T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2020/1607 KARAR NO:2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/07/2020 NUMARASI:2019/835 Esas - 2020/334 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı veki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2020/1607 KARAR NO:2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/07/2020 NUMARASI:2019/835 Esas - 2020/334 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Davalı ile müvekkil banka arasında akdedilen Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi ve Çek Hesabı Açılış sözleşmesi gereğince davalı şirkete kredi kartı ve çek hesabı tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, kredi kartı harcama bedeli ve çek kanunu gereğince çeklerin ödenememesi nedeniyle oluşan banka zararından doğan zararların müvekkil banka tarafından ödenmek zorunda kalındığını, banka alacaklarının davalı tarafça süresinde ödenmemesi nedeniyle davalı borçluya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede toplam borcun ödenmesi için verilen sürenin bitim tarihi itibarı ile de borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket hakkında ... sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek, icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, dava dilekçesine karşı bir cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Bilirkişi tarafından alınan raporda ,'Çek kanunu gereğince, Banka kaynağından ödenmiş olan 4 adet çek yaprak bedelinden kaynaklanan alacak yönünden Davalının ... dosyasına yaptığı itirazın 40,12 T Asıl Alacak, 0,15 TL faiz ve 0,01 TL BSMV olmak üzere toplam 40,28 TL üzerinden iptalin gerektiği, toplam alacağın 40,12 TL olan asıl alacak kısmına takip tarihi olan 29.07.2019 tarihinden tahsiline kadar geçen günler için yıllık %24,00 gecikme (temerrüt) faiz oranı ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte hesaplanan tutarın ödenmesinin gerektiği, Kredi kartından kaynaklanan alacak yönünden itirazın 13.432,11 TL asıl alacak 948,30 TL Faiz ve 2,83 TL BSMV olmak üzere toplam 14.383,24 TL üzerinden iptalinin gerektiği, kredi kartından kaynaklanan alacağın 13.432,11 TL olan asıl alacak kısmına takip tarihi olan 29.07.2019 tarihinden tahsil gününe kadar geçin günler için %5 gider vergisi ile birlikte hesaplanan tutarın ödenmesinin gerektiği, 15 adet çek yaprağına ilişkin depo talibine konu alacak yönünden davacı bankaca davalı firmanın kullanımına sunulan 15 adet çek yaprağının davacı bankaya ibraz edilmediği, davacı bankaya henüz ibraz edilmemiş çek yaprakları nedeni ile dava konusu icra takibinde çek taahhüt bedeli olarak ( 29.07.2019 tarihi itibari ile, ) toplam 30.450,00 TL.nin depo edilmesinin talep edildiği, takip tarihinden sonra davaya konu 12 adet çekin davalı tarafından bankaya iade edildiği, taahhüt tutarının 6090 TL'ye düştüğü' şeklinde rapor sunulmuştur. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı takip borçlusunun ...Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin, 40,12 TL asıl alacak, 0,15 TL işlemiş faiz, 0,01 BSMV (çek yaprak bedeli); 13.432,11 TL asıl alacak, 948,30 işlemiş faiz, 2,83 TL BSMV ( kredi kartından kaynaklanan alacak); 6090 TL asıl alacak (çek yaprak bedeli), olmak üzere toplam 20.513,52 TL yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,8 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesi kararında kredi kartı asıl alacağı tutarı yönünden verilen kararın ve faiz hesaplamasının kabul edilebilir olmadığını, kredi sözleşmesi ile belirlenen faiz oranının borçlu tarafından kabul edilmiş olması nedeniyle, kredi faizi ve temerrüt faizi olarak daha yüksek olan sözleşmedeki faiz oranının uygulanması gerektiğini, Çek bedeli alacağına yönelik olarak, takip tarihinden sonra yapılan çek yaprağı iadelerinin davada dikkate alınmaması gerektiğini, zira davanın, açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihadının da bu yönde olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalı tarafından kullanılan kredi nedeniyle bakiye nakdî ve gayri nakdî alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yöneltilmiş olan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı vekili tarafından ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dosyası istinaf incelemesi aşamasındayken davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması nedeniyle İİK'nın 194.maddese uyarınca davanın durdurulmasına karar verilmiş; daha sonra davalı hakkındaki iflas karanın, İstanbul BAM 45. HD'nin 08.01.2025 tarihli, 2024/1980 E- 2025/13 K sayılı kararıyla kaldırıldığının bildirilmesi üzerine, bu kaldırma kararıyla davalının iflas hâli sona erdiğinden, istinaf incelemesine dosya üzerinden devam edilmiştir. Kaldırılan iflas kararıyla birlikte davacının önceki vekilinin görevi sona erdiğinden, karar başlığında davalı vekili gösterilmemiştir.Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararında, kredi kartı asıl alacağının miktarı ve faizin oranı bakımından kararı istinaf etmiştir. Kredi kartı alacağının miktarına dair somut bir gerekçe ortaya koymamıştır. Davacının davaya konu ettiği kredi kartı alacağının miktarı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak hesaplanmış ve bu hesaplama doğrultusunda 13.432,11 TL asıl alacak ile faiz ve ferilerine hükmetmiştir. Kredi kartı asıl alacağının miktarının belirlenmesinde hukuka ve sözleşme ilişkisine aykırılık görülmediğinden, ana paraya yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Aynı asıl alacağa uygulanan faiz miktarı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 5464 sayılı Kanun'un 43.maddesi uyarınca ... tarafından belirlenen azami kredi kartı faiz oranları esas alınarak belirlenmiştir. Kanun, kredi kartı faiz oranlarının belirlenmesinde ...'ye yetki vermiş olup ilan edilen bu oranlar emredici nitelikleri gereği öncelikle uygulanmalıdır. Yani sözleşmede daha fazla oran kararlaştırılmış olsa bile, davacı banka,...'nin belirlediği oranlardan daha fazla kredi kartı faizi işletemez. Yasa maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami sınırlar esas alınarak yapılan faiz hesaplamasında bankacılık mevzuatına aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Davacı vekili, çek yaprağı bedellerine ilişkin alacağı ile ilgili olarak, icra takibinden sonra davcıya iade edilmiş olan çek yaprakları bedellerinin düşülmemesi gerektiğini, takip anına göre davanın sonuçlandırılması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, takip talebinde 30.450,00 TL olarak gösterilen çek yaprağından kaynaklı alacağı bakımından, icra takibinden sonra 12 adedinin davacı bankaya iade edildiği, bu çek yaprakları bakımından davacının bir riskinin bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu çekler bakımından sorumluluk bedellerinin düşülerek verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 314,00 TL bakiye istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026