T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1141 KARAR NO : 2026/439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2025 NUMARASI : 2024/15E. - 2025/286 K. DAVANIN KONUSU: Araç mülkiyetinin tespiti- tescili- alacak Taraflar arasında görülen satım konusu aracın davacıya ait olduğunun tespiti ve davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talepli da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1141 KARAR NO : 2026/439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2025 NUMARASI : 2024/15E. - 2025/286 K. DAVANIN KONUSU: Araç mülkiyetinin tespiti- tescili- alacak Taraflar arasında görülen satım konusu aracın davacıya ait olduğunun tespiti ve davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talepli davada İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonununda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile davalıya ait ... plakalı 2023 ...aracı, davalı şirket tarafından yetkilendirilen, komisyon karşılığında davalı adına iş gören dava dışı olan ... ... .... Ltd. Şti. ve ... ... ... ...Ltd. Şti.'nden alma konusunda 10.000.000,00-TL karşılığında anlaştığını, ödeme dekontlarından görüleceği üzere müvekkilinin toplam bedelin tamamını davalının aracı şirketi olan ... ... ... .... Ltd. Şti.'ne ödediğini, ilgili satıştan davalının haberdar olduğunu, davacının ödemeleri yapıldıktan sonra bu mezkur bedellerin davalıya ... ...şirketi tarafından gönderildiğini, ... ... firmasının evvelce benzer şekilde yaptığı satışı ve konuyla alakalı haberdar olduğunu gösteren evrakları sunduklarını, bununla beraber her üç şirket arasında olan para akışlarına dair 01.01.2023'ten günümüze tüm kayıtların her üç şirket yönünden celbini talep etiklerinin, davacının ve diğer üç şirketin de defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesini talep etiklerinin, her üç şirket arasındaki organik bağın tespiti için de ... ... şirketi ve ... ... şirketinin yetkilieri ..., ..., ve ... şirketinin yetkilisi olan ... arasındaki HTS arama kayıtlarının 01.01.2023'ten günümüze celbi ile davalı ve dava dışı şirketler arasındaki hukuki irtibatın tespiti için ilgili operatörlerden kayıtların istenilmesini talep etiklerinin, ayrıca davalı ile dava dışı şirket yetkilisi arasındaki görüşme whatsaap kayıtlarının da ekte sunulduğunu, bununla beraber ... şirketi tarafından müvekkili adına tescil edilecek aracın da MTV ödemelerinin ... şirketi tarafından yapıldığını, davalı ile dava dışı ... ... ve ... ... şirketlerinin ... isimli şirkete tanzim edilmiş çeklerin örneğinin de sunulduğunu, işbu şirketlerin birbirleri ile fiili irtibatı ve ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan her ödemenin de davalıya iletilerek dekont da paylaşıldığını, müvekkili tarafından dava dışı şirket olan ve ... ile ticari ilişkisi olan ... ...... Limited Şirketi hesabına gönderilen ödemelerin dekontunun sunulduğunu, müvekkilince yapılan ödemelere istinaden evvelce 4 adet araç için anlaşıldığını, bu araçların müvekkiline devredilip teslim edildiğini, işbu araç teslim edildikten sonra müvekkili tarafından davalıya güven duyulduğunu, ... 2023 Model aracın da ödemesi ve teslimi konusunda herhangi bir sorun oluşmayacağı izlenimi uyandığını, araca dair tüm ödemeler yapıldıktan sonra aracın müvekkilin e Temmuz 2023'te teslim edildiğini, dava konusu aracın devri müvekkilince istendiğinde ise dava dışı ... ... .... Ltd. Şti tarafından kendisine kanuni sınırlamalar sebebiyle daha sonra devirin gerçekleştirilebileceğiin belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan araç satım sözleşmesini de dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin, ödemeleri eksiksiz olarak yaptıktan sonra akdedilen sözleşme gereği davaya konu aracın devir işlemi için dava dışı ve komisyon sözleşmesi ile davalı adına işlem yapan ... ... .... Ltd. Şti.'ne ulaşmaya çalıştığını, ancak bir netice alamadığını, daha sonra yapılan araştırmalarda davalı şirketin kötü niyetli bir şekilde dava dışı ... ... .... Ltd. Şti.'ni kullandığını ve müvekkili gibi 250 kişiden fazla kişiyi dolandırdığını tespit ettiğini, davalının, aracı kıldığı ... ... aracılığıyla mülkiyetinde olduğu aracı satış bedelini peşin almak suretiyle müvekkiline teslim ettiğini, resmi devri ise ertelediğini, akabinde bununla da yetinmeyen davalının kötü niyetli olarak müvekkili hakkında şikayette bulunduğunu, aracı hukuka aykırı olarak yaptıkları şikayetlerle müvekkilinin zilyetliğinden alarak 25.12.2023 tarihinde yediemin otoparkına çektirdiğini, tüm bunları öğrenen müvekkilinin hemen şikayetçi olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/84073 Soruşturma dosya numarası ile şikayette bulunulduğunu , bu sebeplerle huzurdaki davanın kabulü ile öncelikle mezkur aracın müvekkil şirketin mülkiyetinde olduğunun tespiti ve müvekkili adına takyidat, haciz, rehinden ari bir şekilde tesciline, işbu durumun mümkün olmaması halinde bilirkişilerce tespit edilecek olan araç rayiç değeri üzerinden müvekkiline tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ... plaka sayılı araç için ihtiyati tedbir talep ettiklerini, zira aracın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile ruhsat sicil kaydının tarafına tesciline kadar geçecek sürede müvekkilinin mağduriyet yaşamaması, aracın yedi eminde kaldığı süreçte yıpranacak olması, celp edilecek soruşturma dosyasından da görüleceği üzere davalı ve dava dışı şirket ile iş birliği ve menfaat birliği içerisinde yüzlerce kişiyi dolandırmaları, davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak yapılan şikayet sonucunda aracın yediemine çektirilmiş olması ve aracın 3. kişilere devrinin önlenmesi ve müvekkiline teslim edilmesi amacıyla ... plakalı aracın trafik tescil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına ve dava süresince müvekkilinin kullanıma verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya dair tüm dava ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla aracın devrinin önlenmesi ve müvekkiline dava süresince teslim edilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, ... plaka sayılı 2023 ...aracın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine, üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde adına tesciline, tescil talebinin yerine getirilememesi halinde davaya konu aracın teslim tarihindeki rayiç bedeli olan (HMK 107 gereğince belirsiz alacak niteliğindeki) şimdilik 10.000-TL'nin 06.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, davacının, dava dışı 3.kişi şirket ile yapmış olduğu geçersiz sözleşme kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden talepte bulunmaya çalıştığını, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkiden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının ileri sürdüğü sözleşmelerde iddia ettiği ... marka aracın belirli olmadığını, plaka dahi yazmadığını, söz konusu aracın müvekkil şirket tarafından davacıya teslim edilmediğini, öte yandan aracın ruhsatında malik olarak müvekkilinin gözüktüğünü, davacının hiçbir zaman müvekkili ile irtibata geçmediğini, davacı taraf tacir olup basiretli davranmak zorunda olduğunu, yapmış olduğu sözleşmelerin hiçbirinde müvekkili olmamasına rağmen sonradan müvekkilini olayın içine çekmeye çalışmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, basiretli tacir hükümleri gereği davacının görmediği, ruhsatta başkası adına kayıtlı, müvekkilinin imzasının dahi bulunmadığı sözleşmeler ile araç satın aldığını iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirket tarafından müvekkiline yapılan bir ödeme olmadığını, davacının ödemelerini sadece dava dışı şirketten talep edebileceğini, müvekkilinin n taraf sıfatı bulunmadığını, davacının banka dekontlarında ödemelerin hepsinin dava dışı şirkete yapıldığını, müvekkiline yapılan ödeme olmadığını, ödeme dekontlarının hiçbirinde müvekkilinin araç plakasının dahi yazmadığını, davacının ileri sürdüğü geçersiz sözleşmede aracın ne zaman teslim edileceği, aracın plakası ve aracın ayırt edici özelliklerinin hiçbirisinin yazılmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanmış geçersiz sözleşmelere bakıldığında müvekkil şirketin imzası bulunmadığını, müvekkilini bağlayıcı hiçbir somut belge bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketi tanımadığını, aralarında hiçbir zaman ticari ilişki gerçekleşmediğini, müvekkilinin söz konusu aracı dava dışı ... isimli firmaya kiraladığını, gelinen aşamada müvekkilinin dava dışı bu şirketten çok yüksek miktarlı alacakları bulunduğunu, müvekkilinin de icra takibi başlattığını, ... plakalı ... marka aracı dadava dışı ... isimli şirkete kiraladığını, aralarında kiralama sözleşmesi bulunduğunu, müvekkil şirketin dava dışı ... isimli şirkete sadece bu aracı kiralamadığını, çok fazla araç kiraladığını, bu sebeple aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki gereği kiralamadan kaynaklı alacaklarının müvekkil şirketin hesabına ödendiğini, ancak dava dışı şirket sonradan borçlarını ödeyemeyince müvekkili şirketin icra takibi başlattığını, aradaki bu ticari ilişki gereği müvekkilinin hesabına ... şirketinden ödeme gelmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, whatsap yazışmalarının müvekkili şirket tarafından yapılmamış olduğunu, dijital veri olduğundan üzerinde her zaman oynama yapılabilecek nitelikte olup hukuka uygun delil olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: Davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasındaki araç satış vaadi sözleşmesinin noterden resmî şekilde yapılmadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesi ve TBK'nın 29. maddesinin 2. fıkrası gereğince şekil şartlarına uyulmadığı, sözleşmede herhangi bir araç plakası ve motor veya şase numarasının belirtilmediği ve davalının sözleşmede taraf olmadığı anlaşılmakla, geçersiz nitelikteki sözleşmeye dayanılarak davacı tarafından aracın tescilinin talep edilemeyeceği, sözleşmenin kesin hükümsüz nitelikte olduğu anlaşılmakla davacının araç tescil talebinin reddine; terditli olarak ileri sürülen sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebi bakımından ise davacı tarafından davalının üçüncü kişiye araç satış ve devrine dair davalı adına sözleşme yapma hususunda yetki verdiğinin ve dava dışı üçüncü kişi ile arasında komisyonculuk sözleşmesi bulunduğunun yazılı belge ile ispatlanamadığı, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyalarında da davalının dava dışı üçüncü kişiye bu hususta yetki verdiğine dair herhangi bir delil veya davalının kabul ve ikrarı olmayışı karşısında davacının bu yöndeki iddiasını da ispatlayamadığı, davaya konu somut olayın yetkisiz temsil hükümleri kapsamında değerlendirilmesi neticesinde davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini ispat edemediği, davacının onay verilmeyen işlem karşısında sebepsiz zenginleşmeye yönelik taleplerini ödeme yaptığı yetkisiz temsilciden talepte etmesi gerektiği anlaşılmakla davacının terditli talebi yönünden de davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin ise karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararında davacının tedbirli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığı belirtilmiş ise de bunun isabetli olmadığını, zira davaya konu aracı davalı şirket tarafından yetkilendirilen şirketten yani dava dışı ... ... ve ... ...şirketleri aracılığıyla aldığını, davalı şirket ile yukarıda anılan iki ... şirketleri arasında irtibat bulunduğunu, cari hesap ilişkilerinin bulunduğunu ve davalının da davacıya yapılan araç satıştan haberdar olduğunu gösteren belgelerin dosyada mevcut olduğunu, davalı şirket ile ... şirketleri arasında 16.000.000,00 TL'yi aşan para transferleri bulunduğunu, mahkemece bu iddialar araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Dosya içerisinde örneği bulunan Bakırköy C. Başsavcılığının 2023/84073 S sayılı dosya içeriği, dosyaya sunulan deliller, banka ödeme dekontları ve watsapp yazışmalarından görüleceği üzere, davalı şirketin yetkilisi ...ve ... şirketlerinin yetkilileri olan ... ve ... arasında tanışıklık olduğunu ve her iki ... şirketine ödemelerin yapılması akabinde ödemelerin davalı şirkete aktarıldığının ispatlanmış olduğunu, müvekkiline satılan ... plakalı aracın MTV ve ... ödemelerinin ... şirketleri tarafından ödendiğini, kredi ödemelerin de aynı şirketler tarafından yapıldığını, buna rağmen davanın reddinin usule ve hukuka aykırı olduğunu; Bakırköy C. Başsavcılığının 2024/9124 sayılı soruşturması kapsamında davalının haksız şikayeti üzerine müvekkiline satışı vadedilen ... plakalı aracın yediemine çektirildiğini ve aracın davacıya iadesi gerektiğini, daha sonra savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, her ne kadar ilk derece mahkemesince ceza dosyalarının incelendiği belirtilmiş ise de olayın sürecinin savcılığa verilen 29/01/2024 tarihli ifade tutanağında açıklandığını, bunun dosyada mevcut olduğunu, dava dışı ... ... Kiralama...... Şirketi ile yapılan ... nolu- 06/07/2023 tarihli araç satış sözleşmesi kapsamında dava dışı ... şirketlerine davacı tarafından yapılan toplam 15.000.000,00 TL'yi aşan ödeme dekontları, müvekkili şirket yetkili hesabından yapılan havale dekontları ve ekte sunulan ... şirketlerinin davalı şirkete ve ... 'ye gönderdiği 16.000.000,00 TL'yi aşan ödeme dekontları dikkate alındığında, davacı iddialarının kanıtlanmış olduğunu, yani müvekkilinin ödeme yaptığı ... şirketlerinin, davalı şirketin yetkilendirdiği komisyoncu durumunda olup, ödemelerin davalıya yapıldığının kabul gerektiğini, davalı ile dava dışı ... şirketleri arasındaki tüm para transferlerinin dosyaya sunulduğunu, davalının kiralama iddiasına dair hiçbir fatura sunmadığını, sadece müvekkilini şikâyet ettiği tarihten bir hafta önce geriye dönük fatura tanzim ettiğini, ayrıca şüpheliler ... ve ...'in savcılık ifadelerinin de iddiayı ispat eder nitelikte olduğunu, anılan kişilerin ifadelerinde satışın doğrulandığını, Davalının satışı inkâr edip sahte bir kira sözleşmesini düzenleyerek ve bu sözleşmeyi dayanak göstererek savcılığa şikayette bulunduğunu, kira sözleşmesinde imzası bulunduğu bildirilen ...'in o tarihte davalı şirketlerin yetkilisi olmadığını, bu konuda Bakırköy C. Başsavcılığınca 20214/51724 Sor sayılı dosyası ile imza incelemesi yapıldığını ve kira sözleşmesindeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığının net bir şekilde tespit edildiğini, davalı tarafından mahkemeyi ve soruşturma makamını yanıltmaya yönelik sahte faturalar, kira sözleşmesi ile aracın teslimi için ısrarcı bir şekilde savcılık makamına talepler yönelttiğini, mahkemece anılan bu ceza davası üzerinde yeterince durulmadan karar verildiğini, İlk derece mahkemesince 08/01/2024 tarihli ara karar ile teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davalı şirket yetkilileri hakkında Bakırköy C. Başsavcılığı Örgütlü Suçlar bürosunun 2023/84073 Sor sayılı dosyasında her üç şirketinde şüpheli bulunması, dava dışı şirket yetkililerinin tutuklu olması, Bakırköy C. Başsavcılığının 2024/51724 Sor. Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen iddianamenin Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilip davanın 2025/166 Esas sayılı dosyası dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu davanın reddine ilişkin kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Müvekkilinin davacıya yapılan satıştan haberi olmadığını, sunulan satış sözleşmesinde araç plakasının dahi bulunmadığını, araç satışına dair adi yazılı sözleşmenin geçersiz olduğunu, zira bu tür sözleşmelerin KTK ilgili hükmü uyarınca resmî şekilde yapılması gerektiğini, mahkemece yapılan yargılamanın bir buçuk yıl sürdüğünü, dava açıldığında davaya konu araç kaydına ihtiyati tedbir konulduğunu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesine rağmen ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı iddialarının soyut nitelikte olduğunu, satış sözleşmesi olduğu belirtilen belgede müvekkilinin imzasının bulunduğunu, davacının tedbirli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar isabetli olmakla birlikte ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek sonuçta; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini ve kendi istinaf başvuruları yönünden ise ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına şeklindeki hüküm kısmı bakımından kararın kaldırılarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle araç mülkiyetinin tespiti ve davacı adına trafik siciline tescili, olmadığı takdirde ödenen araç bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ve ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş; bu karara karşı her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, taraf vekillerince ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının asli talebinin, tescilli araç satışının resmî şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle reddine; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin ise satışa aracılık eden dava dışı ... şirketinin davacıyı temsil ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince tarafların ve dava dışı ... şirketlerinin ticari kayıtlarının incelenmediği, herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Oysa eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından gerek tarafların gerekse dava dışı her iki ... şirketlerinin defter ve kayıtlarının incelenmesi son derece önemlidir. Zira davacı iddiasında, davaya konu araç satışını dava dışı ... ... ...Tic. Ltd. Şirketi aracılığı ile yaptığını, satış bedellerini anılan şirkete ve aynı grup içinde yer alan ... .... Ltd. Şti.' ne yaptığını, sözleşmeyi imzalayan ... şirketinin ve diğer anılan ... şirketinin davalı şirketle aralarında komisyon ve temsil ilişkisi bulunduğunu, davacının satım bedeline dair yaptığı ödemelerin anılan ... şirketleri tarafından davalı şirkete aktarıldığını, bu transferlerin ticari kayıtlardan anlaşılabileceğini ileri sürmektedir. Bu iddiaların ticari defterler ve dayanak kayıtları üzerinden denetlenmesi gerektiği açıktır. Ayrıca davacı vekili, davalının savcılığa sunduğu kira sözleşmesinin sahte olduğunu iddia etmiş ve davalı ile ... şirketleri arasında gerçek anlamda bir kira ilişkisi bulunmadığını, davalının savcılığa yaptığı şikayetten hemen önce bir hafta geriye doğru fatura düzenlediğini, bunun dışında kira faturası bulunmadığını, dolayısı ile davalının, dava dışı ... şirketleri ile aralarında iddia ettiği şekilde bir kira ilişkisinin bulunmadığını iddia etmiş olup; davalı şirket ile ... şirketleri arasında bir kira ilişkisi ve kiraya ilişkin ödemeler bulunup bulunmadığına dair hususların aydınlatılması, para transferleri varsa bu transfer sebeplerinin aydınlatılması, araç satış bedeli kapsamında bir para transferinin bulunup bulunmadığının aydınlatılması bakımından ticari defterlerin incelenmesi gerektiği açıktır. TTK'nun 83/1 hükmü uyarınca ticari uyuşmazlıklarda mahkemece ticari defterlerin incelenmesine resen karar verilebileceği gibi taraflarca da defterlerin incelenmesi talep edilebilir. Nitekim davacı tarafçada, dava dilekçesinin hukuki deliller kısmının üçüncü bendinde, ticari defterlere açıkça delil olarak dayanılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davacının iddialarının ve davalının savunma sebeplerinin aşılabilmesi bakımından tarafların ve dava dışı iki ... şirketlerinin ticari defterleri incelenmeksizin karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı bulunmuştur. Uyuşmazlığın esasının bu ticari defterler incelenmeksizin çözüme kavuşturulması mümkün olmadığından, davacının esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesi mümkün olmamıştır. Diğer taraftan, davacının iddialarıyla ilgili ceza soruşturması ve açılmış ceza davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık noktalarının çözümü bakımından ceza soruşturma ve davalarında yapılacak tespitler önem arz edeceğinden, mahkemece ceza soruşturma ve davalarının geldiği aşama itibariyle UYAP üzerinden incelenmesi ve bekletici sorun sayılıp sayılmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı vekili istinafında ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiş ise de, tedbir konusunda daha önce dairemizce inceleme yapılmış ve 04/04/2024 tarihli karar ile tedbirin devamına hükmedilmiş olduğundan, bu aşamada tedbirin devam etmesinin tarafların menfaat dengesine daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde önemli olan deliller toplanmadan karar verilmiş olması nedeniyle işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine, 4-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 6-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.03.2026 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.