T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2188 - 2026/720 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ ( E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2188 KARAR NO : 2026/720 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Ma…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2188 - 2026/720 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ ( E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2188 KARAR NO : 2026/720 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/07/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/375E., 2021/562K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı şirkete yemek hizmeti verdiğini, davalı şirket hakkındaki konkordato mühlet kararından sonra düzenlenen faturalar için 100.000 TL ödendiğini, bakiye alacağın tahsili için Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2019/14665 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili özetle: Davalılar hakkında Ankara 2. ATM tarafından geçici mühlet ve kesin mühlet kararları bulunduğunu, konkordato komiserinin mühlet içinde adi ortaklığa ilişkin borçlandırma onay yetkisi bulunmadığını, davalılar hakkında icra takibi yapılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen 2020/376 E sayılı davada; Davacı vekili özetle: Müvekkili alacağının tahsili amacıyla, davalılar aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14667 Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve ferilerine itirazı sebebiyle takibin durduğunu, itirazın iptaline ve icra takibinin takip tarihindeki koşullarla devamına, davalı borçluların kötü niyetli olması nedeni ile icra dosyasındaki taleplerine uygun olarak davalılar aleyhine asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili özetle : Davalı tarafın alt yüklenici olduğunu, yapılan ödemelerin kesin olmayıp ara hak ediş niteliğinde olduğunu, faturanın kesilmesi ve defter kayıtlarına işlenmesinin davacıyı alacaklı yapmayacağını, kesin hesabın henüz yapılmadığını, kesin hesap durumunda iade faturası düzenleneceğini, bazı faturalar karşılığında hizmet verilmediğini belirterek yeni bir bilirkişi raporu alınmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince "... 28.02.2018 tarihinde yayımlanmakla yürürlüğe giren 7101 sy. Yasa'nın 16. maddesi ile değişik İİK'nın 287. maddesi gereği konkordato talebi üzerine mahkemece derhal 3 ay süre ile geçici mühlet verileceği, İİK'nın 288. maddesine göre ise geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, bu bağlamda kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK'nın 294/1. maddesi uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiç bir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Yasada ifade edildiği gibi mühlet kararı içinde borçluya karşı hiçbir icra takip işlemi yapılamayacaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan takipler başlatılan icra takip işlemleri geçersizdir. Somut olayda icra takiplerinin kesin mühlet süresi içerisinde başlatılmış olduğu anlaşıldığından, açılan davanın özel dava şartı noksanlığından usulden reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Asıl ve birleşen davadaki borçların doğum tarihinin geçici mühlet tarihinden sonra olması sebebiyle konkordatoya tabi olmadığını, mühlet kararından sonra doğan alacaklar için icra takibi yapılmasına da engel bir hal bulunmadığını, komiserler denetiminde iken yapılan faaliyete ilişkin olarak doğan borçların konkordatoya dahil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalılar tarafından yapılan itirazın en başından bu yana mesnetsiz iken, ilk derece mahkemesinin bu itiraza dayanarak vermiş olduğu hukuk dışı ret kararının kabulünün mümkün olmadığını, fatura borçlusunun konkordato talep eden tüzel kişi ve şahıs şirketinin oluşturduğu "adi ortaklık" olduğunu, adi ortaklığın alacak ve borçlarının konkordato kapsamında olmadığını, bu sebeple; Adi Ortaklığa izafeten başlatılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olduğunu, icra takibinde; icra takibinin adi ortaklığa izafeten başlatıldığının açıkça belirtildiğini, borçluların her türlü iş ve işleminin komiser onayına tabi iken; komiserler tarafından icra dosyalarına itiraz edilmesine ilişkin bir "onay" bulunmadığını, bu sebeple; usul ve yasaya uygun bir borca itirazdan söz edilemeyeceğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili davalılar vekil ile temsil edildiğinden vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; eksikliğin düzeltilerek vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. 1-6100 ayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/2. maddesine göre; "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Aynı Kanun'un 90. maddesinde, sürelerin kanunda belirtildiği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakimin kanundaki süreleri artıramayacağı veya eksiltemeyeceği; 92/2. maddesinde ise sürenin hafta, ay veya yıl olarak belirlendiği hallerde başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği belirtilmiştir. Somut olayda, gerekçeli karar ve davacı vekilinin istinaf dilekçesi davalılar vekiline 24.10.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf başvuru dilekçesi ise 09.11.2026 tarihinde verilmiştir. Yasal iki haftalık sürenin son günü 08.11.2021 akşamı dolmuş olup resmi tatil günü de değildir. Dolayısıyla istinaf başvuru dilekçesi iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra verilmiştir. Süresinden sonra yapılan istinaf istemleri hakkında, HMK'nin 346/(1). maddesi gereğince mahkemece bir karar verileceği gibi, aynı Kanun'un 352/(1)-c madde hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince de karar verilebileceğinden davalılar vekilinin süresinden sonra sunduğu istinaf dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2- ... ve Ticaret Limited Şirketi ve ... olarak 01.10.2018 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/701 esas sayılı dosya ile konkordato başvurusu yapılmış 01.10.2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiştir. 26.12.2018 tarihinde 2 ay süre ile ek geçici mühlet kararı; 28.02.2019 tarihinde 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiştir. 13.02.2020 tarihinde kesin mühlet süresinin 28.02.2020 tarihinden itibaren 3 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Son olarak mahkeme tarafından 20.05.2020 tarihli karar ile, mühletin bitiş tarihinin 28.05.2020 olduğu ancak 7226 sayılı Kanun' un geçici 1. Maddesi ve 29.04.2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı geregince davacı hakkında verilen kesin mühletin 28.05.2020 tarihinde sona erecek olması dikkate alınarak kesin mühletin sona erme tarihinin 22.08.2020 olduğunun tespitine karar verilmistir. 18.08.2020 tarihli celsede kurulan ara kararla da 22.08.2020'de sona erecek konkordato kesin mühletinin 1 ay uzatılmasın karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava konusu takipler 07.11.2019 tarihinde başlatılmıştır. İ.İ.K uyarınca geçici mühlet kararıyla birlikte borçluya karşı yeni takip yapılamaz ve başlamış takipler durur; ancak bu yasak kural olarak mühletten önce doğan borçlar içindir. Komiser onayıyla geçici mühlet kararından sonra doğan borçlar için takip yasağı uygulanmaz Mahkemece asıl ve birleşen davaya konu icra takibinin dayanağı olan faturaların geçici mühlet kararından sonra düzenlendiği gözetilmeden, konkordato komiserinin onayının bulunup bulunmadığı araştırılmadan, icra takiplerinin kesin mühlet süresi içerisinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca mahkemece, tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz araştırmaya dayalı olarak verilen kararda isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; kamu düzeni de gözetilmek suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davacının istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, 2-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/375E., 2021/562K. sayılı 13/07/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf yasa yoluna başvuranlara karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 5-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip