T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1560 KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1560 KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden ...e kredi kullandırıldığını, kredi borcunun vadesinde ödenmediğini, borçlu tarafından ödenmeyen alacak nedeni ile ... Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/80070 Esas sayılı icra dosyası ile takip talebinde bulunulduğunu, davalının söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalının mal kaçırması ve yargılama sonucu verilecek kararın etkisiz bırakılmasının her an mümkün bulunduğunu iddia ederek, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 27.05.2025 tarihli ara kararıyla; "...İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. Aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında;davanın taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak açıldığı, davalının takibe itiraz ettikleri görülmüş olup, dosyada bu aşamada sunulan deliller de dikkate alınarak dava konusunun yargılamayı gerektirdiği kanaati ile ihtiyati haciz talebinin şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle ; Müvekkili bankanın, tasfiye hâlindeki kredi müşterisi ... Otomotiv... AŞ ile ilgili yapmış olduğu mal varlığı sorgulamasında haczedilebilecek aktif mal varlığına ulaşılamadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalı borçlunun itiraz ettiğini, eldeki itirazın iptali davasının açıldığını, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, tasfiye halinde şirket ile imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefil olarak yer alan davalı ...'in şirketin içini boşaltma saiki güttüğünü, kefil yönünden ihtiyati haciz şartlarının sağlandığını, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mal kaçırma saikinin mevcut delillerle ispatlandığını, borçluların daha sonrasında herhangi bir ödeme yapmamasının borçluların mal kaçırma eylemine delalet oluşturduğunu iddia ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair 27.05.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 267. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinaf konusu ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından; dava dışı ...Otomotiv... San. Tic AŞ şirketi ile davacı banka şubesi arasında değişik tutarlarda genel kredi sözleşmelerinin imzalanmış olduğu, davalı gerçek kişinin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğu, kefalet limitinin 300.000,00 TL olarak belirtildiği, el ile yazılı olduğu, kefalet türünün ise müteselsil olduğu, davacı banka tarafından Üsküdar 19. Noterliğinde düzenlenen 14.03.2024 tarihli kat ihtarnamesi ile nakdi kredilerden dolayı asıl alacak ve ferileri olmak üzere 168.729,30 TL gayri nakdi kredi çek tazmini olarak 47.046,45 TL olmak üzere 215.775,75 TL alacağın bir gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin tebliğine dair evrakların dosya içerisinde olduğu, davacı banka tarafından davalı kefille birlikte dava dışı kredi müşterisi ... AŞ şirketi ve dava dışı ... hakkında 26.04.2024 tarihinde ...Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 175.757,60 TL asıl alacak ve her bir asıl alacağa işleyen faizle birlikte ihtiyati haciz dosyasının yargılama giderlerinden oluşan toplam 276.361,16 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafça icra dairesinin yetkisi ile birlikte borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının ise İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davası ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut davada, kat ihtarnamesinin davalı kefile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca alacağın rehinle temin edilmiş olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Dosya içerisinde mevcut bulunan ve yukarıda yer verilen genel kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, kat ihtarnamesi ve tebligat örneklerinden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, davalının müteselsil kefil olması ve kefalet limiti de dikkate alınarak, takip talebindeki 175.757,60 TL asıl alacak yönünden yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir iken dosya kapsamına uygun olmayan ve geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati haciz talebinin amacına uygun düşmeyecek şekilde talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği 27.05.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 27.05.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kısmen kabulü ile davalının, 175.757,60 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 26.363,64 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine, 3-Kararın, esas takip dosyası üzerinden infazına, 4-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.10.2025 KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.