6. Ceza Dairesi 2012/9858 E. , 2014/18849 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ve kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışıla…
**6. Ceza Dairesi 2012/9858 E. , 2014/18849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ve kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mağdurun 24/04/2006 tarihli ifadesinde “sanığın, işyeri sahibinden alacağı olduğunu bu olaydan sonra öğrendiğini, tırlardan toplanan paraların kendisinin üzerinde olduğunu, sanığın da bunu bildiğini” beyan ettiği, sanık ...'in de mahkemedeki savunmasında kendisinin işyerinin ortağı olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında; işyeri sahibi olan tanık ...'ten, sanıkla aralarında hukuki ilişkiden kaynaklanan borç ilişkisi olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre TCK'nın 150. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabule göre de; Yağma suçu, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a),(d) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla geceleyin ve işyerinde işlendiği halde, aynı yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2014 tarihinde yağma suçu yönünden Üye ...'un muhalefetine karşın oyçokluğu, diğer suçlara ilgili olarak oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY : Eylem, sanığın üzerinde taşıdığı 6136 sayılı Kanuna muhalefet teşkil eden tabanca ile daha önce çalıştığı tır garajına gelerek, önce havaya bir el ateş etmesi sonra aynı işyerinde çalışan mağdur ...’ten hâsılatı istemesi, vermeyince de iki ayağından aynı silahla kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladıktan sonra kaçması biçiminde gerçekleşmiştir. Başlangıçta mağdur ile arasında anlaşmazlık olduğunu söyleyen sanık daha sonra, “işyerinin sahibi olan ...’ten alacağı olduğunu” savunmuş, ...te önceden, “Sanığın olaydan sonra kendisine mesaj çekerek tehdit ettiğini ve şikâyetçi olduğunu” belirterek mesajları göstermişse de, bilahare şikâyetinden vazgeçmiştir. Nitekim olayın mağduru ...’de sonradan “Sanığın, işyeri sahibi ...’ten alacağı olduğunu, hastane masraflarını karşılayarak özür dilediğinden şikâyetçi olmadığını,” söylemiştir. Sanığın sonraki beyanları kendisini kurtarmaya yöneliktir ve samimi değildir. Taraflar anlaşmıştır. Kaldı ki sanık, cebir ve şiddeti kendisinden alacaklı olduğunu savunduğu ...e değil, garaj çalışanı ...’e karşı kullandığından, hakkında TCK’nın 150/1. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Nasıl ki, mağdurdan alacaklı olan bir sanık, yağma eylemini alacaklısı olduğu mağdura karşı işlerse, anılan maddeden yararlanırken, birlikte hareket eden suç ortakları yararlanamıyorsa; eylemini alacaklı olduğu mağdura değil, onun çalışanına yönelten sanık da bu maddeden yararlanamaz. Burada korunan zilyettir. Açıklanan nedenlerle yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararı usul ve kanuna uygun olduğundan, bozulması görüşüne katılmıyorum.