11. Hukuk Dairesi 2022/6842 E. , 2023/7728 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/16 Esas, 2022/459 Karar HÜKÜM : Husumet yokluğu nedeniyle ret Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönün
**11. Hukuk Dairesi 2022/6842 E. , 2023/7728 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/16 Esas, 2022/459 Karar HÜKÜM : Husumet yokluğu nedeniyle ret Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ukrayna'da bulunan Devon Trade LLP şirketinden 09.07.2009 tarihinde Londra'da yapılan sözleşme ile satın aldığı mısır yükünü Ukrayna'nın Kherson Limanından Suriye'nin Tartous Limanına davalıya ait "Bugra Tomba" gemisi ile taşıyıp, müvekkiline teslim edilmek üzere anlaşmaya varıldığını, 09.08.2009 tarihinde müvekkili namına davalıya ait Bugra Tomba gemisine yüklenerek navlun ücretinin de peşin olarak ödendiğini, buna göre yükleteni ve taşıtanı (göndereni) müvekkili olan dökme mısır yükünün konişmentoda da açıkça belirtildiği gibi müvekkilinin Suriye Tartous Limanındaki acentesine teslim edilmesi gerekirken, aradan bir yıla yakın zaman geçmesine karşın müvekkiline ya da acentesine teslim edilmediğini, yükün teslim edilmesi gereken tarih itibarıyla değerinin 706.624,00 USD olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yük bedeli olan 706.624,00 USD'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, 24.07.2009 tarihinde navlun sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmede tahliye limanının Bandırma, İzmir ya da Tartous Limanlarının opsiyonlu olarak gösterildiğini, geminin süresi içerisinde yükleme limanı olan Ukrayna'nın Kherson Limanına vardığını, yükleme için hazırlık bildiriminde bulunduğunu, yüklemenin tamamlanmasından sonra 08.09.2009 tarihinde taşımaya ilişkin konişmentoların hazırlandığını, gemi sefere çıkmadan önce donatan brokerden 10.08.2009 tarihinde bir mesaj geldiğini, mesaj ile tahliye limanının değiştirildiğinin bildirildiğini, bu nedenle tahliye limanı olarak Suriye Tartous olarak gözüken konişmentoların iptal edilerek tahliye limanı Derince olarak yeni konişmentolar düzenlendiğini, dolayısıyla taşıma işi henüz gerçekleştirilmeden önce tarafların anlaşması ile tahliye limanının Türkiye Derince Limanı olarak değiştirildiğini, iptal edilen konişmentoların üç asıl kopyasının da müvekkilinde olduğunu, yükün aradaki anlaşmaya uygun şekilde Derince Limanında yetkili acenteye eksiksiz teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 19.04.2018 tarihli ve 2014/762 E., 2018/177 K. karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 13.02.2020 tarihli ve 2018/4189 E., 2020/1353 K. sayılı kararıyla Mahkemece davalının donatan sıfatına sahip olduğundan pasif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de davalı tarafça sunulan cevap dilekçesindeki beyanların Mahkemenin kabulünün aksine donatan ya da taşıyan olduğunu ikrar mahiyetinde olmadığı gibi tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uyarınca da davalının sorumluluğu gerektiği yönündeki kabulün de doğru olmadığı, davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu hususta gemi sicilinden de sorulmak ve gemi yönetim sözleşmesi ya da davalının gemi işletme müteahhidi olduğunu tevsik eden belgeler getirtilmek, davalının bu yöne ilişkin savunması üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerektiği, dosya kapsamı itibariyle davacının elinde dava konusu taşımaya ilişkin konişmento asıllarının bulunmadığı, konişmento asıllarının dava dışı donatanda olduğu anlaşılmakla, ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı da tartışılarak bu yöne ilişkin davalı savunmaları üzerinde durulmak suretiyle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden de inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin M/V Bugra Tomba gemisinin equasis kaydı ile denize elverişlilik belgesi, sörvey raporu ve klas kuruluşunun düzenlediği belgelerde işleten (Manager) olarak gösterildiği, bunun donatan ya da gemi işletme müteahhidi anlamına gelmediği, bu ifade ile kastedilenin yönetici "Ship Menagament" olduğu, yöneticinin belli bir ücret karşılığında geminin işletilmesini donatan/malik adına ve hesabına üstlendiği, bu nedenle davalının "yönetici" sıfatıyla hareket ettiğinin kabulü gerektiği, davalının ticari defterlerinde yapılan mali incelemede de M/V Bugra Tomba ile ilgili her hangi bir kayıt tespit edilemediği, dava dosyasında davalının donatan olduğunun kabulü sonucunu doğuracak bir belge de bulunmadığından davalıya geminin işletilmesiyle ilgili bir sorumluluk yüklenemeyeceği, varsa sorumluluğun dava dışı gemi maliki/donatan Doğan Denizcilik A.Ş.'ye ait olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde bahse konu konişmentonun 3 asıl kopyasının kendilerinde olduğunu belirttiğini, bu beyan mahkeme içi ikrar mahiyetinde olduğunu, davalının donatan ve taşıyan olduğu ispatlandığından müvekkilinin zararından davalının sorumlu olduğunu, davalının cevap dilekçesinde önce konişmentonun gemi donatanı tarafından alındığını beyan ettiğini, sonra aynı konişmentonun kendilerinde olduğunu belirttiğini, davalının bu beyanının bile donatan olduğunu kanıtladığını, 29.04.2016 tarihli ve 21.03.2017 tarihli beyanlarında konişmento asıllarının donatan Doğan Denizcilik A.Ş.'de olduğunu belirttiğini, davalının bu beyanları ile gemi sicilinde malik gözüken Doğan Denizcilik A.Ş. ile aynı şirketler olduğunu da ikrar ettiğini, davalının taşıma sözleşmesinin de tarafı olduğunu, davalının taşıma sözleşmesine ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ederken yazışmanın kimler arasında olduğu kısmını sansürleyerek sunduğunu, davalı tarafından sunulan uzman görüşünü kabul etmediklerini, Klas Kuruluşu tarafından verilen cevapta davalının dava konusu geminin işleteni olduğu belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu beyanın gemi operatörü olarak yorumlanıp karar verildiğini, Türk Loydunun cevabına göre husumet konusunda değerlendirme yapılmasının kabul edilemeyeceğini, Mahkemenin kabulünün aksine Türk Loydunun cevabında davalının, geminin yöneticisi değil işleteni olduğunun belirtildiğini, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğünde bulunan listede davaya konu Bugra Tomba gemisiyle ilgili olarak kurtarma ve yardıma ihtiyaç duyulması halinde başvurulacak ilgilinin davalı şirket olduğunun belirtildiğini, bu durumun davalının Bugra Tomba gemisinin donatını olduğunu gösterdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 946 ve 1061 inci vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1064 üncü maddesi 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taktir olunan 17.100,00 duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.