İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Yargılamanın iadesini isteyen davacı, dosyada verilen kararın yerinde olabileceğini, ancak önceden ortaya konulmayan eksiklikler bulunduğunu, ...şirketinin 2008 yılında kurulduğunu, davalı 2009 yılında sözleşmeyi feshettiğinde şirketin davalıya borcu bulunmadığın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/177 KARAR NO : 2026/307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2025 NUMARASI : 2025/661Esas - 2025/1159 Karar YARGILAMANIN İADESİNİ TALEP EDEN DAVACI : SABRİ ONUR DAVA: Yargılamanın İadesi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Yargılamanın iadesini isteyen davacı, dosyada verilen kararın yerinde olabileceğini, ancak önceden ortaya konulmayan eksiklikler bulunduğunu, ...şirketinin 2008 yılında kurulduğunu, davalı 2009 yılında sözleşmeyi feshettiğinde şirketin davalıya borcu bulunmadığını,sonrasında ... şirketinin kapanışıyla davalı ile arasında hiç bir bağ kalmadığını, kapanan şirketin ortaklarının da hisselerini devrederek şirketten ayrıldıklarını, bu durumda 1 yıl süreli ipoteğin de hükmü kalmadığını, şirket 2009 yılında kapandıktan sonra bayiliğin başka bir şirkete geçtiğini, yeniden yapılan sözleşmelerle ilgisi olmadığını, borcun 2014 yılına ait olduğunu, dava sürecinde taraflardan temin edemedikleri 2 adet sözleşmeye bu aşamada ulaştıklarını, 04/11/2009 ve 10/05/2012 tarihli bu sözleşmelerin 21.2 maddesine göre, bu sözleşmenin imzalanmasıyla önceki sözleşmelerin ortadan kalktığını ve kendisini ipotek yükü altına sokan sözleşme sona erdiğinden kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, yargılamanın yenilenmesi ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, İstanbul BAM 12. HD'nin 25/04/2024 tarihli ilamıyla ilke derece mahkemesinin kabul kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini ve davacının yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürdüğü belgelere daha önce dayandığından HMK'daki şartın bulunmadığını belirterek, talebin reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, sunulan sözleşmelerin sonradan elde edilmesinin bu belgelerin aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belge niteliği taşımayacağı, bu durumun yargılanmanın yenilenmesi sebebi olmayacağı gerekçesiyle, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Yargılamanın iadesini isteyen davacı, duruşmada karşı taraf hazır bulunmamasına rağmen mevcutmuş gibi yazıldığını, hakimin karşı tarafla telefonda konuştuğunu; yargılamanın iadesi isteminin istinaf mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, zira bozma kararını istinaf mahkemesinin verdiğini; dava süresince temin edemediği 2 det sözleşme örneğine bu aşamada ulaştığını,04/11/2009 ve 10/05/2012 tarihli sözleşmelerin 21.2. maddesinin "Bu sözleşmenin imzalanmasıyla taraflar arasında yazılı veya sözlü daha önce kabul veya imza edilen anlaşma veya sözleşmeler yürürlükten kalkmıştır." şeklinde düzenlendiğini,2009 yılında imzalanmış yeni sözleşmeyle önceki sözleşmelerin ortadan kalktığını, dolayısıyla kendisini ipotek yükü altına sokan sözleşme de sona erdiğinden kendisine sorumluluk addedilemeyeceğini; istinaf mahkemesi kararın yerinde bir karar olabileceğini, ancak önceden ortaya konulmayan, dolayısıyla gözden kaçan eksiklikler olduğunu; bayiliğin ... Gıda'dan alınıp 10/01/2009 tarihinde ...şirketine devredildiğini, kapanan şirketin ortakları kendisi ile ...'nin hisselerini devredip şirketten ayrıldıklarını, borçsuz olarak kapanmış şirketin ömür boyu borçlusu olamayacağını,, 10/01/2009 tarihinden sonraki borçların kendisini bağlamayacağını,verilen bir yıllık ipoteğin geçersiz olup hükmü kalmadığını,borcun 2014 senesine ait olduğunu ve ipoteğin fekkinin gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve ipoteğin koşulsuz kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, dava dışı şirketin taraf olduğu bayilik sözleşmesinin teminatı olarak davcı tarafından davalı şirkete verilen ipoteğin kaldırılması talepli dava sonucunda verilmiş ret kararına yönelik yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Talebe konu karara ilişkin davada mahkemece, 10/07/2018 tarihinde davanın kabulü ile davaya konu davalı lehine konulmuş 05/09/2008 tarihli 150.000-TL bedelli ipoteğin terkinine karar verildiği; karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulduğu, Dairemizin 13/10/2020 tarihli ilamıyla HMK'nın 353/1,(a)-6. maddesine göre kararın kaldırılmasına karar verildiği; sonrasında mahkemece 2020/752 esas, 2021/237 karar sayılı ve 30/03/2021 tarihli kararıyla davanın kabulü ile 70.999,11-TL bedelin davalıya ödenmek üzere ...'ta açılacak vadesiz hesapta bloke edilmesi koşuluyla davaya konu davalı lehine konulmuş 05/09/2008 tarihli 150.000-TL bedelli ipoteğin terkinine karar verildiği; karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu, Dairemizin 2021/1148 esas, 2024/618 karar sayılı ve 25/04/2024 tarihli ilamıyla ... şirketinin borcu sona ermeden ipoteğin kaldırılamayacağı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı söz konusu dava dosyası üzerinden 04/11/2024 tarihli dilekçesiyle, dava sürecinde temin edemedikleri 04/11/2009 ve 10/05/2012 tarihli 2 adet sözleşmeye bu aşamada ulaştıklarını belirterek, yargılamanın iadesine ve ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Bu talep mahkemenin 2020/752 esas, 2021/237 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli ek kararıyla, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Dairemizin 2025/825 esas, 2025/1130 karar sayılı ve 08/07/2025 tarihli ilamıyla, yargılamanın iadesi talebi yeni bir dava olup, mahkemece talebin yeni bir esasa kaydedilmesi, dava değeri üzerinden harcın tamamlanması, talep usulüne uygun şekilde karşı tarafa tebliğ edilerek duruşma açıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, usule aykırı şekilde asıl dava dosyası üzerinden evrak üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması doğru görülmediği gerekçesiyle,kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Sonrasında davacının yargılamanın iadesi talebi mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilerek duruşma açılmış, mahkemenin 2025/661 esas, 2025/1159 karar sayılı ve 16/12/2025 tarihli kararıyla, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ve o karar da davacı tarafından yukarıda gösterilmiş nedenlerle istinaf edilmiştir. Mahkemece 16/12/2025 tarihinde e-duruşma icra edildiği, davacının duruşmaya bizzat katıldığı, davalı vekilinin ise 06/11/2025 tarihli e-duruşma talebine istinaden uzaktan duruşmaya katıldığı anlaşıldığından, davacının bu yöne ilişkin istinaf nedeni kabul edilmemiştir. Yine davacı yeniden yargılama talebinin Dairemizce değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, yargılamanın iadesi talebi ayrı ve bağımsız bir dava olup dava sonucunda verilecek karar da yeni bir karar olduğundan söz konusu yeni karar istinaf denetiminden geçecektir. Aksi halde 5235 sayılı Kanunda kabul edilmiş iki aşamalı kanun yolu denetimi sağlanamayacaktır. Ayrıca HMK'da ilk derece mahkemesi sıfatıyla istinaf mahkemesinde görülecek davalar arasında yargılamanın iadesi talebine ilişkin dava bulunmamaktadır. Yargılamanın iadesi talebine ilişkin davaya bakma görevi ilk derece mahkemesi ait olduğundan, davacının bu istinaf nedeni de benimsenmemiştir (Yargıtay 9. HD'nin 2025/7007 E., 2025/9745 K. sayılı ve 10/12/2025 ile 2025/7003 E., 2025/9744 K. sayılı ve 10/12/2025 tarihli ilamları). Davacı, dava sürecinde taraflardan temin edemedikleri 04/11/2009 ve 10/05/2012 tarihli 2 adet sözleşmeye bu aşamada ulaştıklarını, sözleşmelerin 21.2 maddesine göre, bu sözleşmenin imzalanmasıyla önceki sözleşmelerin ortadan kalktığını, kendisini ipotek yükü altına sokan sözleşme sona erdiğinden, kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, yargılamanın iadesine ve ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yargılamanın yenilenmesi istemini HMK'nın 375/1,(ç) bendindeki "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi" nedenine dayandırmaktadır. Fakat esasa ilişkin kararın verildiği 06/01/2016 tarihinde açılan dava dosyasında, davacının söz konusu 04/11/2009 ve 10/05/2012 tarihli sözleşmeleri, 23/05/2016 tarihli delil dilekçesinin, 22/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde dosyaya sunduğu ve hem bu dilekçelerde hem de ilk derece mahkemesinin 30/03/2021 tarihli gerekçeli kararına karşı sunduğu 17/05/2021 tarihli istinaf dilekçesinde, sözleşmelerdeki 21/2. maddedeki "Bu sözleşmelerin imzalanmasıyla taraflar arasında yazılı veya sözlü daha önce kabul veya imza edilen anlaşma ve sözleşmeler yürürlükten kalkmıştır." hükmünü açıkça ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacının istinaf dilekçesindeki bu istinaf nedeni, Dairemizin 25/04/2024 tarihli kaldırma ve davanın reddine ilişkin ilamında (3. sayfa) sözleşme hükmü açıkça değerlendirilerek, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ayrıca her iki sözleşme davalının, 24/05/2016 tarihli delil dilekçesinin, 04/07/2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde, mahkemenin 10/07/2018 tarihli gerekçeli kararının istinafına ilişkin 27/08/2018 tarihli dilekçesinin ve bilirkişi raporuna itirazlarını bildirdiği 10/03/2021 tarihli dilekçesinin ekinde dosyaya sunulmuştur. Buna göre davacının yargılamanın iadesi talep dilekçesinde iddia ettiği gibi söz konusu sözleşmeleri kararın kesinleşmesinden sonraki aşamada elde etmediği, sözleşmelerin tüm yargılama boyunca dosyada bulunduğu, sözleşmelere ilişkin iddiasıda Dairemizin ilamında karşılandığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle HMK'nın 375/1,(ç) bendindeki şart oluşmadığından mahkemece, yargılamanın iadesi talebinin reddi kararında hata bulunmamaktadır. Davacının istinaf dilekçesini ileri sürdüğü diğer hususlar ise davanın esasına yönelik olduğundan ve yukarıdaki tespit karşısında, yargılamanın iadesi talebi kapsamında değerlendirilmesi imkanı yoktur. Açıklanan nedenlerle,yargılamanın iadesi koşulları bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Yargılamanın iadesini talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK'nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/02/2026