12. Hukuk Dairesi 2022/13104 E. , 2023/4956 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın itiraz eden borçlu vekili ve karşı taraf alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ist
**12. Hukuk Dairesi 2022/13104 E. , 2023/4956 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın itiraz eden borçlu vekili ve karşı taraf alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2020/18350 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibe konu bono içeriğinin alacaklı Banka tarafından sonradan doldurulduğunu, takip talebinde belirtildiği gibi borcu bulunmadığını, takibe konu bononun görüldüğünde ödenecek bono olduğunu yasal bir yıllık sürede ödenmek üzere ibraz edilmediğinden bononun zamanaşımına uğradığını, haricen yapılan araştırma sonucu takibe konu bononun ilerde doğması muhtemel kredi borcunu ödemek üzere borçlu tarafından verildiğini ileri sürerek takibin iptalini, kötüniyetli alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata ve %10 haksız takip cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu bonodaki imzanın borçlu tarafından huzurda atıldığını, kötüniyetli olarak itirazda bulunulduğunu, bononun kambiyo vasfına haiz olduğunu ve teminat amaçlı verilmediğini beyan ederek itirazın reddi ile borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2020/18350 Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, imzaya itiraz üzerine alınan bilirkişi raporuna göre, imzanın borçluya ait olduğu tespit edildiği, takibe dayanak bononun yasal bir yıllık sürede takibe konulduğundan zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, İİK'nın 169/a-1. maddesi uyarınca borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanması gerektiği, takibe konu bononun teminat amaçlı verildiğine dair kaydın bulunmadığı ve alacaklının bu yönde kabulü olmadığından bononun teminat senedi olduğuna dair itirazın yerinde olmadığı, öte yandan para borcunun ödenmemesi halinde temerrüde düşen borçlu aleyhine temerrüt faizi istenilebileceğine dair kanundaki düzenleme uyarınca alacaklının takip talebinde talep ettiği gecikme cezasının bono için talep edilebilir bir alacak kalemi olmadığı, gecikme cezasının talep edilebileceğine dair bir belge de sunulmadığından, davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2020/18350 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu yönünden 99.670,00 TL gecikme cezası yönünden durdurulmasına, aylık 0,75 oranında işleyecek gecikme cezası ibaresinin takip talebinden ve ödeme emrinden çıkarılmasına, yasal koşulları oluşmadığından taraflar aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu vekili ve karşı taraf alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri İtiraz eden borçlu vekili istinaf dilekçesinde; tek harfin kıvrımları üzerinden yapılan incelemeye göre imzanın borçluya ait olduğu tespitinin hatalı olduğunu, delillerinin toplanılmadığını, imzaya itiraz konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. Karşı taraf alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; itiraz dilekçesinde gecikme cezasının talep edilemeyeceğine dair bir itirazda bulunulmadığını, gerekçeli kararda atıf yapılan kararın emsal nitelikte olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takipte borçlunun imzaya itiraz etmesi üzerine mahkemece imza asıllarını içeren belgeler toplanılıp huzurda atılan imzalar ile bonodaki imza üzerinde inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderildiği, alınan raporda imzanın borçluya ait olduğu gerekçeli bir şekilde tespit edildiğinden raporun hükme esas alınmasının hukuka uygun olduğu, alacaklı takip talebinde gecikme cezası adı altında alacak kalemi talep etmişse de gecikme cezasının bono için talep edilebilir bir alacak kalemi olmaması ve bu alacağın talep edilebileceğine dair alacaklı tarafından belge sunulmaması sebebiyle mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde borca ve imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 170. maddesi ve 169/a.1 maddesi 3. Değerlendirme 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.