İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Çin'de yerleşik Wuhan firmasından buhar kazanı satın aldığını, emtianın Şangay limanından İstanbul'a fiili taşıyıcı ... firması tarafından taşındığını ve davalının taşıyıcının acentesi olduğunu, konişmentoda kayıt düşüldüğü üzere malların "...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/1708 KARAR NO : 2025/1635 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2022 NUMARASI : 2021/90 Esas - 2022/299 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Çin'de yerleşik Wuhan firmasından buhar kazanı satın aldığını, emtianın Şangay limanından İstanbul'a fiili taşıyıcı ... firması tarafından taşındığını ve davalının taşıyıcının acentesi olduğunu, konişmentoda kayıt düşüldüğü üzere malların "... Prepaid" yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve .../... (yük konteynerden yük terminali-gcçici depolama yerinde boşaltılmış) teslim şekli ile taşıma taahhüt edildiğini ve taşımanın gerçekleştiğini, taşıyan yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam etmekte olduğunu,yük İstanbul Ambarlı Limanına vardığında davalı tarafından müvekkiline varış bildirimi yapıldığını, varış bildirimin de yükün tesliminin ... Geçici Depolamadan yapılacağı ancak faturalandırılan ücretlerin yükün tesliminden önce peşin ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, faturaya 07.05.2020 tarihinde itiraz edildiğini, konşimento üzerine düşülen ... Prepaid kaydı ile beraberinde teslim yerinin ise ..., yani konteyner geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceği şeklinde anlaşma yapıldığını, navlun bedeli ve sigortayı da içeren faturalar düzenlendiğini ve navlun ücretinin taşıyıcıya taşıma başlamadan önce ödendiği veya varma yerinde gönderilenden açıkça talep edilmeyeceğinin bildirildiğini, ancak davalı firma tarafından kesilen fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğinden bu bedellerin müvekkili tarafından ihtirazi kayıtla ödendiğini, ... kaydı gereğince geçici depolama yerine teslim öncesi aşama için davalının müvekkiline yeni bir hizmet sunmasının mümkün olmadığını, zorunlu masraflar dışında ödeme talebinin navlun sözleşmesine aykırı olduğunu, müvekkilin 19.06.2020 tarihinde ihtirazi kayıtla ödediği fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin taşıyan acentesi olarak davacının emtiasının taşınmasına aracılık yaptığını, davacının yükünün bulunduğu konsolda ... firması tarafından bağlanan birçok taşıtana ait ürün bulunduğunu, tamamıyla aynı şartlarda anlaşma sağlandığını,fatura tarihi itibariyle ordino masrafı istenemeyeceğine dair bir düzenleme olmadığını, davacının delil olarak dayandığı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğünün 24.09.2020 tarihli yazısının, fatura tarihinden sonraya ait olduğunu, taşıyanın imzalayarak yükün teslimine rıza gösterdiğini ifade eden ordinonun, taşımacılıkta yükün teslimi için geçerli olduğunu, yapılan taşımanın tüm şartlarının ve masraf kalemlerinin fiili taşıyıcı ... tarafından belirlendiğini, müvekkilinin tahsil ettiği ücretleri fiili taşıyan ... firmasına,hizmet aldığı Belstar Shipping firmasına ve ... ... Shipping firmasına ödediğini, düzenlenen faturaların mahiyet itibariyle yansıtma özelliğinde olduğunu, yapılan masrafların taşıtan tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen faturaların, Çin'den İstanbul'a taşınan malların İstanbul Ambarlı limanına tahliyesini müteakip söz konusu taşımaya ilişkin olarak 19.06.2020 tarihli liman masrafı ve ordino açıklamalı 1.720,67-USD tutarlı fatura olduğu, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün 18.06.2020 tarihli beyannamesine göre eşya konteyner içinde gelmiş olup, ara konşimentoda taşımanın SE0042392Y sayılı konşimento tahtında yapıldığının kayıtlı olduğu, bu konşimentoya göre taşıyanın We- Can International Logistics adlı firma olduğu, konşimentoda yükün alıcısı ve ihbar edilecek kişi olarak ..., yükün teslimi için başvurulacak kişi olarak davalı şirketin kayıtlı olduğu, konşimentoda ...-... prepaid ...-... kaydı bulunduğu, bu kaydın, yükün yükleme limanında ... teslim edileceği anlamı taşıdığı, .../... veya ... to ... kaydının ise yükün ...'de teslim alınacağı ve ...'de teslim edileceği anlamına geldiği, ancak konşimentoda böyle bir kayıt bulunmadığı, aksine ...-... kaydı bulunduğu, eğer konşimentoda ... kaydı var ise tahliye limanı masraflarının alıcıya/taşıtana ait olduğu, ordino olarak anılan belgenin, yükün teslimi sırasında konişmento ile bağlantılı olarak aranan bir belge olduğu, bu göz önüne alındığında, dava konusu olayda davalının 30-USD ordino ücretini talep edilebileceği, dokümantasyon ücreti, bir gemideki malları göstermek için boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen evraklar ve kırtasiye anlamında olup, bu belgelerin düzenlenmesi için acente tarafından bir ücret talep edilmesinin uygun olmadığı, tahliye ücreti, gemiden boşaltma anlamında kullanılmakta olup, varış limanında taşıyanın acentesinin, liner-out konteynerler için tahakkuk eden tahliye ücretini, taşıyanın nam ve hesabına terminale ödediği, free-out, CY, ... gibi kayıtların olduğu durumlarda başka bir deyişle konteynerlerin gemiden tahliye ücreti bedellerinin normalde gönderilenden liman işletmesi tarafından tahsil ve talep edilmesi gerekirken,ülkemizdeki uygulamaya göre konteynerin gemiden tahliye edilmesi ücretinin acentelerden tahsil edildiği, somut olayda da davalı tahliye ücretini liman işletmesine ödediğine dair belge sunamamış ise de, 40 feetlik dolu bir konteynerin gemiden tahliyesi için gümrük müdürlüklerinin tarifeleri ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, 75 ile 175-USD talep edilebileceği, serbest dolaşım/ithalat geçici kabul ücreti, konteynerin limandaki gümrüklü sahadan çıkarılması ya da bu sahaya getirilmesi durumunda oluşan gümrükleme masrafı olup, konteynerin liman kapısından çıkış yapacak olması halinde, acente tarafından sisteme elektronik ortamda giriş yapılarak konteynerin geçici kabul işlemlerinin yapıldığı, ancak dava konusu konteyner parsiyel konteyner olup, içindeki yük zaten antrepoya tahliye edileceğinden, davalının ayrıca bir ekipman serbest dolaşım ücreti talebinin uygun bulunmadığı, terminal güvenlik hizmetinin, ülkemizin de üyesi olduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından yapılan düzenleme ile yürürlüğe girdiği, bu kapsamda mevcut uygulama içinde, terminallerin terminal güvenlik ücreti adı altında almakta oldukları ücretleri, ihracat yükleri için gemiye, ithalat yükleri için ise ithalatçıya ya da anlaşmaya göre acenteye fatura ettikleri, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik (ISPS) Kodu kapsamında alınması gereken tedbirler, uluslararası zorunlu bir uygulama olduğundan, bu kapsamda verilen terminal güvenlik hizmeti karşılığında ödenen ücretin davacıdan talep edilebileceği, bu ücretin konteyner içindeki 9 farklı yükün alıcısına paylaştırılması gerektiği, buna göre konteyner başına ISPS ücretinin 7-USD ila 12-USD arasında olabileceği, navlun peşin ödendiğinden davalının navlun bedeli talep edemeyeceği, davalının demuraj talebinin de parsiyel bir konteyner söz konusu olduğundan uygun bulunmadığı, davalının yakıt ayarlaması ile ilgili taleplerini ise belgelendiremediği, davalının dava konusu taşıma ile ilgili olarak ... geçici depoya ardiye, sundurma hizmet, sundurma terminal ton, sundurma terminal işçilik, sundurma terminal palet ücretlerini de ödediği, bu taşımada davalının konteyner içini boşaltmak için ayrıca ... Geçici Depo'ya bir ücret ödemediği, davaya konu konteyner içinde 9 farklı alıcıya ait yük olduğu anlaşıldığından, giderlerin paylaştırıldığı, davaya konu olayda 175-USD konteynerin gemiden tahliyesi, 12-USD ISPS ücreti ve 30-USD ordino ücretinin 9 farklı alıcıya paylaştırılması sonucunda davacının payına düşen miktarın 24,11-USD olduğu, neticeten davalının davacıdan tüm hizmetlerini kapsayacak şekilde konteyner konsalidasyon ücreti adı altında 200-USD talebinin uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.520,67-USD üzerinden devamına, kabul edilen tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 1.520,67-USD'nin %20'si oranında hesaplanan 2.245,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; mahkemece bilirkişi raporu kopyalanarak gerekçesiz karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usule ve hukuka aykırı bir biçimde düzenlendiğini, bilirkişi heyetinde lojistik alanında uzman bir bilirkişi yer almadığından, raporun hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin delil olarak dosyaya sunduğu belgelerin dava konusu ile ilgisi bulunmadığı yönünde hatalı tespitte bulunulduğunu, cevap dilekçesinde dava konusu taşımaya ait sunulan evraklar bilirkişiler tarafından dikkate alınmayarak, sehven daha sonra sunulan evrakların dikkate alındığını ve bunun taşımayla ilgisi olmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, davacı adına düzenlenen fatura tarihi itibariyle ordino masrafı istenemeyeceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu ücretleri fiili taşıyan firma ile hizmet aldığı firmalara ödediğini, taşımanın tüm şartlarının ve masraf kalemlerinin fiili taşıyan ... firmasınca belirlendiğini, müvekkilince fiili taşıyıcı ve diğer firmalara yapılan ödemelerin taşıtanlara ordino ve liman masrafı adı altında yansıtıldığını, müvekkili şirkete dava dışı firmalarca kesilen faturalar, tek bir yük için kesilmiş fatura olmayıp, tüm konteynerler için kesilen faturalar olduğu gibi, bu faturalara yapılan ödemelerin de toplu ödeme niteliğinde olduğunu, müvekkilince yapılmış olan ödemelerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, sunulan kayıtlardan, müvekkilinin davacıya yansıtmış olduğu ödemeleri zaten diğer firmalara yapmış olduğunun sabit olduğunu, mahkemece dosyaya sundukları belgelere itibar edilmediğini ve itibar edilmemesinin gerekçesinin de gösterilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından ithal edilen emtianın deniz yoluyla taşınması sonrasında emtianın teslim alınması için davalı tarafından verildiği iddia edilen hizmetler nedeniyle ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir."Ödeme yükümlülüğünün doğması" başlığını taşıyan TTK'nın 1203. maddesi; "(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur" şeklinde düzenlenmiştir.Navlun sözleşmesi, üçüncü kişi lehine bir sözleşmedir. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği, navlun sözleşmesi ile gönderilenin aleyhine borç yaratılması mümkün değildir. Gönderilen ancak navlun sözleşmesinde veya konşimentoda, gönderilen tarafından bir ödeme yapılacağı bildirilmiş ise ödeme yapmakla yükümlüdür. Gönderilenin yükü teslim alma hakkı, sözleşmede veya konişmentoda, yük üzerinde hapis hakkının doğumuna yol açmış olan bazı alacakların ödenmesi koşuluna bağlanabilir. Bu alacakların hangi alacaklar olduğu, tesellümün dayandığı sözleşme veya konişmentoda açıkça belirtilmelidir. Borcun üstlenip üstlenilmemesi noktasında kendisine ödeme yetkisi verilen kimse, serbest iradesiyle karar verir; ödemede bulunursa ancak o zaman asıl borçlu borcundan kurtulacaktır. Somut olayda; davacı tarafından Çin'de yerleşik Wuhan firmasından ithal edilen emtiaların dava dışı taşıyan tarafından deniz yolu ile taşındığı, konşimentoda yükün alıcısı ve ihbar edilecek kişi olarak davacının gösterildiği, emtianın varış yerine ulaşmasını müteakip teslimi aşamasında, davalı taşıyıcı acentesi tarafından verildiği iddia edilen hizmetlere ilişkin olarak davacıya hitaben 19.06.2020 tarihli 100-USD ordino, 1.602,67-USD liman masrafı ve 18-USD KDV olmak üzere toplam 1.720,67-USD tutarlı fatura düzenlendiği, davalı tarafından ödenmesi talep edilen fatura bedelinin davacı tarafından aynı tarihte ihtirazi kayıtla davalıya ödendiği, davalı tarafça, uluslararası gemi güvenliği, boşaltma bedeli, deniz navlunu, smdc, new bunker factor, ekipman serbest dolaşım, evrak masrafı ve benzeri adlar altında masraf kalemlerini içeren faturalar karşılığında fiili taşıyıcı ile hizmet alınan firmalara ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Konşimentodaki sıfatı bildirim tarafı olan ve navlun sözleşmesinin tarafı olmadığı anlaşılan davacı alıcının, dava konusu edilen giderlerden sorumlu olacağına ilişkin olarak konşimentoda bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca davaya konu edilmiş taleplerden bir kısmı da evrak masrafıdır. Konşimentonun ibrazı üzerine konşimentonun incelenmesi, gönderilenin haklı hamil olup olmadığının araştırılması, taşıyanın TTK'nın 1230. maddesinden kaynaklanan yükümlülüğü olduğundan, bu yükümlülüğü yerine getiren acentenin gönderilenden evrak masrafı adı altında ek bedel talep etmeye hakkı bulunmamaktadır. Bu hususta ticari hayatta dokümantasyon olarak da anılan, limanlardaki yük teslim talimat formu uygulaması Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/12/2018 tarihli kararına istinaden Bakanlıkça kaldırılmıştır. Dolayısıyla kaldırılmış bir uygulamadan dolayı da alacak talebinde bulunulamayacaktır. Bunun dışında taşıyanın taşıma borcunun ifasına yönelik olarak taşıyanın acentesi tarafından yapılan iş ve işlemlerin ücretlerinin gönderilenden talep edilmesi mümkün olmayıp, acente sadece gönderilene taşıyanı temsilen verdiği hizmetler dışında kalan hizmetlerin karşılığını talep edebilir. Davalının, müvekkili konumundaki taşıyandan bağımsız olarak verdiği hizmeti ispat etmesi gerekmekte olup, bu husus ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle,davacı alıcı sorumlu olduğu kanıtlanamayan diğer alacak kalemleri için de ihtirazi kayıtla davalıya yaptığı ödemeleri geri isteyebileceğinden mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 867,43-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 216,85-TL harcın mahsubu ile kalan 650,58-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 32,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025