T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1531 Esas KARAR NO: 2026/527 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/520 Esas - 2023/563 Karar TARİH: 10/07/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1531 Esas KARAR NO: 2026/527 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/520 Esas - 2023/563 Karar TARİH: 10/07/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı yana taşıma hizmeti verildiğini, bu hizmet karşılığında davacı tarafından davalı yana 20 adet faturaların kesildiğini, davalı tarafından davaya konu faturaların ödenmediğini bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın talep ve iddialarının kabulü mümkün olmayıp mahkemece reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete hizmet sağladığını iddia ettiğinden fatura miktarı tutarında hizmet sağlayıp sağlamadığını ispat yükü alacaklıda olup hizmetin verildiğini ispata yarar hiçbir belge sunamamış olduğunu, fatura içeriğindeki hizmet müvekkiline sağlamamış , fatura miktarını neye göre hesapladığı anlaşılır olmayan, iddiasını ispata yarar mahkeme dosyasında hiçbir delil sunamayan davacının davasının reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talebi ihtilaflı olup, hukuki yargılamayı gerektirdiğinden davacının davasının reddi halinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tutara işletmiş olduğu faize itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğinden alacağa faiz işletilemeyecek olup bu yönüyle de işlemiş faize ve faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/07/2023 tarih ve 2022/520 Esas - 2023/563 Karar sayılı kararında; "....Tarafların iddia ve savunmaları, sözleşme, takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla alınan bilirkişi kök ve ek raporu, tarafların ba-bs formları ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya hava taşıma hizmeti verildiği ve hizmet karşılığı tanzim edilen faturaların ödenmediği iddiası ile davacı tarafından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe yönelik itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile hizmet almadığını beyan ettiği, ancak davalının, davacı tarafından tanzim edilen faturaları defterine kaydettiği, bu nedenle hizmet almadığı savunmasının yerinde görülmediği,Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 145.751,55 TL asıl alacak ve 7.725,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.477,13 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, raporların dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli bir şekilde hazırlanmış olması nedeniyle bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile davalının ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 145.751,55 TL asıl alacak ve 7.725,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.477,13 TL yönünden iptali ile 145.751,55 TL'lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 15,75 oranında faiz uygulanarak takibin talepnamedeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen toplam 153.477,13 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.695,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından icra takibi dayanağı faturalara konu hizmetin verilmediğini ve faturaların tebliğ edilmediğini, davalının icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğini ve işlemiş faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, yapılacak inceleme sonucunda davacının alacaklı olmadığı anlaşılacağından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalıya dava konusu icra takibi dayanağı faturalara konu uluslararası hava taşımacılığı hizmeti verilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava konusu icra takibi dayanağı faturalara konu uluslararası hava taşımacılığı hizmetinin verilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili takibe konu faturalardaki hizmetin verilmediğini savunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü noktasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 145.571,64 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından faturaların itiraz edilmeksizin kabul edilerek ticari defterlerine kaydedilmesi ile faturalara konu hizmetin verildiğini kabul ettiğine dair davacı lehine karine oluştuğu, karinenin aksinin ve fatura bedellerinin ödendiğinin davalı tarafından yazılı olarak ispat edilmediği, alacağın her iki tarafın ticari defterleri ve faturalar ile likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu, taraflar arasında akdedilen Abone Cari Hesap Sözleşmesi"nin II/1 maddesi uyarınca vade belirli olduğundan bilirkişi raporu ile hesaplanan işlemiş faiz miktarına hükmedilmesinin isabetli olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin tarifeye uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.484,02 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.625,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.859,02 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.