11. Hukuk Dairesi 2011/10920 E. , 2012/10109 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2010/3-2010/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek ka…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10920 E. , 2012/10109 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2010/3-2010/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Essen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 10.01.2005 tarihli, 6 O 3234/04 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “tenfiz mahkemesince yabancı mahkeme kararı üzerinden inceleme yapılarak tenfiz şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı ile benzer durumda olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan davalarda, bu kişilerin şirket ortağı oldukları gerekçesiyle TTK’nun 405/2. maddesine dayalı olarak alacak davalarının reddedildiği, buna rağmen davacıların tenfizini istedikleri yabancı mahkeme kararı ile alacağın hüküm altına alındığı, bu nedenle mahkeme kararları arasında çelişki meydana getirildiği, bu durumun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.