T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1773 - 2026/839 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1773 Esas KARAR NO : 2026/839 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : 2023/824 Esas 2025/428 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasındaki …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1773 - 2026/839 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1773 Esas KARAR NO : 2026/839 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : 2023/824 Esas 2025/428 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız icra takibi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, icra takibi ve satış işlemlerinin yasalara uygun olarak yapıldığını, icra takibinin başlatılmasında müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, 21.04.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ve ek rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, yetersiz rapora göre hüküm kurulduğunu, aracın satış işlemlerinde yapılan 25.07.2019 tarihli kıymet takdiri raporunda aracın piyasa değeri 25.000TL olarak belirlenmiş ise de aracın 17.500TL'ye satıldığını, bilirkişi tarafından araç kiralama ücreti hesaplamasının aracın piyasa değerini fazlasıyla geçtiğini, gerek mahrum kalınan süre gerekse de aracın kiralama ücretinin hatalı hesaplandığını, davacının, aracın rayiç değerin altında satıldığı iddiasının da kabul edilemeyeceğini, bilirkişi tarafından hesaplanan rayiç değerin gerçek satış değerinin çok üzerinde olduğunu, rayiç değer hesabında aracın açık artırma sonucu satıldığı miktar olan 17.500TL’nin dikkate alınması gerektiğini, davacının icra aşamasında kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine cari hesaba dayanılarak Ankara 31. İcra Dairesinin 2018/14262 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, davacı şirkete ait araç kaydına haciz şerhi işlenerek aracın muhafaza altına alındığı ve 29/01/2020 tarihinde satışının gerçekleştiği, davacı şirket tarafından anılan icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle 18/11/2019 tarihinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/663 Esasına kayden açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde mahkemece, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine hükmedildiği ve kararın 09/09/2021 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından icra takibi kapsamında satılan araç nedeniyle zarara (ihale bedeli ile gerçek değer arasındaki fark ve araç kiralama ücreti) uğradığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık haksız takipten, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız hacze dayalı maddi tazminat istemlerinde, haczin haksız olduğunun sabit olması, haciz nedeniyle bir zarar meydana gelmesi ve uygun illiyet bağı bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/5192 esas, 2015/2235 karar sayılı ilamı) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf nedenleri gözetildiğinde; menfi tespit davasının kesinleşme tarihi (09/09/2021) ile dava tarihi (08/06/2022) gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğramadığı, davaya konu icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı tespit edilip, buna ilişkin karar kesinleştiğine göre yapılan takibin haksız olduğunun sübuta erdiği, haksız takip nedeniyle davacı zarara uğramış olup maddi tazminat talep koşullarının oluştuğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; icra takibi kapsamında satılan davacıya ait aracın modeli, yaşı, nitelikleri, hasar ve yıpranmışlık durumu gözetilerek rayiç bedeli belirlenip davacıya ödenen ihale bedelinin tenzili ile bakiye araç bedelinin hesaplandığı, rayiç bedele ilişkin belirlemenin icra dosyasında alınan kıymet takdir raporu ile de uyumlu bulunduğu, araç mahrumiyet zararında hesaplama yapılan sürenin davaya konu aracın özelliklerine, rayiç değerine ve dosya kapsamına göre makul olduğu, raporun gerekçeli, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, dosya kapsamına uygun ve yeterli bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 1.262,37TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 646,97TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza