Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/137 E. , 2024/857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/137 Karar No:2024/857 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. (...) ve ...Doğal Enerj
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/137 E. , 2024/857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/137 Karar No:2024/857 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş. (...) ve ...Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş.'nin (...) ilgili dönemde bağımsız yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında, mülga Seri:..., No:... sayılı Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in 5 ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği'nin 5 ve 8. maddeleri uyarınca hazırlanması gereken Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu'nun ...'in 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması sebebiyle 269.500,00-TL, ... Enerji'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almaması sebebiyle 269.500,00-TL ve ... tarafından Kurumsal Yönetim İlkeleri'nin 4.5.2 no'lu maddesinin gereklerinin yerine getirilmemesi sebebiyle 269.500,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 11/03/2014 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan ... Doğal Enerji Kaynakları Araştırma ve Üretim A.Ş. ve ... Metal Madencilik İşletmeleri A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunun Kurumsal Yönetim İlkelerine Uyum Raporu başlıklı bölümünde, ''SPK'nın 10/12/2004 tarih ve 48/1588 sayılı toplantısında alınan kararı gereğince, İMKB'de işlem gören şirketlerin faaliyet raporlarında ve internet sitelerinde yönetim ilkelerine uyumla ilgili beyan ve uyum raporlarına yer vermeleri uygun görülmüş ve bu çerçevede 2005 yılı genel kurulundan itibaren ''Kurumsal Yönetim İlkeleri Beyanı ve Uyum Raporları'' şirketin internet adresi ve faaliyet raporlarımız içinde yayımlanmıştır.'' şeklindeki ifadelere ve şirket hakkında genel bilgileri içeren soyut bilgilere yer verildiği, şirketlerin internet adresinde ise uyum raporu ile ilgili herhangi bir ibarenin yer almadığı ve ... Metal'in Kurumsal Yönetim Tebliği ekinde yer alan 4.5.2 no'lu ilke gereklerinin yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından ileri sürülen idari para cezasının üst sınırdan uygulanmış olmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, aynı nitelikteki ihlâller bakımından alt sınırdan idari para cezası verildiği iddiasına, Kurul'un idari para cezalarına ilişkin düzenlemesinin genel bir düzenleme olduğu ve her dosya kapsamının farklı olduğu, Kurulca takdir yetkisi kapsamı içinde genel sınırlara uyularak üst sınırdan idari para ceza verilmesinde ölçülülük ilkesinin ihlâl edildiğinin kabul edilemeyeceği; bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı iddiasına, yıllık faaliyet raporunun hazırlanması ve kurumsal yönetim açıklamalarının düzenlenmesi ve genel kurula sunulmasının, Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayıldığı, Kurumsal Yönetim İlkelerinde de bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumsuzluğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, duruşma talebinde bulunulmasına rağmen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun amir hükümlerine rağmen duruşma yapılmaksızın karar verildiği, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile duruşma yapılmadan verilen Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen "yargılamanın açık ve duruşmalı" yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın işleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir. Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesindeki “aleni yargılamanın” varlığı, zorunlu olarak “sözlü yargılama” hakkını da içerir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; üçüncü fıkrasında, duruşma talebinin, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, taraflardan birinin isteği üzerine, duruşma yapıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 01/03/2017 tarihinde ... İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçeyle bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinin 14/03/2017 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idarece dosyaya sunulan 12/04/2017 tarihli savunma dilekçesinin 24/04/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından verilen ve 24/05/2017 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına alınan savunmaya cevap dilekçesinde duruşma yapılması isteminde bulunulduğu hâlde, Mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hem Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan âdil yargılanma hakkına, hem de 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, usûl hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte eksiklik olarak değerlendirilmesi gereken bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektirmektedir. Bu itibarla, savunmaya cevap dilekçesinde duruşma yapılması istenilmesine rağmen, duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 19/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.