T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/643 - 2026/735 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/643 KARAR NO : 2026/735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2024/27 Esas - 2025/145 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/643 - 2026/735 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/643 KARAR NO : 2026/735 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2024/27 Esas - 2025/145 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.05.2022 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacı ...’da kalıcı ve sürekli maluliyet meydana geldiğini, ... plaka sayılı araç sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından trafik sigortasının (ZMMS) bulunduğunu, meydana gelen kazada ... Sigorta Anonim Şirketi’nin maddi tazminattan sorumlu olduğunu, davacının kaza sebebiyle sakat kaldığını, kuruldan 9 ay süre ile geçici iş göremezlik ve %10 sürekli iş göremezlik raporu aldığını, uğranılan zararlar için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, fakat taleplerinin karşılanmadığını, arabulucuya başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işlemiş yasal faizleriyle birlikte 100 TL geçici ve 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, taleplerini sürekli iş göremezlik zararı yönünden 496.272,50 TL, geçici iş göremezlik zararı yönünden 50.738,77 TL (toplam 547.011,27 TL) olarak artırmak sureti ile dava değerini 547.211,27 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının ... Sigorta Anonim Şirketi’ne usulüne uygun başvuru yapmadığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacının tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sonrası maluliyetinin bulunmadığını, davacıya SGK tarafından kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, işlemiş faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 05.05.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanmış ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, davacının trafik kazasında yaralandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibari ile sakatlanma ve ölüm poliçe limitinin 500.000,00 TL, tedavi gideri teminatının 500.000,00 TL olduğu, mahkemece aldırılan kusur raporunda, davacının kullandığı ... plakalı motorsikletin trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS sigortalı ... plakalı aracın trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aldırılan kusur raporu ile kaza tespit tutanağındaki tespitler ve Besni Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/896 Esas sayılı dosyasındaki kusur raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun olduğundan rapora itibar edildiği, Dicle Üniversitesi ATK Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %6 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun tespit edildiği, davalı Sigorta Şirketi'nce müterafik kusur savunması ileri sürülmüş ise de, kaza esnasında davacının koruyucu ekipman kullanmadığına dair iddiayı ispatlar dosyaya sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraza itibar edilmediği, davacı tarafından davalı sigorta şirketine davaya konu tazminatın ödenmesi için başvuruda bulunulduğu, başvurunun 20.03.2023 tarihinde davalıya ulaştığı, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin 30.03.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya neden olan aracın hususi nitelikte olduğu nazara alındığında, yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 496.272,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50.738,77 TL geçici iş göremezlik alacağının temerrüt tarihi olan 30/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığı hususu incelenmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, dava dosyasına alınan kusur oranlarını bildirir rapor somut olaya uygun değerlendirmeler içermediği gibi, usule de uygun olmadığını, hükme esas alınan raporda, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına rağmen, sürücünün %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin somut olaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen Adli Tıp Kurul Raporu mevzuata aykırı değerlendirmeler içermekte ve denetime elverişli olmamakla birlikte fahiş olduğunu, raporda, davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre davacının trafik kazasına bağlı ve sürekli ve sekel hale gelen engellilik oranı %6, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, önemle belirtmek gerekir ki davacının maluliyeti oluşmamış olup, hükme esas alınan raporun fahiş ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, dosya kapsamında davacının rehabilitasyon gördüğüne dair belge bulunmadığı gibi bu hususa hükme esas alınan raporda da değinilmediğini, HMK'nın 293. madde hükmü gereği Opr. Dr. ... tarafından düzenlenen Bilimsel Uzman Mütalaası ekte yer almakta olup, ilama dayanak teşkil eden rapor ile çelişkiler içerdiğini, nitekim söz konusu raporda davacının engellilik oranının %0 olarak belirtildiğini, dolayısıyla, iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekmekte iken ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün hatalı olduğunu, davacının sürekli engellilik oranının tayin edilebilmesi için yönetmeliğin ilgili maddesi gereği rehabilitasyondan sonra değerlendirilmesi gerektiği ve rehabilitasyon görülmeden sürekli engellilik oranının tayin edilemeyeceğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu denetime elverişli olmamakla birlikte fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin oluşmamış olması sebebi ile hesaplama yapılamayacağı ve müvekkili şirketin tazminat sorumluluğu olmadığı hususunu tekrarla, sayın mahkeme tarafından hükme esas alınan raporda, progresif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmış ise de, esas alınan hesap yöntemi ve yaşam tablosunun hatalı olduğunu, mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli kararda, şirket açısından temerrüt tarihinin 30.03.2023 olarak tespit edildiğini, yukarıda da anıldığı üzere, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine usule uygun başvuruda bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada mevcut bulunan davalı tarafın kusurlu olduğuna dair ATK kusur raporu, davacının sakat kalması sebebiyle sosyo ekonomik durumunun asgari düzeyin altında oluşu, istinaf yargılamasının uzun süreceği nazara alınarak iddialarının haklılığını ve inandırıcılığını ispat eden deliller ışığında, davacının mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla ilk derece mahkemesinde talep edilen geçici ödemenin reddi kararına hükümle birlikte istinaf başvurusunda bulunduklarını, istinaf mahkemesince yapılan ilk ön inceleme ile davalının davacı için 250.000,00 TL geçici ödemeye mahkum edilmesine (dava sonu belirlenecek rakamın bu tazminattan mahsubuna), işbu talebin Dairenizce ön incelemede verilecek ara karar ile hüküm altına alınmasına ''kesin ara karar'' verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından dava değeri artırım dilekçesinin gereği davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafın kararı istinaf etmesi sebebiyle müvekkili yönünden olası aleyhe müktesep hak oluşmaması adına karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, dosya içeriğinde bulunan aktüer raporuna itirazları da gözetildiğinde müvekkili zararının daha yüksek olduğunu, mahkeme kararını aktüer raporu noktasında istinaf ettiklerini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Maluliyete ilişkin olarak raporun incelenmesinde, davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olduğu, heyette skar durumunu değerlendirecek plastik cerrahın bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, nöbet geçirme riski nedeniyle Yönetmelikte “Uygun ve Yeterli Tedavi Altında” ibaresi mevcut olup, bu tanı üzerinden engel oranı tayini yapılabilmesi için başvuranın nöroloji birimine sevki sağlanarak ayrıntılı nörolojik muayenesinin yaptırılması, epilepsi açısından güncel muayene bulguları içerir konsültasyon muayenesi veya durum bildirir raporunun alınması, başvuranın taburculuk sonrası dönemine ait ilaç dökümleri, ilaç raporlarının ve poliklinik kontrol muayene notlarının rapora eklenmesi gerektiği, davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek, davacının fiziksel bulgularının yanında kafa travmasına bağlı tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde beyin cerrahı uzmanı, nöroloji uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.04.2025 tarih ve 2025/2813 Esas, 2025/6910 Karar sayılı ilamı). Belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2025 tarih, 2024/27 Esas - 2025/145 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraf vekillerince yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Şanlıurfa İcra Dairesi'nin 2025/42381 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.050.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.