16. Ceza Dairesi 2016/1780 E. , 2016/3567 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Cumhurbaşkanına hakaret Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 299/1, 299/2, 62, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan ya…
**16. Ceza Dairesi 2016/1780 E. , 2016/3567 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Cumhurbaşkanına hakaret Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 299/1, 299/2, 62, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.05.2016 tarihinde üye ...'un karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: 1- Sanık vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada dinlenen ses bandı içeriğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde yazılı hale getirilerek dosyada bulundurulmaması, 2- Sanığın ana muhalefet partisi olan ...'nin ...İl Başkanı olup siyasi bir kişiliktir. Mağdur ise seçimle göreve gelmiş olan Ülkemizin Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı siyasi bir düşünceyi temsil eden bir siyasi parti başkanlığından seçimle göreve gelmesi ve halen aynı siyasi düşüncenin manevi temsilcisi olarak algılanması nedeniyle önceki Cumhurbaşkanlarından farklı olarak devleti temsil makamında bulunmak yanında fiilen siyasi bir kimlik taşımaktadır. Sanık 25.03.2015 tarihli Kayseri Ülker Gazetesinde yayınlanan konuşmasında; genel olarak mağdurun ülke yönetimiyle ilgili politika faaliyetlerini eleştirmiş ve bu mahiyetteki konuşması sırasında “... tüm müslüman ülkelerini karıştıran bir deccal kendisi bir şeytan ...” şeklinde sözler sarf ettiği tahmin edilmektedir. Anayasanın 26. ve AİHS'nin 10. maddesi düşünce açıklamayı ve ifade özgürlüğünü teminat altına almıştır. AİHM'nin sözleşmenin 10. maddesinin siyasi kişilerin ve devlet başkanlarının eleştirilmesi konularında uygulanmasına ilişkin vermiş olduğu kararlar, bu maddelerin yorum ve açıklanmasında yol gösterici olacaktır. ... – İspanya davasındaki gerekçesine göre; İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşulunu oluşturmaktadır. 10. maddenin 2. fıkrasının hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğü, sadece kabul edilen zararsız ya da farklı olan bilgi ya da düşünceler için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerlidir: bunlar, demokratik toplumun onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereğidir. 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerekmektedir ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerekmektedir. ... Türkiye davasındaki gerekçesine göre;