11. Hukuk Dairesi 2020/2800 E. , 2021/1857 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.02.2015 tarih ve 2012/264-2015/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2800 E. , 2021/1857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.02.2015 tarih ve 2012/264-2015/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 18.09.2009 Tarihli LPG Otogaz İstasyonu Bayilik Sözleşmesinin imzalandığını, ancak davalının sözleşmenin bitim tarihininden önce sözleşmeyi feshettiğini, fesih gerekçesi olarak davalının uygulamada aldığı kâr oranının sözleşmede anlaşılan %80 oranın altında kaldığına dayandığını, ancak davacının sözleşme maddelerine riayet ettiğini, bu nedenle davalının süresinden önce sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğunu belirterek, sözleşmeye göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 15.000.-TL kâr yoksunluğu tazminatı ile 15.000.-TL cezai şart tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, ıslah ile kâr yoksunluğundan kaynaklı tazminat talebini 25.736,06 TL’ye, cezai şart tazminatı talebini ise 182.110.-TL’ye artırmıştır. Davalı vekili, davacının sözleşmedeki kâr payı oranlarını uygulamadığını, sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, davacının istikrarsız fiyat politikaları nedeniyle sözleşmede %80 olarak belirlenen kâr payı oranının düştüğünü, haklı nedenle feshedilen sözleşme nedeniyle davacının cezai şart ve kâr kaybını talep edemeyeceğini, 5307 sayılı Kanun 7/1. maddesine göre bayilerin tek bir dağıtıcı ile sözleşme yapma zorunluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre, kârlılık hesabı yapılırken sözleşmede açık bir hüküm olmamasına rağmen nakliye, fon vs. giderlerin fiyat artışına yansıtıldığı ve bu şekilde davacı tarafından yapılan hesaplamalar sonucu, sözleşmede oluşturulan kâr payı oranı %80 olarak gözükse de, nakliye ve maliyet unsurları hesaba katılmaksızın yapılan hesaplamada kâr payının %80'in altında kaldığı, karlılık dağılım hesaplamasında nakliye, işletme yönetim gideri başlığı altında bir payın düşülemeyeceği, bu durumun sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sebebi olacağı, bu nedenle davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep edemeyeceği, zira feshin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.