T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1470 - 2025/1864 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1470 KARAR NO : 2025/1864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2023 NUMARASI : 2022/251 E. - 2023/250 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet'in Tespiti, Men-i , Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1470 - 2025/1864 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1470 KARAR NO : 2025/1864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2023 NUMARASI : 2022/251 E. - 2023/250 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet'in Tespiti, Men-i , Maddi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/04/2023 tarih ve 2022/251 Esas - 2023/250 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin ülke genelinde batarya ve çeşitli telefon aksesuar ürünleriyle öncü firmalardan olduğunu, müvekkili şirketin hem kendi internet sitesi üzerinden hem de çeşitli platformalar aracılığıyla online satış yaptığını, davalı şirketin ise yer sağlayıcı olarak kurmuş olduğu internet sitesi üzerinden tüketicilerden memnun kalmadıkları her türlü iş, alışveriş ve hizmet için şikayet oluşturabilecekleri bir düzen oluşturduğunu, tüketicilerin genel olarak yapmış oldukları alışverişlerin hem satış öncesi hem de satış sonrası hizmetlerinden, ürünlerden her türlü şikayetini veya yaşamış oldukları olumsuz deneyimlerini ve çözümlenmesini istedikleri sorunları markaya iletmek yerine www.....com sitesine ilettiğini, şikayet sitelerini işleten şirketlerin, kendi web sitesinde diğer ticaret şirketlerinin unvanları, markaları gibi ayırt edici işaretlerini hak sahiplerinden izin almaksızın kullandığını, söz konusu şikayet sitelerinin, hedef kitle tarafından kolaylıkla görülen bu marka veya unvanlar altında şirketler veya bunların ürünleri hakkında şikayet yazılmasına ortam hazırladığını, müvekkili şirketin beş yıldan fazla süredir davalının üyelik sözleşmesine dahil olmak durumda kaldığını, 10 Kasım 2021 tarihinde davalıya gönderdikleri ihtarname ile site üzerinde ücret karşılığı kullandırılmaya çalışılan tüm yetki ve ayrıcalıkların haksız rekabete yol açtığı gerekçesi ile ücretsiz kullanım hakkının talep edildiğini, davalının bu taleplerini reddettiğini, davalının üye olanlarla üye olmayanlara yaptığı farklı uygulamaların haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men'ine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00'TL nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yer sağlayıcısı olduğu platformda tüketicilerin sorunlarını ifade etmelerine imkan tanırken, hiç bir firmanın da kasten zarara uğratılmasına aracılık ve müsaade edilmediğini, bir kişinin şikayet yazabilmesi için öncelikle gerçek bir telefon numarası bildirmesi gerektiğini, zira bu telefon numarasına gönderilen doğrulama kodu girilmeden hiç kimsenin şikayet yazamadığını, böylece şikayet yazan kişinin gerçek kimliği kolayca tespit edilebilirken, her önüne gelenin istediği gibi şikayet yazmasının da önüne geçilmiş olunduğunu, şikayet yazandan hakkında şikayet yazdığı firmanın müşterisi olduğunu kanıtlaması istendiğini, buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edemeyen şikayetçinin şikayetinin de kaldırıldığını, aslında bu uygulamayı davacı firmanın da gayet iyi bildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının, anayasal haklardan olduğunu, TMK ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engelenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça "www.....com" sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının başlı başına haksız rekabet olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmadığı gibi, taraflar arasında üyelik sözleşmesinin bulunma zorunluluğunun da bulunmadığı, davacının 04/07/2022 tarihli dilekçesi ile haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği eylemleri tek tek açıkladığı, davalı tarafta yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacının iddiasının aksine, hakkında yazılan şikayetlere doğrudan cevap verebildiği, yazılan şikayetlerin davacıya iletildiği ve açıklama yapma imkanı verildiği, ücretli ve ücretsiz üyelik tipleri ile cevap verme sürelerinin uzaması ya da kısalması arasında teknik anlamda bir korelasyon/bağlantı kurulamadığı, böylelikle, davalının haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığı, dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirtikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve bu özgürlüğün kullanımı adına yapılan yazışmaların TTK uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının yer sağlayıcısı olduğu internet sitesinde tüketiciler tarafından yazılan şikayet içeriklerinin doğru olup olmadığının araştırılmadan kötüleyici , yanıltıcı beyanların yazılması veya tam tersine hedef alınan şirket ürünleri hakkında övücü ifadeler yazılmasının piyasadaki rakiplerine nazaran gerçekte olmayan daha alt veya daha üstün bir konuma çıkarılma sonucunu doğurabileceği, hakkına şikayet yazılan ve ücretli üyeliği bulunmayan şirketlerin bunları yazanların kimliklerini öğrenmediğinden, yazan kişilerle doğrudan muhatap olup iddialarının gerçek olup olmadığını da öğrenemediklerini, şikayet edilen firmaların ücretli üye olmadan kural olarak sitenin sayfasından doğrudan cevap yazamadığını, ücretli üyelerin ise hemen cevap verebildiklerini, müvekkilinin 5 yıldan fazla süredir davalı Şirketin üyelik sistemine dahil olmak zorunda kaldığını, davalı taraftan ücretsiz kullanım talep edilmesine rağmen kabul edilmediğini, ücretli üye olmayanların davalı Şirketi aracı kılmadan hakkındaki şikayetlere doğrudan cevap veremediğini, bu durumun ücretli üyeler ile ücretli olmayan üyeler arasında şikayetlere cevap verme ve çözümleme hızı konusunda çok bariz bir zaman farkı yarattığını, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 26.11.20221 tarihli e-mail içeriğinin dahi davalının ücretli üyelere avantaj sağladığını ve bu surette haksız rekabete yol açtığını kanıtlar nitelikler olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça, dava ve 04/07/2022 tarihli dilekçelerinden anlaşılacağı üzere davalı tarafın yer sağlayıcısı olduğu internet sitesinde ücretli üyelerin şikayetçilerin kimlik ve iletişim bilgilerini kendilerine açılan panelde görebildiği ve şikayetlere doğrudan cevap yazabildiği, davalı tarafça ücretli üyelere tanınan bu avantajların haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüşse de; bizzat davalının söz konusu internet sitesi üzerinden inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda da detaylı şekilde açıklandığı üzere, davacının iddialarını ispatlayamadığı, davacının ücretli üye olmadığı dönemde hakkındaki şikayetlere cevap verebildiği, davacıya hakkında yapılan şikayetlerin ve şikayet edenin kimlik ve iletişim bilgilerinin bildirildiği, davacıya davalı tarafından gönderilen 26.11.2021 tarihli e-mail içeriğinde de davacı tarafça iddia edildiği gibi ücretli üyelere avantaj sağlandığına dair bir beyan bulunmadığı, diğer yandan davalı şirketin yer sağlayıcı olması nedeniyle yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 435,50-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.