T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1773 KARAR NO : 2025/1597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20.08.2025 tarihli ara karar. NUMARASI: 2025/714 E. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davcı veki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1773 KARAR NO : 2025/1597 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20.08.2025 tarihli ara karar. NUMARASI: 2025/714 E. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davcı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında 10.10.2023 tarihli “Siparişe İstinaden Ürün Alım Sözleşmesi” isimli sözleşme bulunduğunu, ticari ilişki devam etmekteyken davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek davacıya tağşişli ürünler sattığını, davacının, davalının tağşişli ürünler satması sebebiyle Üsküdar Kaymakamlığı Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünce kesinlen idari para cezaları ödemek zorunda kaldığını, Pervari Kaymakamlığına da tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalının bu hareketi sebebiyle sözleşmeye aykırı davrananan davalının bu durum nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlardan ve sözleşmelerde düzenlenen cezai şartlardan herhangi bir ihtara gerek olmaksızın sorumlu olacağını, sözleşme hükümleri uyarınca davalıya yansıtma faturaları düzenlendiğini, ayrıca sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle cezai şart hükümlerine göre cezai şart faturaları düzenlendiğini, davalının bu faturaları ödememesi üzerine İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca teminatsız olarak münkün olmazsa teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 20.08.2025 tarihli ara kararıyla; " ... talebin aleyhine tedbir talep olunan tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa etmediği ve ürünlerdeki tağşiş iddiasına dayandırıldığı, ancak ürünlerin ne miktar ve fiyatta satıldığı, bunların ne kadarının teslim edildiği; davacı tarafça kontrol ve sair denetimin söz konusu olup olmadığı hususlarının hali hazırda belli olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken talebin haklılığı bakımından yaklaşık ispat şartının var olduğundan bahsedilemeyeceğinden ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki devam etmekteyken davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davacıya tağşişli ürünler sattığını, bu nedenle davacının birçok zararı oluştuğunu, bu zararların davalı şirketten tahsili için davacı yanca yansıtma faturaları ve sözleşme uyarınca cezai şart faturası düzenlendiğini, davalının bunları ödemediğini, davacının takip tarihi itibariyle 11.081.453,35-TL alacaklı olduğunu, ilk derece mahkemesinin ret kararına konu gerekçelerinin yeterli olmadığını, takibata konu dayanak belgelerin de davalı tarafın tağşişli ürünleri nedeniyle davacının uğramış olduğu zararlara ilişkin yansıtma faturaları olduğu belliyken tağşişli ürünün ne miktar ve fiyatta satıldığı, bunların ne kadarının teslim edildiği tarafımızca kontrol ve sair denetimin söz konusu olup olmadığı hususlarının alacağın yaklaşık ispatı konusunda etkisi bulunmadığının bariz olduğunu, davalı tarafından yapılan tağşiş nedeniyle davacıya Üsküdar Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından idari para cezası verildiğini, davacının cezaları ödemek zorunda kaldığını, davacının Pervari Kaymakamlığı'na da tazminat ödemek zorunda kaldığını, ürünlerde tağşiş olmasının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine açık bir aykırılık oluşturduğunu, davacı tarafından davalıya cezai şart faturası düzenlendiğini, davacının, davalının tağşişli ürün satması sebebiyle A101'in ödemek zorunda kaldığı idari para cezasının, tağgişli ürün satılması sebebiyle sözleşmeye aykırılıktan A101'in düzenlemiş olduğu ceza faturalarının, A1O1 tarafından Pervari Kaymakamlığı'na yapılan ödemenin davalı şirket tarafından davacıya ödenmesi gerektiğini, açıkça görüldüğü üzere ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebimizin reddine gerekçe olarak gösterilen hususların davaya konu alacakla ilgisi bulunmadığını, delil sözleşmesi niteliği taşıyan 10.13. maddesinde ''10,13. Bu sözleşme dahil taraflar arasında oluşacak her türlü Ihtilafta İstanbul Çağlayan ve Anadolu Adliyesi Mahkemeleri ve lera daireleri münhasıran yetkilidir. İş bu sözleşme aynı zamanda deli sözleşmesi olup alıcı ticari defter, bileisayar, fiş, e-mali ve sair kayıtları, HUMK 193, maddesi gereğince geçerli ve doğru delil kabul edildiğini, bu madde uyarınca davacı tarafından sunulan kayıtların delil niteliği taşıyacağı bizzat davalı tarafından kabul edildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, 10.10.2023 tarihli ''Siparişe İstinaden Ürün Alım Sözleşmesi''ne aykırılık sebebiyle düzenlenen yansıtma faturaları ve cezai şart faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, taraflar arasında 10.10.2023 tarihli ''Siparişe İstinaden Ürün Alım Sözleşmesi'' bulunduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak tağşişli ürün sattığını, bu sebeple davacının idari para cezaları ödemek zorunda kaldığını, bunlardan davalının sorumlu olması sebebiyle yansıtma faturaları düzenlendiğini, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle sözleşme uyarınca cezai şart faturası düzenlendiğini, ancak davalının bu faturaları ödemediğini bu sebeple icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili tarafından, sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle düzenlendiği iddia olunan yansıtma fauralar ve cezai şart faturalarından kaynaklanan alacak talebinde bulunulmuştur. Ancak dava dosyası içeriğinde, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, faturaların, idari ceza belgelerinin sözleşmeye aykırılık iddiaları bakımından bu aşamada yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Esasa dair eldeki dava içinde, delillerin toplanmasından sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulması mümkün olup ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin kararı isabetli bulunmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 20.08.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.10.2025KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.