı tarafından, aleyhine başlatılan Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12285 E. sayılı takibinden feragat edildiğini, davacının tekrar takip ve dava hakkı kalmadığını, davacının, hukuki yararı bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine; 03/09/2018 tarihinde davacı ... adına ... isimli şahıs tarafından 50.000-TL, 10/09/2018 tarihinde davacı ... tarafından, 30.000-TL, 10/10/2018 tarihinde davacı ... tarafından, 11.000-TL ödeme yapıldığını, işbu ödemelerin haricen tahsil olarak bildirildiğini, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6120 Esas sayılı ilamsız icra takibine; 07/08/2018 tarihinde asıl borçlu ... tarafından makbuz karşılığında 1.500-TL ödeme yapıldığını, işbu ödemenin haricen tahsil bildirimi ile Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6120 Esas sayılı icra dosyasına bildirilerek tahsilde tekerrür olmaması adına Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 Esas sayılı dosyasına da ödeme olarak işlendiğini, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü 2018/6085 Esas sayılı dosyasının infaz edilmiş olduğunu, davacı yanın rücu hakkının bulunmadığını, borcu ödeyenin alacaklının halefi durumuna geldiğini belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... arasında imzalanan 18/11/2011 tarihli sözleşmede, davacının, müteselsil kefil, rehin ve ipotek borçlusu olduğu ve dava dışı banka tarafından, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 sayılı takibinde davacı tarafça 91.000-TL ödenerek ödeme belgelerinin sunulduğu, davacının, kefiller adına yaptığı ödemenin davalı kefilden rücuen tazmini için işbu davanın açıldığı, kefile rücu ile ilgili düzenlemelerin 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 488. maddesiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 596. maddelerinde düzenlendiği, 488. maddede "...kefiller, gerek asıl borçlu ile beraber gerek kendi beyinlerinde müteselsil olmaklığı iltizam etmişler ise her biri borcun tamamından mes'ul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdirler..." 596. maddede ise "... Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği taktirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanılabilir..." şeklinde olduğu, ancak kredi sözleşmesinin 18/11/2011 tarihinde imzalandığı ve bu nedenle Türk Borçlar Kanunu yürürlüğü hakkındaki Kanunun 1. maddesine göre sözleşme tarihindeki 818 sayılı Eski Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sonradan yürürlüğe giren kanunun yürürlüğünden önceki sözleşmelere kural olarak uygulanamayacağı, bu nedenle uygulanması gerekli 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin olduğu ve bu hususta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 596/4. maddesine benzer bir hükmün bulunmadığı ve davacının, hem müteselsil kefil hem ipotek veren konumunda olduğu, davacının davalı asıl borçlu dışında müşterek borçlu ve müteselsil kefillere de kefalet payları oranında rücu etme hakkının bulunduğu, davacının, diğer kefiller adına ödenen bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle; " davacının davasının kabulü ile, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/89 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 30.333,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki 6.066,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; derdestlik bulunup 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ipotekli takibin davacı ipotek borçlusu tarafından ödenerek infaz edildiği, davacı hakkında hem ipotekli hem ilamsız takip yapıldığını, davacının, borcu ipotekli takip dosyasına ödeyerek bu ödemeyi ipotek veren sıfatıyla yaptığını, dolayısıyla ipoteğe dayalı ödeme yapan davacının, kefalete dayalı rücu talebinde bulunamayacağını, likit bir alacak bulunmayıp rücu hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, kefalete dayalı yapıldığı ileri sürülen ödemenin diğer kefilden sorumluluğu nispetinde tahsiline ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; dava dışı ... Bankası A.Ş. ile ... arasında 18/11/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde, kendisinin, davalının ve dava dışı ...'un müteselsil kefil/rehin/ipotek borçlusu konumunda bulunduklarını, kendisinin rehin/ipotek veren sıfatı ile de krediye kefil olarak kredi kapsamında maliki olduğu ... parselde bulunan taşınmazına ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, banka tarafından, asıl borçlu ... aleyhine takip başlatıldığını, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 esas sırasında ise adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, bu nedenle tarafından icra dosyasına 91.000-TL ödenerek borcun sonlandırıldığını, davalı diğer kefilin, kendi payına düşen tutardan( 30.333-TL) ve işlemiş faizinden( 112,19-TL) sorumlu olduğunu, ancak Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/89 Esas sayılı takibine davalı kefilin haksız itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle elde ki davayı açmış, Davalı; davacının ipotek borçlusu sıfatıyla yaptığı ödemeleri diğer kefillere rücu edemeyeceğini savunmuş, Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine ilişkin karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirse kefile rücu ile ilgili düzenlemelerin 818 sayılı Mülga Borçlar Kanun'unun 488. maddesiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 596. maddelerinde düzenlendiği, 488. maddede "...kefiller, gerek asıl borçlu ile beraber gerek kendi beyinlerinde müteselsil olmaklığı iltizam etmişler ise her biri borcun tamamından mes'ul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdirler..." 596. maddede ise "... Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği taktirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanılabilir..." şeklinde düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Davanın dayanağı olan Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/89 esas sayılı dosyasında; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 06/01/2022 tarihinde ilamsız takip başlatılarak 30.333-TL asıl alacak, 112,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.445,19-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, borçlunun süresinde borca itirazıyla takibi durdurduğu, davacı tarafından yasal süresinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12285 esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 29/12/2018 tarihinde ilamsız takip başlatılarak 30.333-TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği, borcun dayanağı olarak Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 Esas sayılı takibine yapılan toplam 91.000-TL'nin, müşterek ve müteselsil kefalet nedeniyle payı oranında borçluya rücu edilmesinden kaynaklı olarak belirtildiği, işbu takibe süresinde borçlunun itirazı üzerine Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/481 Esas sırasında alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, bu davada mahkemece, davanın, dava şartları yönünden reddine ilişkin 03/08/2021 tarihinde karar verilmesi üzerine, alacaklı vekilinin, takip dosyasına sunduğu 08/12/2021 tarihli vazgeçme dilekçesi kapsamında takip dosyasını takipsiz bıraktığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık; Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/89 esas sayılı takibi ile Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12285 esas sayılı takibi arasında derdestlik bulunup bulunmadığı, davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, davacı kefilin aynı zamanda ipotek borçlusu olması nedeniyle ipotekli takip dosyası olan Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 Esas sayılı takibine, 03/09/2018 tarihinde 50.000-TL - 10/09/2018 tarihinde 30.000-TL - 10/10/2018 tarihinde 11.000-TL olmak üzere yaptığı toplam 91.000-TL tutarlı ödemeyi, sorumluluğu nispetinde (1/3 oranında) davalı kefile rücu edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12285 esas sayılı dosyasına sunulan dilekçe kapsamıyla takipten vazgeçildiği belirtilerek alacağın özünden feragat edilmediği görülmekle, davacının, sonradan yeni bir takip başlatmakta hukuki yararı bulunduğu gibi derdestlikten söz edilemeyeceği, ayrıca İİK'nun 67. maddesi gereği borçlu tarafından yapılan itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasının açılabileceği belirtilmekle işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Belirtilen bu hususlara ilişkin davalı itirazları yerinde görülmemiş olup aşağıda belirtilen istinaf istemi dışındaki davalı istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Davalının, kefalete ilişkin rücu koşullarının oluşmadığına, davacının söz konusu ödemeleri ipotek borçlusu sıfatıyla yaptığına ilişkin istinaf istemine yönelik yapılan incelemede; ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... arasında imzalanan 18/11/2011 tarihli sözleşmede davacının müteselsil kefil, rehin ve ipotek borçlusu olduğu ve dava dışı banka tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6085 esas sayılı dosyasında ipotekli takip başlatılması üzerine davacının, işbu takip dosyasına 91.000-TL ödeyerek takibi sonlandırdığı, hal böyle olunca somut dosya kapsamındaki delillere göre davacının, bu ödemeleri ipotek borçlusu sıfatıyla yapmış olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/14733 Esas 2016/3613 Karar sayılı emsal nitelikli ilamında; " Dava genel kredi sözleşmesi nedeniyle 3. kişiye ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir, davacı, dava konusu genel kredi sözleşmesinde hem ipotek veren hem de müteselsil kefil olarak yer almaktadır, ancak davacı rücuen dava konusu yaptığı ödemeyi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla aleyhine yapılan takip nedeniyle gerçekleştirmiştir, bu nedenle ipotek veren sıfatıyla ödeme yapan davacının, yapmış olduğu bu ödemeyi genel kredi sözleşmesinde kefil olan davalılardan rücuen tahsilini talep etmesi mümkün değildir, bu itibarla davalıların borçtan sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir." denilerek anılan bu hususa işaret edilmiştir. Öyle olunca ipotek borçlusu sıfatıyla ipotekli takip dosyasına yapılan ödemelerin, kefalete ilişkin hükümler uyarınca diğer kefillere rücusu yönünden yasal koşulların gerçekleştiğinden söz edilmez. Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere rücu koşullarının bulunduğundan söz edilerek davanın reddi yerine kabulüne ilişkin karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Hal böyle olunca açıklanan bu nedenlerle davalı kefile rücu koşulları bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2023 tarih ve 2022/907 Esas 2023/54 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 518,02-TL harcın mahsubu ile bakiyesi 103,38- TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmamakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, 6-Arabuluculuk tarifesi uyarınca suç üstünden karşılanarak arabulucuya ödenen 1.560-TL ücretin, davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 518,01-TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 492-TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/11/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...