12. Hukuk Dairesi 2026/2223 E. , 2026/1823 K. "" Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'ın, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.800,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine dair İstanbul 28. İcra Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2022/94 esas, 2022/241 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 29. İcra Ceza Mahkem…
12. Hukuk Dairesi 2026/2223 E. , 2026/1823 K. "İçtihat Metni" Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'ın, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.800,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine dair İstanbul 28. İcra Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2022/94 esas, 2022/241 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 29. İcra Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/21 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 16.02.2026 gün ve 94660652-105-34-41604-2025-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2026 gün ve KYB- 2026/26497 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; İstanbul 28. İcra Ceza Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli kararı ile sanığın nafaka hükümlerine uymamak suçundan suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.800,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak müştekiye verilmesine karar verilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın nafaka hükümlerine uymamak suçundan beraatına hükmolunması sebebiyle hazineden tahsil edilecek vekalet ücretinin sanığa ödenmesine yönelik karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuş ise de; Dosya incelendiğinde, sanık vekilinin dilekçesinde; "sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği" gerekçesine dayandığı, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu talebe yönelik olduğu değerlendirilerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz. Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin 05.11.2008 tarih ve 2008/9091-7078 E.K; 3. CD’nin 14.11.2007 tarih ve 2007/12330-8319 E.K; 11. CD’nin 27.02.2013 tarih ve 2012/28035 E., 2013/3196 K. ve 12. CD’nin 27.12.2012 tarih ve 2012/21561-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.