7. Hukuk Dairesi 2012/1181 E. , 2012/6161 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...'ne yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ...Ş. hakkında istenilen tazminatın ise yasal faiz işletilerek tahsiline karar verilmişti…
**7. Hukuk Dairesi 2012/1181 E. , 2012/6161 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...'ne yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ...Ş. hakkında istenilen tazminatın ise yasal faiz işletilerek tahsiline karar verilmiştir. Her ne kadar 28.12.2008 tarihli bilirkişi raporu ile hasar bedeli hesaplamasında, işletmenin genel giderleri içerisinde olan ve olaya dair özel olarak harcama yapıldığı davacı tarafça ispat edilmemiş olan işçilik ve vasıta giderleri dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş ise de belirtilen konuda taraflarca temyiz itirazı söz konusu olmadığından bu hususta temyiz incelemesi yapılmamıştır. 1-Toplanan delillerden, davalı ...ile diğer davalı ...Ş. arasında “Küçükçekmece şube müdürlüğü mesuliyet sahası içerisinde su, kanal ve yağmursuyu yapım, bakım ve rehabilitasyon işleri” sözleşmesi imzalandığı, davaya konu zararın bu işin yapımı sırasında meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi gereğince “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı Kanunun 51/2 maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Davalı ...ile diğer davalı ... İnş. A.Ş. arasında düzenlenen sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesidir. Sözleşmenin 22. maddesi hükmünde ise iş sahibi olan davalı ...’ne sözleşme süresi içinde, sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmıştır. Bu olgu dikkate alındığında davalı iş sahibinin işin yapımı sırasında yüklenici ve alt yüklenicileri tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Sözleşmenin bunun aksine hükümleri sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişkiyi ve işin yapımı sırasında verilecek zararları en son kimin üstleneceğini düzenlemektedir. İç ilişkiyi düzenleyen bu hükümlerin zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesi mümkün değildir. 2-Öte yandan; 3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranı üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak iş sahibi davalı ...’nün de diğer davalı ile birlikte zarardan BK 55 ve 51/2. maddeleri uyarınca müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlu tutulması gerekirken, iç ilişkiyi düzenleyen ve zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesi mümkün bulunmayan sözleşme hükümleri gerekçe gösterilerek davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davacının dava dilekçesindeki istemi dikkate alındığında haksız fiil tarihinden itibaren avans oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi dahi isabetsiz görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numuralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.