T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/191 Esas KARAR NO : 2026/674 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2024 NUMARASI : 2019/714 Esas, 2024/10 Karar VEKİLİ : Av. ...- e-…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/191 Esas KARAR NO : 2026/674 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2024 NUMARASI : 2019/714 Esas, 2024/10 Karar VEKİLİ : Av. ...- e-tebligat DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkında verdiği kararın dosyadaki somut gerçeklere, emredici hukuk kurallarına ve davalının ikrarlarına aykırı olduğunu, dava dilekçesinde bayilik sözleşmesine dayanıldığını ve sözleşmenin sunulduğunu, yargılama sırasında mahkemece de sözleşmeye dayanıldığının kabul edilmesine karşın kendi ara kararları ile çelişecek şekilde hüküm kurulduğunu, davalının ikrarlarının kendisini bağladığını, davalı ...’ın diğer davalı ...’in kendisi yanında çalıştığını ve sigortalı işçisi olduğunu ikrar ettiğini, ilk derece mahkemesinin yasanın emredici kurallarına aykırı olarak davadan ve suçtan kurtulmaya çalışan davalı ...’ın usul ve yasaya aykırı olan ve ispat edemediği iddialarını geçerli saydığını, davalı ... ile diğer davalı arasında herhangi bir devir sözleşmesi, alt kiralama sözleşmesi veya işletme devri sözleşmesi bulunmadığını, mahkeme kararındaki ayrık görüşün dahi hükmün hatalı olduğunu gösterdiğini, ayrık görüşün davanın kabulünü gerektiren nedenleri içerdiğini, ilk derece mahkemesince zararın varlığının ve davalılardan talep edilebileceğinin kabul edildiğini, bu nedenle davalı ... yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece çelişkili davranma ve hakkın kötüye kullanılması yasağının göz ardı edildiğini, haksız fiilin işin görülmesi sırasında meydana gelmesi nedeniyle davalı ...’ın adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesine göre kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, tüm bunlarla birlikte anılan davalının bayilik sözleşmesinin de olduğunu, davalının sözleşmeye de aykırı hareket ettiğini, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, işbu istinaf talebinin yalnız davalı ... yönünden olduğunu ve kararın bu davalı yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinafa gelenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından davacı şirketin, dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü ile 20/03/2013 tarihinde "Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera ve Akıllı Durak Sistemi İşine Ait Sözleşme" akdettiği ve ...’ya ait toplu taşıma araçlarına binişlere ilişkin ücreti elektronik ortamda toplama ve bundan belli miktarda pay almayı üstlendiği, iş bu sözleşme kapsamında davacının karta dolum için bayilikler verdiği ve davalılardan ... (... Ticaret) ile de 25/05/2016 tarihinde Ankara Yazarkasa Pos Satış ve Akıllı Kart Değer Yükleme Bayilik Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında ... Büfe isimli işyerinde kullanılmak üzere davalı ...’ye legal cihaz verildiği ve büfede bu şekilde Ankara kartlara dolum yapılarak ücret tahsil edildiği, ancak davacı tarafın anılan büfede Ankara Kartlara illegal dolum yapıldığı yönündeki tespitleri sonucunda yapılan şikâyet üzerine büfede 03.10.2017 tarihinde Emniyet Birimlerince baskın ve arama yapılarak illegal dolumun yapıldığı cihazın ele geçirildiği ve muhafaza altına alındığı, bilahare cihaz üzerinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan incelemede, bu cihazda illegal olarak 18/06/2017-28/09/2017 tarihleri arasında Ankara kartlara dolum yapıldığının belirlendiği, davalılar hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/26 Esasına kayden açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde; “…Dosya kapsamından ... adresinde bulunan ... Büfenin işyeri sahibi/çalışanı olan şüpheliler ... ve ...’ın ... kartlarının yasadışı dolumu yapmaya yarayan yasak cihazı tedarik ettikleri, sanıkların yukarıda anılan cihazı kullanarak ... Genel Müdürlüğüne ait toplu ulaşım araçlarında, ücret toplama ve geçiş kontrol sistemi olarak kullanılan ve içerisine dijital para yüklemesi yapılabilen özellikli elektronik kartlarına (Ankarakart) usulsüz para yüklemesi yaparak ... Genel Müdürlüğü ve ... Teknoloji ve Ödeme Sistemleri San. Ve Tic. A.Ş.’yi zarara uğrattıkları, bu suretle üzerlerine atılı bulunan nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanıklar ... ve ...'un kaçamaklı savunmaları, sanık ...'un polisi görünce büfeden kaçması, işyerinde çalışan tanıkların yeminli beyanları, o tarihlerde büfeyi fiilen işleten kişilerin bu iki sanık olmaları nedeniyle anlaşılmıştır. Sanık ...'nin ... Büfenin resmi sahibi ve işleteni olması nedeniyle ve sanık ...'in işyeri sahibinin sanık ... olduğunu söylemesi nedeniyle diğer sanıklarla birlikte müsned suçu işlediği iddia edilmiş ise de, sanığın birden fazla büfesi olması ve diğer büfeler ile ilgili kaçak dolum iddiasının olmaması, sanığın resmiyette alt kiracı yasak olduğundan gayrı resmi olarak işyerini sanık ...'e kiraladığını söylemesi, bu iddiayı doğrulayan tanık ve sanık beyanları, sanık ...'in babasının sık sık işyerine yardıma geldiğine dair tanık beyanları, hep birlikte düşünüldüğünde, sanık ...'nin bu suçu işlediği veya diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine dair cezalandırmaya yetecek ölçüde kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği...” gerekçesiyle davalılar ... ve ...’un atılı suçtan cezalandırılmalarına, davalı ...’nin beraatine karar verildiği, hükmün kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket vekili, davalıların ... Elektronik Ücret Toplama Sistemine (EÜTS) kayıtlı olmayan 68800018 kimlik numaralı bir cihaz tedarik ederek ve 18/06/2017-28/09/2017 tarihleri arasında Ankara Kartlara yükleme yaparak müvekkilini zarara uğrattıklarını, bu kapsamda davalı ... ve ...’ın haksız fiilleriyle TBK’nın 49.maddesi, davalı ...’ın ise haksız fiil ve de kusursuz sorumluluk hükümleri gereğince TBK’nın 49 ve 66. maddeleri kapsamında adam çalıştıran olarak zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek illegal cihaz ile yapılan dolumlar nedeniyle verilen zararın tespiti ve tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket ile bayilik sözleşmesi imzalayan davalı ...’ın diğer davalıların illegal cihazdan dolum yapma şeklindeki haksız eylemlerine iştirak ettiği, diğer bir deyişle haksız fiil faili olduğu ispatlanamamıştır. Davalı ..., illegal dolum yapılan cihazın kullanıldığı ... Büfe’nin resmi sahibi olmakla birlikte büfenin işletmesi gayri resmi olarak diğer davalı ...’ye devredilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 49 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...’ın zarardan sorumlu tutulabilmesi için davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Davacı şirket ile akdedilen bayilik sözleşmesi sayesinde ... Büfe isimli iş yerinde yükleme yapılabildiğinin ve davalı ...’nin bu büfenin işletmesini gayri resmi olarak davalı ...’e devretmek suretiyle zararın oluşmasına neden olduğunun, diğer bir deyişle davaya konu edilen zarar ile davalı ...’nin bu devir eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunun kabul edilmesi, “şart nazariyesine” göre sorumluluğun benimsendiği anlamına gelir ki tazminat hukukumuzda şart nazariyesi kabul edilmemiş, davalının zarardan sorumlu tutulabilmesi için eylem ile zarar arasında “uygun illiyet bağı” aranmıştır. Davalının bu yönden sorumluluğuna gidilemeyeceği açıktır. Davaya konu edilen zararı doğuran eylemin, illegal yani ... Elektronik Ücret Toplama Sistemine (EÜTS) kayıtlı olmayan bir cihaz tedarik edilerek büfede bu cihaz ile yükleme yapmak olduğu hem davacı tarafından ileri sürülmüş hem de ceza mahkemesince kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta zarar doğurucu haksız eylem, davalı ...’a bayilik sözleşmesi kapsamında verilen legal cihazın sözleşmeye aykırı şekilde kullanılması yahut kullandırılması değil, diğer davalıların legal olmayan cihaz ile dolum yapmalarıdır. Davacı şirketin, davalı bayisi Zeki’ye bayilik sözleşmesi kapsamında verdiği yasal cihaz ile yapılan yüklemeler ile ilgili bir zarar iddiasının bulunmamasına, aksine resmi işletmesi Zeki’de olan büfede kullanılan illegal cihaz ile yapılan yüklemeler nedeniyle zarar oluştuğunun belirtilmesine göre; illegal cihaz ile yükleme yapılması bayilik sözleşmesi kapsamında da düşünülemez. Öte yandan, davalı ...’nin büfenin işletmesini başkasına devretmekle bayilik sözleşmesi kapsamındaki legal cihazı da kullandırdığı ve bu suretle sözleşmeye aykırı hareket ettiği düşünülse dahi, davaya konu edilen zararın legal cihazın kullandırılması nedeniyle doğmaması, diğer bir deyişle legal cihazın kullanımı ile davaya konu edilen zarar arasında illiyet bağının bulunmaması karşısında davalının bu kapsamda da sorumluluğuna gidilemez. Davalı ...’nin, adam çalıştıran olarak zarardan sorumlu olup olmadığı hususuna gelince, dava ve ceza dosyası kapsamından; ... Büfe’nin resmi işletmesi davalı ... adına göründüğü gibi, haksız fiil faili olan davalı ...’in de SGK kayıtlarında davalı ...’nin çalışanı olarak göründüğü, ancak ceza mahkemesince de tespit ve kabul edildiği üzere zararın meydana geldiği tarihlerde büfeyi fiilen işletenin diğer davalılar oldukları, işlemlerin bu şekilde yürütülmesinin alt kiracılığın mümkün bulunmamasına dayandığı, TBK’nın 66. maddesi uyarınca sorumluluk doğabilmesi için taraflar arasında bağımlılık ve hakimiyet ilişkisinin bulunmasının gerektiği, ancak davalı ... ile diğer davalılar arasında yasanın aradığı anlamda adam çalıştıran-istihdam edilen ilişkisinin bulunmadığı ve davalı ...’nin bu yönden de sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 732TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 25/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026 ... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza