T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin taşımacılık işi yapan bir esnaf olduğunu, davalı şirkete nakliyecilik yaptığını, müvekkiline yaptığı işe karşılık; toplam 541.779,12-TL. fatura keşide ettiğini, davalının kısmi ödeme yapmış olup bakiyeyi ödeme yapmadığı için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, davalının itirazının iptali ile haksız ve kötüniyetli olduğu için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili firmanın nakliyat işiyle uğraştığını, davacının araçlarıyla da iş yapıldığını, bu iş karşılığı bazen davacıya ödeme yapılmış bazen de davacı adına komisyon ve yakıt alımları yapıldığını, bu fiş ve faturaların dosyaya ibraz edileceğini, müvekkili firmanın davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirketin cari hesabına karşılık müvekkilce petrol alımları olduğunu ve davacının hesabından düşüldüğünü, fakat davacı şirketin müvekkilce ödenen komisyonları ve mazot alımlarını kötü niyetli olarak cari hesabında göstermediğini ve kalan bakiye adında haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... tarafların incelenen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222/2.maddesi uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, bu nedenle delil vasfını taşıdığı, takip ve dava konusu cari heaba konu faturaların iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, böylece davacı tarafça faturaya konu işlerin yapıldığının ispatlandığı ancak cari hesaba konu fatura bedellerinin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olmasına karşın davalının ödemeye dair somut delil sunamadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı dolayısıyla ödemeyi ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının 265.912,86 TL asıl alacak yönünden açmış olduğu itirazın iptaline yönelik davanın kabulüne, alacak likit-belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın ticari defterlerinin tahsilat ve bakiye tespiti yönünden eksik ve yetersiz tutulduğunu, bilirkişi raporunda davacının işletme defterlerinden net bir alacak tespiti yapılamadığının açıkça vurgulandığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ve sunulan delillerin mahkemece yeterince değerlendirilmediğini, davanın ve takibin dayandığı alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit sayılamayacağını, bu sebeple müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen faiz oranlarının belirsiz olup infazda tereddüt uyandıracağını, kararın icrası halinde telafisi güç zararların doğabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini ve istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taşımacılık işinden kaynaklı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafın tuttuğu işletme defterinin usulüne uygun olup faturaların gerek davacı defterinde gerekse davalının defterlerinde kayıtlı olmasına, işletme defterlerinde tahsilat kaydı yapılamamasının defterin geçersiz olduğu sonucunu doğurmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki belgelerle uyumlu, hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve somut verilere dayalı olmasına, davalının ispatladığı ödemelerin raporda ve hükümde dikkate alınmış olmasına, alacağın belirli olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de isabetli olmasına, hükümde faiz başlangıcı ve oranı açıkça belirtilmiş olup, infazda tereddüt yaratacak bir hususun bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.164,50 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.541,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.623,30 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...