T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1339 KARAR NO : 2025/1642 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2025 NUMARASI : 2024/481 E. - 2025/302 K. DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi Zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, hak düşürücü süre nedeniyle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1339 KARAR NO : 2025/1642 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2025 NUMARASI : 2024/481 E. - 2025/302 K. DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi Zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, hak düşürücü süre nedeniyle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle; müvekkili Banka'nın, Kahramanmaraş Küçük Sanayi Şubesi'nin bulunduğu,"Yavuzselim Mah. Mehmet Nuri Arıkan Cad. ... Dulkadiroğulları/Kahramanmaraş" adresindeki binanın ağır hasar gördüğünü, yaşanan deprem felaketinin büyüklüğü, yarattığı yıkımın etkisi, banka personeli ve kişilerin girmesinin yeni can kayıplarına sebebiyet vermesi gibi ihtimaller dikkate alınarak ağır hasarlı binaya girilmesinin mümkün olmadığını, binaya girilmesi mümkün olmadığından ve yetkililer tarafından binanın yıkımına karar verilip verilmeyeceği henüz belli olmadığından, deprem esnasında şubede bulunan belgelerin zayi olup olmayacağı, zayi olacak iseler hangi belgelerin zayi olduğunun somut ve tam olarak saptanamadığını, gelinen aşamada, 17.07.2024 tarihinde Müvekkili Banka'nın Kahramanmaraş Küçük Sanayi Şubesi'nin bulunduğu binanın kontrollü bir şekilde tamamen yıkıldığını, bunun üzerine deprem tarihinde fiziken şubede muhafaza edilmekte olan, bölgedeki koşulların verdiği imkan çerçevesinde müvekkili bankaca süreç boyunca kapsamlı şekilde sürdürülen araştırmalara rağmen bulunamayan belgelerin kurtarılamayacağının nihai olarak 17.07.2024'te gerçekleşen yıkım ile tespit edildiğini, listede 191.565'i dekont ve 101.720'si bankalarının ilgili mevzuat kapsamında saklamakla yükümlü olduğu (dekont harici) diğer belgeler olmak üzere toplam 293.285 adet belgenin yer aldığını, müvekkili Bankanın saklamakla yükümlü olduğu belgelerden deprem sonucunda zayi olduğu henüz tespit edilebilenler için, zayi belgesi verilmesi istemli işbu davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, Kahramanmaraş Küçük Sanayi Şubesi'nde bulunan ve zayi olduğu sonradan tespit edilen belgelere ilişkin tüm dava ve taleplerimizi saklı kalmak kaydıyla, müvekkil Banka bünyesinde bulunan ve dilekçemiz ekinde ayırt edici bilgilerinin bulunduğu listeleri sunulan belgeler için, deprem nedeniyle zayi olması sebebiyle zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava dilekçesinde 06/02/2023 tarihli deprem nedeniyle, 17.07.2024 tarihinde davacı bankanın Kahramanmaraş Küçük Sanayi Şubesi'nin bulunduğu binanın depremde hasar görmüş olması sebebiyle kontrollü bir şekilde tamamen yıkıldığı, bunun üzerine deprem tarihinde fiziken şubede muhafaza edilmekte olan, bölgedeki koşulların verdiği imkan çerçevesinde davacı banka tarafından süreç boyunca kapsamlı şekilde sürdürülen araştırmalara rağmen bulunamayan belgelerin kurtarılamayacağının nihai olarak 17.07.2024'te gerçekleşen yıkım ile tespit edildiği, listede 191.565'i dekont ve 101.720'si bankalarının ilgili mevzuat kapsamında saklamakla yükümlü olduğu (dekont harici) diğer belgeler olmak üzere toplam 293.285 adet belgenin zayi olduğunun beyan edildiği, huzurda görülen davanın deprem olayının meydana geldiği tarihten sonra yasa ile belirlenen 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 16/08/2024 tarihinde açıldığı, 10 Şubat 2023 tarihli resmi gazetede yayınlanan 08/02/2023 tarihli ve 6785 Sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle OHAL ilan edilen illerde dava açma, icra takibi başlatma vs. sürelerin 06/02/2023 (bu tarih dahil) tarihinden 06/04/2023 (bu tarih dahil ) olmak üzere durduğu belirtildiği, yine 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle çıkarılan 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10/22. Maddesinde ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin 15. Maddesinde 31/07/2023 tarihine kadar bu sürenin uzatıldığı, buna göre dava tarihi olan 16/08/2024 itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu ve davanın süresi içerisinde açılmadığı..." gerekçesiyle, davanın TTK'nın 82/7 maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 30 günlük sürenin depremden itibaren değil zayiatın tespit tarihinden itibaren başladığını, bölgenin koşulları ve depremin yıkıcı gücünün sonuçları gözetildiğinde depremle birlikte zayiatın hemen tespit edilebilmesinin mümkün olamayacağının açık olduğunu, davaya konu banka şubesinin deprem sırasında yıkılmadığını, aradan geçen süre boyunca taşınmazın güçlendirilmesi ve bina içerisinde girilip girilmeyeceği hususlarının değerlendirilmiş ise de binanın yıkımı ile birlikte belgelerin kurtarılamayacağının anlaşıldığını, dava açma sürelerinin uzatılmasına dair düzenlemenin hali hazırda zayiatı tespit edilip de 30 günlük süresi geçmiş olan durumlar için geçerli olduğunu, davaya konu durum bakımından uygulama alanı bulmayacağını, banka şubesinde yer alan belgelerin zayi olacağının 31.07.2023 tarihi itibariyle henüz netleşmiş dahi olmadığını, deprem sebebiyle ağır hasar gören bu binaya girilerek zayiatın ivedi şekilde tespit edilmesi için müvekkili banka çalışanlarının can güvenliklerinin tehlikeye atılması gibi sonuçların ortaya çıkacağını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın ve hakimin davayı aydınlatma ilkesi başta olmak üzere verilen kararın temel usul hukuk ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde davanın açılacağını, mahkeme tarafından 7740 sayılı Kanunun 10/22 maddesi ile anılan 30 günlük sürenin 31.07.2023 tarihine kadar uzatıldığı ancak bu tarih itibariyle davanın açılmamış olduğu gerekçesiyle verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, meydana gelen depremde müvekkili bankanın Kahramanmaraş Küçüksanayi Şubesinin bulunduğu adresindeki binanın ağır hasar gördüğünü, deprem felaketinin büyüklüğü, yarattığı yıkımın etkisi, banka personeli ve kişilerin binaya girmesinin yeni can kayıplarına sebebiyet vermesi gibi ihtimallerin dikkate alınarak ağır hasarlı binaya girilmediğini, binanın kontrollü bir şekilde tamamen 17.07.2024 tarihinde yıkıldığını bunun üzerine fiziken şubede muhafaza edilmekte olan bölgedeki koşulların verdiği imkan çerçevesinde müvekkili bankaca süreç boyunca kapsamlı şekilde sürdürülen araştırmalara rağmen bulunamayan ve dilekçe ekinde yer alan 191.665'i dekont ve 101.720'si banka ile ilgili bankanın saklamakla yükümlü olduğu diğer belgeler olmak üzere toplam 293.285 adet belgenin kurtarılamayacağının nihai olarak 17.07.2024 tarihinde gerçekleşen yıkım ile tespit edildiğini, TTK 82/7 kapsamında öğrenme tarihi olan 17.07.2024 tarihinden itibaren 30 gün içinde 16.08.2024 tarihinde zayi belgesi verilmesi istemli davanın açıldığını, zayi olan belgelerin tam olarak saptanabildiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabul edileceğine ilişkin kararların mevcut olduğunu belirterek ,kararın kaldırılmasını, TTK 82/7.maddesi uyarınca toplam 293.285 adet belgenin deprem nedeniyle zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Somut olayda, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili müvekkili bankanın Kahramanmaraş Küçüksanayi Şubesinin bulunduğu adrestesi binanın 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ağır hasar gördüğünü, ağır hasarlı binaya girilmesinin mümkün olmadığını, binanın 17.07.2024 tarihinde kontrollü şekilde tamamen yıkıldığını, belgelerin zayi olduğunun yıkım ile tespit edildiğini iddia ederek ,dava konusu belgelerin zayi olduğuna dair 16.08.2024 tarihli dilekçe ile zayi belgesi verilmesi istemli iş bu talepte bulunmuştur. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7440 sayılı Kanun, 09.03.2023 tarihinde kabul edilerek 12.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanmıştır. Kanunun 10.maddesinin 22. fıkrasında; "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan mükellefler, durumu öğrendiği tarihten itibaren 31/7/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yetkili mahkemeden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Mahkeme bu talebi ivedilikle görüşür ve gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Ancak bu yerlerde bulunan mükellefin il veya ilçe idare kurullarından defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin olarak alacağı belge de yetkili mahkemeden alınmış belge hükmündedir. Böyle bir belge almamış olan mükellef, defterlerini ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Defter veya belgelerinin iş yerinde veya 3568 sayılı Kanun uyarınca yetkili meslek mensubunun faaliyetlerini yürüttüğü yerde zayi olduğunu beyan eden mükellef, ilgili mahkemeye veya il/ilçe idare kuruluna başvurduğunu gösteren belge ile yeni defterlerin açılış onayını notere yaptırabilir. Şu kadar ki ilgili mahkeme veya kurullarca defter ve belgelerin zayi olmadığına karar verilmesi halinde mükellef, defter ve belgelerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Bu fıkra kapsamında yapılan yeni defterlerin tasdiki işleminden 492 sayılı Kanun hükümlerine göre noter harcı, 18/1/1972 tarihli ve ... sayılı Noterlik Kanununa göre her ne adla olursa olsun noterlik ücreti alınmaz. 6102 sayılı Kanun ve 213 sayılı Kanun kapsamında tutulması ve tasdiki zorunlu olup elektronik ortamda tutulan defterlerden, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından muhafaza edilen ya da muhafaza edilmek üzere anılan Bakanlığa elektronik ortamda iletilen defterler bakımından bu madde hükümleri uygulanmaz. Mükelleflerin talebine istinaden bu defterlerin teslimine ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. 06.02.2023 tarihli deprem sonrasında yukarıda yer verilen 7440 sayılı yasanın ilgili maddesi uyarınca TTK'nın 82. maddesinde düzenlenen süre uzatılmıştır. Uzatılan bu süre içerisinde, davacı tarafça zayi belgesi verilmesine dair talepte bulunma hakkı mevcut iken bu talebini kullanmamıştır. Binanın ağır hasarlı olduğu davacının kabulündedir. Ağır hasarlı binaya girilerek binlerce evrakın kurtarılabilmesi zaten mümkün olmayacaktır. Ağır hasarlı binaya girilmesinin can kayıplarına neden olunmaması için mümkün olmadığı dava dilekçesinde ifade edilmiştir. Bu durumda basiretli tacir olarak yasanın belirlediği sürede başvuruda bulunulması gerekirdi. Ancak dava tarihinde yasanın belirlemiş olduğu 31.07.2023 tarihi üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmiştir. TTK'nın 82/7. maddesinde, tacirin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde dava açacağına dair düzenlemeye, yukarıda anılan Yasa getirilen ek süre içinde de talepte bulunulmamış olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince talebin süre yönünden reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.