11. Hukuk Dairesi 2010/13575 E. , 2012/19253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/07/2010 tarih ve 2008/318-2010/289 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işi
**11. Hukuk Dairesi 2010/13575 E. , 2012/19253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/07/2010 tarih ve 2008/318-2010/289 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. ... .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri içerisinde ağırlıklı olarak “kanatlı orak makinesi” bulunan tarım makineleri üretip sattığını, davalı tarafın ise, kamuya mal olmuş bu ürünü “kanatlı orak makinesi tabla taşıma tekerinde yenilik” adı ile faydalı model olarak tescil ettirdiğini ve hak sahibinin kendisi olduğundan bahisle müvekkiline ihtarname gönderdiğini, davalı adına tescil edilen faydalı modele konu buluşun yeni olmadığını ileri sürerek, TR 2002-01995 U numarası ile TPE nezdinde kayıtlı olan faydalı model tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın dayandığı faturalarda yazılı ürünlerin “Ekin Biçme Makinesi ve Orak Makinesi” olup, müvekkilinin bu makineler üzerinde bir hak iddiası olmadığını, müvekkili adına faydalı model olarak tescil edilen ürünün ise “Kanatlı Orak Makinesi Tabla Taşıma Tekerinde Yenilik” olup, davacı tarafından taklit edildiğini, müvekkilinin kendi üretimi olan ürünün yeni olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu faydalı modelin başvuru tarihinden önce yayınlanmış ve kamuoyunca erişilebilir dökümanlarına göre yeni olduğu gibi ayrıca dava dosyasında yer alan dökümanların da yenilik vasfını kaldıracak nitelikte bulunmadığı, davalı adına tescili faydalı modelin hükümsüz kılınmasını gerektirir koşulların varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı adına tescil edilen ‘Kanatlı Orak Makinesi Tabla Taşıma Tekerinde Yenilik’ ibareli faydalı modelin yeni olmadığını, piyasada ‘Kanatlı Orak Makinesi’ adıyla uzun süreden beri mevcut bulunduğunu ileri sürmüştür. 551 sayılı KHK’nin 154 ncü maddesi uyarınca bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 156 ncı maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10 ncu madde anlamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model belgesi verilerek korunurlar. 551 sayılı KHK’nin 156 ncı maddesi hükmünü göre de, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya başka bir yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Anılan düzenlemeden anlaşılacağı üzere, buluşun faydalı model belgesine bağlanması için, Türkiye’de ve dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, başka bir anlatımla mutlak yeni olması koşulu kabul edilmiştir. Bu husus, kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla, faydalı modelin hükümsüzlüğü davasında yeni olup olmadığı hususu mahkemece re’sen dikkate alınmalı, tarafların bildirdikleri kanıtlarla birlikte 551 sayılı KHK’nın 154., 155. ve 157. maddeleri hükümleri çerçevesinde araştırma yapılmalı ve gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü alınarak bu husus açıklığa kavuşturulmalıdır. Somut uyuşmazlıkta mahkemece bozmaya uyulmuş, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili, bozmanın gereği olarak alınan bilirkişi raporunun teknik değerlendirmeler itibariyle yeterli olmadığı yönünde esaslı itirazda bulunmuş, ayrıca sonradan ulaşabildikleri ve davalının tescilinden daha önce tescili yapılmış 2001 tarihli ve 02350 numaralı faydalı modelin de aynı buluşu içerdiğini bildirerek ek rapor alınmasını istemiştir. Davacı vekilinin itirazında bahsettiği dava dışı firma adına tescilli faydalı model de ‘Tabla Döner Tekeri Kızaklı Kanatlı Orak Makinesi’ adını taşımaktadır. Her ne kadar bu kanıt sonradan sunulmuş ise de buluşun yeni olup olmadığı hususu, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen araştırılacağından dikkate alınması zorunludur. Ayrıca, davacı vekilinin rapora yönelik esaslı itirazları da giderilmelidir. Bu durum karşısında, davacının rapora yönelik itirazları ile sonradan sunduğu önceki tarihli faydalı model belgesi dikkate alınıp, anılan faydalı model belgesi ile itirazlar çerçevesinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, davalı adına tescil edilen faydalı modelin konusu buluşun yeni olup olmadığının tereddüde neden olmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.