İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/01/2025 tarihinde ......Şti'ye ait sürücüsü ...... …
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 27/10/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1-...... 2-...... 3-...... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/01/2025 tarihinde ......Şti'ye ait sürücüsü ...... sevk ve idaresindeki ...... tescil plakalı araç ile ...... Caddesi istikametinden seyirle geldiği esnada, kavşakta kendi yönüne hitaben konumlandırılmış olan “dur” levhası hükmüne riayet etmeksizin ...... Caddesi’ne kontrolsüz şekilde çıkış yaptığı sırada, aracının sol arka yan kısmına, sürücüsü Ali Tüzüner (müvekkil şirket yönetim kurulu başkan vekili ......'un şoförü)'in sevk ve idaresindeki ...... tescil plakalı Audi RS6 Avant Performance aracın, ...... Caddesi istikametinden gelerek ...... Caddesi’ni takiben ...... Caddesi kavşağına yasal hız sınırları dahilinde ve olağan trafik akışı içerisinde giriş yaptığı anda ön kısmı ile çarpması neticesinde iki araçlı maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumuna asli ve tam kusurlu olarak sürücü ......’ın kavşak girişindeki dur levhasına uymaksızın, geçiş hakkı kendisine ait olmayan yola kontrolsüz çıkış yapmasının sebebiyet verdiğini ve haddizatında müvekkili şirketin aracında değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti ile bu değer kaybının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 3.000.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 30/01/2025'ten itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte davalılardan, davalı ......A.Ş.’nin dava konusu değer kaybına ilişkin tutardan sigorta poliçe limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihi itibariyle, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, ivedilikle davalıların talep kadar taşınır, taşınmaz malvarlıkları, banka hesapları ve 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız aksi takdirde uygun bir miktar teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan kusur rapor alınmasına, kusur raporu ve beyanları doğrultusunda davanın esastan reddine, aksi kanaat durumunda ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; hasar onarım bedeli ödenmiş olup teminat limitinin dolduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, teminat limitleri dolmuş olduğundan ayrılma kararı verilerek tarafları bakımından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin 27/10/2025 tarihli ara kararı ile; "Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığı ve miktarı yönünden yaklaşık ispata elverişli delilleri ibraz etmek zorunda olduğu, ibraz edilen delillerin değer kaybının varlığı ve miktarı yönünden yaklaşık ispata elverişli olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varıldığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için yaklaşık ispat ölçüsünün yeterli olduğunu, dosya içerisindeki belgeler, davanın trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkin olması, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve raporlar nazara alındığında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının anlaşıldığını, zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, haksız fiilin gerçekleştiği ve müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybının somut biçimde var olduğunun kuvvetle muhtemel bir şekilde ortaya konduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması ve davalının mali durumuna dair herhangi bir güvence bulunmaması da dikkate alındığında, müvekkili şirketin alacağının korunması ve ileride doğabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesinin, hem hukuken zorunlu hem de adaletin gereği olarak kaçınılmaz olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, davalıların taşınır, taşınmaz malvarlıkları, banka hesapları ve 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarına öncelikle teminatsız aksi takdirde uygun bir miktar teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava konusu uyuşmazlık, 30/01/2025 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde ...... plakalı araç sürücüsü davalı ......'ın kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak maddi tazminat talebinde, davalılar adına kayıtlı taşınır, taşınmazlar ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin mahkeme ara kararı ile reddedilmesi nedeniyle bu kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinden ibarettir. Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, Gümrük Müdürlüğünce tanzim edilmiş Trafik Şahadetnamesi ile sair belgelere göre davacının maddi zararlarının olabileceği muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir. (Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamları) Bu durumda, dosyada toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak, İhtiyati haciz talebinin, davalı sigorta şirketinin devlet denetimine tabi ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren sigorta şirketleri olması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizleme, kaçırma ve hileli işlemlerde devlet denetiminden ötürü bulunma ihtimalinin olmaması nedeniyle davalı ......A.Ş. yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine, davalılar ...... ve ...... . yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/10/2025 tarih ve ... Esas sayılı ara kararının HMK.nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASI VE YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; 1-Davacının İİK’nun 257.maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin davalı sigorta şirketi dışında KABULÜ ile; Davacının harçlandırılmış dava dilekçesinde belirlemiş olduğu toplam 3.000.000,00 TL'lik alacağın teminine ilişkin ve bu miktarla sınırlı olarak, davacının talebi ile bağlı kalınarak davalılar ...... ve ...... adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklar için kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE, 2-İ.İ.K.'nın 259/1.maddesi gereğince dava konusu alacağın harçlandırılmış dava değeri (3.000.000,00 TL) üzerinden %15'i oranında HMK'nun 87.maddesine göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına, 3-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, 4-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-(f) gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/12/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.