7. Hukuk Dairesi 2022/3682 E. , 2022/7814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27/05/2011 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve yıkım istenmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine ve davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 01/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve dav
**7. Hukuk Dairesi 2022/3682 E. , 2022/7814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27/05/2011 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve yıkım istenmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine ve davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 01/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, onama harçları peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili müvekkiline ait 4896 ada, 6 sayılı parsele ulaşan yola, davalı parsellerinden yapılan müdahale sebebiyle ulaşamadığını, davalı belediyenin de yolu açmadığını belirterek el atmanın önlenmesini ve kâl isteminde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonrasında verilen bozma kararları sonucu, en son verilen 01.03.2022 tarihli karar ile husumetten red-karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesis edilmiş, işbu son karar belediye dışındaki taraflarca temyiz edilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucu sayın çoğunluk, kararın onanması yönünde karar vermiş bulunmakla, karşı oyumuz aşağıdaki şekilde açıklanmıştır. 1.Öncelikle davalı ... Belediyesi yönünden yapılan değerlendirmede, mahkemece ulaşılan sonuç hatalıdır. Çünkü mahkeme tarafından verilen 2011/352-2013/182 sayılı ve 25.03.2013 tarihli ilk kararda, davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine ilk derece kararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2013/16558 Esas sayılı ilâmı ile sadece ... yönünden bozulmuş, Belediye yönünden ise temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Davacının bu ilâm yönünden karar düzeltme yoluna başvurmadığı, davalı ... tarafından yapılan karar düzeltme itirazının reddedildiği açıktır. 3.İlk derece mahkemesi ilk kararında direnmiş olmakla, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/14-2034 Esas sayılı ilamı ile kararı, eksik inceleme gerekçesi ile bozmuştur. 4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de, bu talebin reddi sonrası, ilk derece mahkemesinde yargılama devam etmiş ve nihayetinde yukarıda belirtilen 01.03.2022 tarihli karar verilmiştir. 5.Kısaca yaptığımız izahat gereğince, esasen Belediye aleyhine açılan davanın ret ile sonuçlanması, davacının temyiz taleplerinin reddi ve davacı vekilinin karar düzeltmeye başvurmaması sonucu; Belediye yönünden davanın reddi kararının kesinleştiği açıktır. 6.Bu durumda kesinleşen konu hakkında, belki bir hüküm tekrarı yapılması düşünülebilir ise de, mahkemece davanın başka bir sebeple "HUSUMETTEN REDDİNE" karar verilmesi başlı başına bir hata bulunmakla, kararın bu yönden hatalı olduğu açıktır. 7.Diğer davalı ... yönünden açılan davada ise, Hukuk Genel Kurulunun, özel daireden farklı bir gerekçe ile araştırma bozması yaptığı halde, mahkemece bu konuda tam bir inceleme yapılamadığı görülmektedir. 8.Bazı yazışmalar yapılmakla birlikte, davalı ...'un belirtilen kısımları (terk edilen ve yol olduğu iddia edilen) nasıl ve ne amaçla kullandığı hususunda raporlarda bir tespit yapılamadığı açıktır. 9.Neticeden Hukuk Genel Kurulunun belirlediği eksikliklerin tam olarak giderilmemesi, alınan raporların yetersiz olması sebebiyle eksik araştırmadan dolayı kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde bulunduğum için sayın çoğunluğun onama görüşüne muhalifim.