7. Hukuk Dairesi 2013/26688 E. , 2013/23023 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 127 ada 7 parsel sayılı 53650,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras...na, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar...... ve ... adına tespit edilmiştir. Da
**7. Hukuk Dairesi 2013/26688 E. , 2013/23023 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 127 ada 7 parsel sayılı 53650,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras...na, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar...... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ...ve ... miras...na ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın babaları...mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine dava konusu 127 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece kesin süreye uyulmadığı gerekçe gösterilerek davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü uyarınca reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünde taraflardan her birinin dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak zorunda olduğu, hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderler mahkeme veznesine yatırılmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacağı açıklanmıştır. Bu hükmün amacı, verilen ara kararlarının ciddiyet ve özenle yerine getirilmesini sağlamak, bu yolla davaların uzun süre elde kalmasını önlemektir. Hakim tarafından verilen kesin süre içinde gereken giderleri vermeyen taraf sadece gider yapılmasını gerektiren işlemin yapılması isteminden vazgeçmiş sayılır. Davadaki bütün istemlerinden vazgeçmiş sayılamaz. Bu olgunun sonucu olarak da verilen kesin süre içinde gereğinin yapılmaması halinde gider yapılmasını gerektiren işlemin niteliği ve davanın sonucuna etkisi gözetilerek mevcut delillere göre karar verilir. Kesin süreye uymamanın doğurduğu bu ağır sonuç gözetildiğinde, kesin süreden söz edilebilmesi için ara kararında yapılması gereken işlerin neler olduğunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde tam olarak açıklanması, yatırılması istenilen giderlerin miktarının ara kararında ayrıntılı olarak gösterilmesi, verilen sürenin giderin temin edilip yatırılabilmesi için makul ve yeterli uzunlukta olması, gider yatırılmamasının sonuçlarının taraflara açıkça anlatılması ve tarafların bu konuda uyarılması zorunludur. Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. Taraflara veya güvenlik kuvvetlerine tanıkların taşınmaz başında hazır edilmesi gibi bir zorunluluk yüklenemeyeceğinden keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin taraf tanıklarına ve bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle mahkeme heyeti yolluğu, bilirkişi ve tanıklara ödenecek ücret ve davetiye giderleri ile araç ücretinin tespit edilmesi, davetiye tebliğinin zaman alacağı da gözetilerek davetiye giderlerini yatırması için verilecek sürenin diğer giderlerin yatırılması için verilecek süreden daha kısa belirlenmesi, ispat yükü üzerinde olan tarafa belirlenen mahkeme heyeti yolluğunu, araç ücretini, bilirkişiler ve tanık ücretlerini, bilirkişi ve tanıklar adına çıkartılacak davetiye giderlerini, karşı tarafa da dinletmek istediği tanıkları için belirlenen ücret ve davetiye giderlerini mahkeme veznesine yatırmaları için kesin süre verilmesi, davetiye giderlerinin yatırılması halinde öncelikle bilirkişi ve tanıklar adına davetiye çıkartılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında mahkemece 02.03.2012 günlü oturumda taşınmaz başında keşif yapılmasına karar verilerek 09.05.2012 günü keşif günü ve saat 10.00 keşif saati olarak belirlenmiş, belirlenen saatte keşfe gidilemediği için mahali bilirkişilerin keşif mahallinden ayrıldığını öne sürerek davacı vekilinin mazeret dilekçesi vermesine rağmen aynı gün saat 15.30'da keşfe gidilip davacı tarafın yokluğunda keşfin yapıldığı, keşif sonrasında davacı vekili istifa dilekçesi verdiği halde bu dilekçe de davacı asillere tebliğ edilmeden yargılamaya devam olunup hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan mahalli bilirkişilere ve tanıklara davetiye de çıkartılmadığı Jandarma Komutanlığı'na yazı yazıldığı, ayrıca mahkemece belirlenen saatte keşfe gidilmediği, davacı vekilinin mazeret dilekçesine rağmen daha sonraki bir saatte keşfin icra edildiği gözetildiğinde somut olayda kesin süre sonuçlarının uygulanamayacağı gibi davacı tarafın savunma...nın kısıtlandığı da kuşkusuzdur. Hal böyle olunca yukarıdaki ilkeler ışığında yeni bir keşif günü belirlenmesi, davacı tarafa keşif giderlerini depo etmesi için yeniden ve az yukarıda açıklanan yöntemine uygun biçimde kesin süre verilmesi, keşif giderleri yine yatırılmadığı taktirde şimdiki gibi hüküm kurulması, keşif giderleri yatırıldığı taktirde taşınmaz başında keşif yapılarak iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken açıklanan bu olgular gözardı edilerek usulüne uygun olmayan ara kararına dayanılarak ve davacı tarafın savunma... da kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek davacılara iadesine 23.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.