4. Ceza Dairesi 2020/34917 E. , 2023/15428 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (527…
**4. Ceza Dairesi 2020/34917 E. , 2023/15428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, şikâyetçinin aşamalardaki beyanları arasında çelişki olduğundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz önünde bulundurularak beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın şikâyetçilerin avukat olduğunu bildiğine yönelik dosya kapsamında delil bulunmaması ve sanığın aşamalarda avukat katibiyle tartıştığına yönelik beyanlarda bulunmuş olması dikkate alındığında, sanığın şikâyetçilerin şahsına yönelik hatasının kaçınılmaz - esaslı bir hata olduğu ve bu halde 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği, olay tarihinde şikâyetçiler tarafından yapılmak istenen muhafaza işleminin usul ve Yasaya uygun olup olmadığı hususunda eşyaların niteliği göz önünde bulundurulmak ve gerekirse bilirkişi raporu da aldırılmak suretiyle tüm deliller göz önünde bulundurularak haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının usul ve Yasaya aykırı olduğu, belirtilen ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiği vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR