T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1535 - 2025/1759 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1535 KARAR NO : 2025/1759 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/434 E. - 2023/249 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1535 - 2025/1759 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1535 KARAR NO : 2025/1759 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/434 E. - 2023/249 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2023 tarih ve 2022/434 E. - 2023/249 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin WIPO üzerinden dosyalanan 2022/028716 (uluslararası marka tescil no: 1645616) sayılı “...” marka başvurusunun, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(b) maddesi kapsamında reddedildiğini, ret kararı üzerine müvekkilleri tarafından YİDK nezdinde itiraz edildiğini, 2022/M-11371 sayılı karar ile itirazın ve başvurunun reddine karar verildiğini, oysa, müvekkilinin 1412877 tescil numarası ile 1 Ağustos 2016 yılından beri 7, 9, 10, 11, 12, 20, 28, 37, 42 ve 45. sınıflarda WIPO nezdinde tescilli olan “...” markasının sahibi olduğunu, 2018 69750 numarasıyla aynı sınıflarda ülkemizde de tescil edildiğini, müvekkilinin ... markasını, ürün ambalajlarında ve ürünlerin reklam kampanyalarının arka fonu olarak kullandığını, zaman içerisinde aynı renklerden oluşan markayı daha ince bir şerit halinde kullanmak istediğini, WIPO nezdinde 27.10.2021 tarihinde 7, 9, 10, 11, 12 37, 42 ve 44. Sınıflar için 1645616 numarasıyla başvuruda bulunduğunu, davaya konu markanın aynı zamanda Avrupa Birliği (EUIPO) nezdinde de 018519510 numarası ile 28/01/2022 tarihinden bu yana tescilli olduğunu, müvekkillerinin dava konusu 2022/028716 başvuru numaralı markasının kırmızı, mor, mavi ve yeşil renk tonlarından oluştuğunu, “Pantone” bilgilerinin, müvekkilleri tarafından Avrupa Birliği (EUIPO) nezdinde yapılan başvuru belgesinde yer aldığını, markanın yurt dışındaki kullanımına ilişkin bir takım bilgi ve delilleri sunduklarını, “...” markalı ürünlerinin paketlemelerinde de dava konusu markayı aktif bir şekilde kullandıklarını, marka başvurusunun 6769 sayılı SMK 5/1-b bendi kapsamında reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2022-M-11371 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı firma adına tescili talep edilen renk markasının tüketici nezdinde dekoratif bir unsur olarak algılanacağını, ilgili ibarenin SMK 5/1-b maddesi anlamında tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu renk markası incelendiğinde, söz konusu şerit olarak gözükmekte olan renk skalasının, markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıfların hedef tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacağını, davacı tarafın 1412877 tescil numarası ile 01/08/2016 tarihinde beri tescilli olan renk markasının Kurum nezdinde tesciline izin verildiğini, her somut olayın kendi özelliklerine ve koşullarına göre ayrı ayrı yapıldığını, 1412877 blok halinde bir marka olarak algılanmasının mümkün olabileceğini, dava konusu ibarenin tüketici nezdinde dekoratif bir unsur olarak algılanıp görüleceğini, davacı tarafın iddialarının aksine Kurumun vereceği kararlarda, yurt dışındaki ulusal veya bölgesel bir marka tescil otoritesinin kararı ile bağlı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2022/028716 sayılı markanın 7, 9, 10, 11, 12, 37, 42, 44. Sınıflarda tescilinin talep edildiği, marka kompozisyonuna bakıldığında, yatay bir şerit halinde farklı renklerin birleştirilmesinden oluştuğu, şeritteki renk kesitlerinin birbirlerinden farklı geometrik özellikler içerdiği, bu hali ile fark edilebilir, tasvir edilebilir renk geçişlerinin bulunduğu, herhangi bir biçime bağlı olmaksızın, sadece seçilen renk kombinasyonunun tescile konu edildiğinin söylenemeyeceği, davaya konu marka sadece renklerden oluştuğu görülmüşse de belli bir entelektüel çaba ve tasarım öğeleri içerdiği, renklerin sunumunda kendine özgülüğün bulunduğu, bu hali ile renk aranjmanı değil renk öğesi içeren ... unsuru olarak da kabul edilebileceği, baskın renk öğeleri içeren bu şeklin tescile konu edilen mal/hizmetler için olağandışı olduğu, malın (veya hizmetin) bizatihi kendisi ve tabiatıyla özdeş ya da mal (veya hizmet) ile fonksiyonel açıdan bağlantılı olmadığı, davaya konu markanın, tescili talep edilen sınıflar açısından, 6769 s. SMK m.5/1-(b) kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini taşımadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022/M-11371 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yaygın bir kullanın sonucu ayırt ediciliği ortaya konulmamış ve istinafa konu mahkeme kararında kullanım sonucu ile ayırt edicilik elde edildiği konusunda hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmayan renk kombinasyonu markasının, tüketici nezdinde dekoratif bir ibare olarak yani 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5/1-b anlamında ayırt edici olmayan bir ibare olarak değerlendirileceğini, söz konusu renk markasının bir şerit olarak ilgili tüketici kesimi tarafından algılanacağını ve ibare tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler yönünden ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacağını, somut olayda davacı tarafça markanın tescil edilmek istendiği sınıflarda ibarenin yaygın kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının ispat edilemediğini, davacı markasının hiçbir kriteri sağlamadığını, dava konusu ibarenin SMK 5/1-b maddesi anlamında tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin herhangi bir ulusal ya da uluslararası kurum yahut kuruluşun görüş veya kararlarıyla doğrudan ya da dolaylı biçimde bağlı olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, somut olayda davacı yanın dava konusu markayı tanıtım öğeleri ve ürün ambalajlarında kullandığı, bu nedenle de dekoratif olarak kabul edilemeyeceği, tescili istenen sınıflar açısından ilgili tüketici kesiminin, makul düzeyde bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı ortalama tüketiciler olduğu, hedef tüketici / ilgili kesimin algısında ayırt edilebilme işlevini yerine getirebileceği, davaya konu markanın, tescili talep edilen sınıflar açısından, 6769 s. SMK m.5/1-(b) kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini taşımadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.