T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/462 - 2026/567 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/462 KARAR NO : 2026/567 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2022 NUMARASI : 2021/328 E. - 2022/236 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük Dairemizce verilen 14/02/2025 tarih ve 2023/22 Esas, 2025/309 sayılı kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/462 - 2026/567 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/462 KARAR NO : 2026/567 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2022 NUMARASI : 2021/328 E. - 2022/236 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük Dairemizce verilen 14/02/2025 tarih ve 2023/22 Esas, 2025/309 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/12/2025 tarih ve 2025/2574 Esas, 2025/7551 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şahısa ait 2020/24008 sayılı görselli markanın tescil edilmek üzere ilanına müvekkilinin SMK m. 6/3 hükmüne dayalı olarak yaptığı itirazın nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira SMK'nın 6/3 hükmünde aranan markasal kullanımın ölçütünün “Türkiye’de yaygın ve yoğun bir kullanım” bulunmadığını, işaretin piyasada markasal hüviyette fiili kullanımın SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında markanın gerçek hak sahibine öncelikli bir hak sağlamada yeterli bir ölçüt olduğunu, müvekkilinin “...” isimli ...’da yerleşik barının 2016 yılından beri faaliyette bulunduğunu, markasal kullanımın gerçekleştiği bu mekanın günümüzde eğlence ve turizm sektörünün en önemli merkezlerinden birinde yerleşik olması nedeniyle, müvekkilinin markasal kullanımlarının “yerelliği aşan” bir özellikte olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin Foursquare, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarının incelenmesinden de bu sonuca ulaşılacağını, dava konusu edilen YİDK kararında taraf markalarının benzemediği yönündeki tespitlere davacının kullanımlarının “... BAR” ve “...” olduğu gerçeğinin mesnet alındığını, halbuki SMK'nın 6/3 hükmünün uygulanabilmesi için markaların birebir aynı olması koşulunun gerekmediğini ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-8086 sayılı kararının “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil)” hizmetleri açısından iptaline ve 2020/24008 sayılı markanın aynı hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şahıs vekili, müvekkilinin dava konusu edilen markayı sergi alanında kullanmak üzere tescil ettirmek istediğini, davacının gerek huzurdaki dava dosyasına gerekse marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belgeler ile markasının ticari etki doğuracak biçimde kullanıldığını ispat edemediğini, davacının “...” markası üzerinde üstün hak sahibi olduğu bir an için kabul edilse dahi davacının markasal kullanımlarının sadece ...’da yerel olarak gerçekleştiğini, yani bu kullanımların Türkiye çapında gerçekleşmiş yaygın ve fasılasız kullanımlar olmadığını, dolayısıyla davacının somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/3 hükmü gereğince bir korunma talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şahsın 25.02.2020 tarihinde başvurusunu yaptığı "... ... + şekil" ibareli markası ile davacının bu tarihten daha önceki "... BAR" ve "... ..." şeklinde, .../... ilçesinde, "Kültür ve eğlence hizmetleri, içecek sağlanması hizmetleri" için markasal kullanımları açısından, dava konusu markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki "Spor, Kültür ve Eğlence Hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu, her iki taraf markalarındaki "..." ibaresinin markada asli unsur/ işaret olarak yer aldığı, bilirkişi raporunda davacının SMK'nın 6/3 hükmüne dayalı iddialarının, davalının 2020 24008 sayılı markasının, dava konusu edilen hizmetler açısından tesciline/hükmüne engel/etkili olamayacağı kısmına ise iştirak edilmediği, zira; her şeyden önce davacının işletme adı ve aynı zamanda markası olarak tanıtımını yaptığı, ilgili Belediye ve diğer resmi kurumlardan aldığı izin belgeleri kapsamında 2016 yılından beri kullandığı (sosyal medya ve internet ortamı dahil) tescilsiz “...” ibareli markasının ... ilçesi ... dışında veya başka yerlerde yaygın kullanmadığı gerekçesi başvuru markası açısından önceye dayalı kullanımını ortadan kaldırmayacağı, davacının .../ ... dışında başka bir yerde bu markasını işyeri veya tanıtım aracı şeklinde kullanması gerekliliği ve mecburiyetinin olmadığı, buradaki sorunun tescilsiz markasını işyerinde yoğun olarak/kesintisiz kullanıp kullanmadığına ve bu yerin (coğrafi bölge) de gerek turizm gerekse de insan popilasyonunun yoğun olduğu bölgelerden biri olup olmadığına bakmak gerektiği, hele hele bu yerin turizm ve insan potansiyelinin yoğunluk kazandırdığı bir coğrafi yer ise, bu durumun daha da önem kazanacağı, dosyaya davacı tarafca yansıtılan tüm belgelerin davacının 2016 yılından beri bölgesel düzeyde etkisi yoğun şekilde işletmesinde “...” ibaresini "Kültür ve eğlence hizmetleri, içecek sağlanması hizmetleri" açısından kullandığını kanıtladığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2021-M-8086 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/24008 sayılı markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki "Spor, Kültür ve Eğlence Hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." hizmetleri yönünden iptaline, markanın bu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından sunulan delillerin hiçbirinin eskiye dayalı kullanımı ispatlamaya elverişli olmadığını, eskiye dayalı kullanımın ispatı açısından, Türkiye'de yaygın, fasılasız, ticari etki doğuracak biçimde kullanıldığının ispatının gerektiğini, bir an için bu kapsamda davacının "..." markası üzerinde üstün hak sahibi olduğu kabul edilse dahi iş bu kullanımların bölgesel anlamda kaldığı, yalnızca ...'da yerel olarak kullanıldığının açıkça ortada olduğunu, mahkeme tarafından ise salt ...'da kullanılıyor olmasın yerelliği aşmaya yeterli görüldüğünü, müvekkilinin markası "... ..." olup, davacının markasını kullanmadığını, farklılık bulunduğunu, müvekkilinin markasının tescilinden sonra 28.05.2020 tarihinde davacının "..." ibareli markanın 35, 41 ve 43. Sınıflar bakımından tescili için 2020/55059 başvuru numarasıyla ... nezdinde başvuruda bulunduğunu, söz konusu markanın 29.06.2020 tarihli ve 351 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde yayınlanmasına karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tescilsiz marka sahibinin bu ibare üzerinde hak elde edebilmesi için, kullanma sonucu markaya ayırt edicilik, bilinirlik kazandırılması, belli bir oranda tanınır hale, eski ifadesi ile markanın piyasada “maruf” hale getirilmesi gerektiğini, somut olayda davacı tarafından gerek müvekkili Kurum nezdinde sunulan, gerekse dava dilekçesi ile birlikte sunulan belgelerin internet ve sosyal medya ekran görüntü örnekleri ile ... Belediye Başkanlığı tarafından 2016 yılında verilmiş bulunan "işyeri açma ve çalışma ruhsatı" ve 2017 yılında verilmiş bulunan "canlı müzik izin belgesi", mesleki faaliyet belgesi ve vergi levhası örnekleri vs. olduğunu, bu belgelerin incelenmesi sonucu davacının buradaki kullanımının "... bar" ve/veya "... ..." şeklinde olduğunu, davacının kullanımına konu "... bar" ve "... ..." ibareleri ile başvuru konusu “... ...” ibaresinin benzerlik taşımadığını, bunun yanında davacının SMK 6/3. madde kapsamında, söz konusu ibare üzerinde bir hak elde ettiği ve eskiye dayalı kullanım nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu yolundaki Mahkeme kararı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacının kullanımının SMK'nın 6/3. madde kapsamında aranan yoğunlukta ve ciddi boyutta olduğu ve dava konusu ibareye kullanım yoluyla hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırıldığını ispatlamaktan uzak bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce; davacının dava konusu "... BAR" ve "... ..." ibareli "Kültür ve eğlence hizmetleri, içecek sağlanması hizmetleri" için markasal kullanımları ile davalının başvuru konusu "... ...+şekil" ibareli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Spor, Kültür ve Eğlence Hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu, zira her iki taraf markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, SMK’nın 6/3 hükmü ile marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yoluyla elde edilebileceği ve korunabileceğinin kabul edildiği, önceye dayalı gerçek hak sahipliğine dayanılabilmesi için, diğer marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davacının “...” ibaresini ...'da bulunan barının ve sosyal medya hesaplarının adı olarak markasal hüviyette 2016 yılından itibaren kullandığı, ancak davacının gerçek hak sahipliğine gerekçe gösterdiği bu kullanımların, SMK'nın 6/3 hükmünde aranan ciddi ve yaygın bir kullanım olmadığı, zira, davacının sosyal medya hesaplarında takipçi sayısının 1.000 kişinin altında kaldığı, yorumlarda bulunan ziyaretçi sayısının 200’ü geçmediği, bu hesapların davacının ticari faaliyetlerinin yaygınlığını ve yoğunluğunu kanıtlamaktan uzak olduğu, davacının, bir işletme açması için asgari gereklilikler olan bir takım ruhsat ve izleri almış olmasının, sadece davacının işletmesinin 2016 yılında faaliyete başladığını gösterir nitelikte belge ve delil olup, bu belgelerin, davacının tescilsiz markasal kullanımlarının yoğunluğunu ve ciddiyetini ispatlayamayacağı, bunların sadece markanın mutad kullanımını gösterdiği, davacının markasal kullanımlarının gerçekleştiği mekanın yerleşik olduğu ... ilçesinin, sosyal/kültürel/coğrafi özellikleri ile bir eğlence, kültür ve turizm merkezi olmasının bu duruma etki etmeyeceği, zira işletmenin bulunduğu yerin öneminin davacının markasal kullanımlarının, yerelden öte yoğun ve ciddi kullanım haline dönüşmesini sağlamayacağı, davacının SMK'nın 6/3 hükmüne dayalı iddialarının, davalı markasının dava konusu hizmetler açısından tesciline engel olamayacağı, SMK'nın 6/3 hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 15/12/2025 TARİH ve 2025/2574 ESAS, 2025/7551 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; Bölge Adliye Mahkemesince, SMK'nın 6/3 hükmü uyarınca, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, işletmenin bulunduğu yerin öneminin, davacının markasal kullanımlarının, yerelden öte yoğun ve ciddi kullanım haline dönüşmesini sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının "... BAR" ve "... ..." ibarelerini 41. sınıfta sayılan hizmet sektöründe Türkiye turizminde önemli bir yere sahip olan ... İlçesi'nde markasal olarak kullandığı ve bu kullanımları ile sunmuş olduğu hizmete ayırt edicilik kazandırdığı dosya kapsamından anlaşıldığından, SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında davacının öncelik hakkının bulunduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalı taraf istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/12/2025 tarih 2025/2574 esas 2025/7551 sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamına göre, davacının dava konusu "... BAR" ve "... ..." ibareli "Kültür ve eğlence hizmetleri, içecek sağlanması hizmetleri" için markasal kullanımları ile davalının başvuru konusu "... ...+şekil" ibareli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Spor, Kültür ve Eğlence Hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu, zira her iki taraf markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, SMK’nın 6/3 hükmü ile marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yoluyla elde edilebileceği ve korunabileceğinin kabul edildiği, önceye dayalı gerçek hak sahipliğine dayanılabilmesi için, diğer marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre davacının "... BAR" ve "... ..." ibarelerini 41. sınıfta sayılan hizmet sektöründe Türkiye turizminde önemli bir yere sahip olan ... İlçesi'nde markasal olarak kullandığı ve bu kullanımları ile sunmuş olduğu hizmete ayırt edicilik kazandırdığı, SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında davacının öncelik hakkının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Dava konusu Türk Patent'in 2021-M-8086 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/24008 sayılı markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki "Spor, Kültür ve Eğlence Hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." hizmetleri yönünden YİDK kararının İPTALİNE, markanın bu hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yapılan 2.350,00-TL bilirkişi ücreti, 190,10-TL tebligat ve posta masrafı ile temyiz aşamasında yatırılan 3.033,70-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.573,80-TL yargılama giderine, 59,30-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı eklenerek hesaplanan toplam 5.692,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 7-Davalılardan alınması gereken 732,00'şer.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70'er.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30'ar.TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına, 8-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 22.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şahıs vekili , davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/03/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.