(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/19787 E. , 2013/20430 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 17/07/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 18/07/2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş; tanık ...'nin talimat yoluyla ifadesinin alındığı Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2011 tarihli duruşma tutanaklarında hakim imzas…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/19787 E. , 2013/20430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 17/07/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 18/07/2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş; tanık ...'nin talimat yoluyla ifadesinin alındığı Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/05/2011 tarihli duruşma tutanaklarında hakim imzasının bulunması nedeniyle ilk iki sayfasında zabıt katibi imzasının bulunmaması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir. Katılan ...'ın 1976 tarihinden beri tapuda annesi Fatma adına kayıtlı olan evde ikamet ettiği, annesi öldükten sonra kardeşleriyle aralarında mal paylaşımı yapmadıkları, katılan ile kardeş olan sanık ...'nin, resmi nikahlı eşi olan diğer sanık ... ile birlikte katılanın Ankara'da bulunduğu sırada katılanın oturduğu evin giriş kapı kilidini çilingir marifetiyle değiştirip katılanın rızası hilafında eve girdikleri, ayrıca evin bahçesinde bulunan ara kapıyı kırdıkları ve bu şekilde mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda ; Katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ; 1-Sanık ...'nin dayısı olan tanık ...'in tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı olduğu hatırlatılmadan, yemini yaptırılarak dinlenilmesi sureti ile CMK'nın 45. ve 51. maddelerine aykırı davranılması, 2-Katılanın aşamalardaki tutarlı anlatımları, tanık ifadeleri, suça konusu evin elektrik ve su faturaları ile emlak vergisinin katılan tarafından ödenmesi, keşif ve bilirkişi raporu, suça konu eve ilişkin fotoğraflar ile tüm dosya kapsamına göre, katılanın, kardeşi olan sanık ...'nin de hissedar olduğu ve miras yolu ile intikal eden suç konusu taşınmazı 1997 yılından itibaren annesi ile birlikte kullandığı, bilahare annesinin 1999 yılında vefatından sonra da bu evi kullanmaya devam ettiği, kış ayları dışında ve suç tarihini kapsar şekilde bu evde yaşadığı, dolayısı ile suça konu evi suç tarihinde fiilen kullandığı anlaşılan katılanın rızası bulunmaksızın, 2005 yılından itibaren bu eve girmeyen her iki sanığın, olay günü katılanın oturduğu dairenin giriş kapısı kilidini değiştirip içeri girdiklerinin ve evin bahçesindeki ara kapıyı kırarak zarar verdiklerinin anlaşılması karşısında, atılı her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, sanıklarda suç kastı bulunmadığından bahisle, oluşa ve dosya kapsamına uymayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.