İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Davacı ile davalı şirket arasında ... seri nolu ... ... cihazının satışı için 17.850,00 TL bedel karşılığında satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 26/11/201…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1336 KARAR NO : 2026/174 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/05/2022 NUMARASI : 2020/329 Esas - 2022/509 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Davacı ile davalı şirket arasında ... seri nolu ... ... cihazının satışı için 17.850,00 TL bedel karşılığında satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 26/11/2017 tarihinde satın aldığı ... ... vücut kompozisyonu analiz cihazının 2 yıl garantisi olduğunu, 15/07/2019 tarihinde açılmaması nedeniyle garanti süresi içinde davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin diyetisyen olduğunu ve davaya konu makineyi işi için kullandığını, cihazın garanti kapsamında tamir içinde verildiği süre içinde müvekkiline muadil bir cihaz verilmemesi nedeniyle mesleki faaliyetlerini yerine getirmede zorluk çektiğini, cihazın son ve kesin teslim tarihi 25/09/2019 taleplerinin garanti kapsamında davalı şirkette olan cihazın tamir edilmiş bir şekilde müvekkiline teslimi, tamir edilemiyor ise sıfırı ile değiştirilmesi, aynı ürün ile değişimi mümkün değil ise müvekkilinin ödemiş olduğu 17.850,00 TL nin müvekkiline iadesini talep eden ihtarnamenin Kocaeli 6. Noterliğinin 10/09/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, ihtarnameye cevap olarak gönderilen Yenimahalle 1. Noterliğinin 01/10/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirketin vermiş olduğu cevapta garanti kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini bu hususun Türk Kanunlarınca kabul görmemekte olduğunu, davalının ihtarname cevabından sonra Bakırköy 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle davanın kabulü ile itirazın iptali, takibin devamı ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep ettiği davaya konu edilen cihazın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini, davaya konu cihaz ile ilgili garanti belgesinin dilekçe ekinde dosyaya ibraz edildiğini, cihazın garanti süresinin dolmasına kısa bir süre kala davacı tarafça arızalandığı gerekçesi ile müvekkili şirketin üretici firmanın servisine gönderildiğini, servisin yapmış olduğu inceleme sonunda cihazın üreticiden kaynaklanan bir nedenle arızalanmadığını yüksek voltaj nedeniyle bir elektriklenme arızasın yaşandığını buna dair olarak da garanti kapsamına dahil olmadığını bir tutanakla belirleyerek tamir yapılmadan müvekkili şirkete gönderildiği bu hususta dair yetkili servisin tanzim etmiş olduğu tutanağında dilekçe ekinde dosyaya ibraz edildiğini, bu tip cihazların yükse voltaj ve benzeri şebekeden kaynaklanan elektrik sorunlarına karşı mutlaka akım korumalı bir priz kullanılması gerektiğini ve bu sayede cihazların koruma altına alındığını, sigorta şirketlerin de bu tür özellik arz eden cihazlar ile evlerde dahi kullanılan beyaz eşya türünde cihazları ayrıca yüksek voltajdan kaynaklanan arızalara karşı sigortalamamakta olduğunu, yapılacak olar bilirkişi inceleme sonunda bu hususun tespit edileceğini, Neticeten, davanın reddine karar verilmesini ve %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları davalı tarafından davacıya satılan cihazın ayıplı olup olmadığı; ayıplı ise ayıbın üretimden kaynaklı olup olmadığı ve davalıya ödenen cihaz bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Her ne kadar dosyaya sunulan 18/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda cihazın bulunduğu yerde voltaj düzenleyici olmadığı, yüksek voltaj gelmesi durumunda akım korumalı prizin bulunmadığı da göz önüne alınarak ülkemiz genelinde elektrik voltajının yüksek ve düşük gelmesi durumunun söz konusu olduğu belirtilerek cihazın arızalanmasında davalının kusuru olmadığı belirtilmiş ise de söz konusu rapordaki teknik bilirkişinin doktor olması ve elektronik bir cihaz olan dava konusu ürünün arızalanma nedeni hakkında teknik inceleme ve görüş bildirmesinin mümkün olmaması karşısında mahkememizce yeni bir teknik bilirkişi görevlendirilmiştir. Dosyaya sunulan 14/03/2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda cihaz üzerinde inceleme yapılarak cihazdaki arızanın voltaj dalgalanmasından kaynaklanamayacağı; dava konusu cihazda üretim kaynaklı elektronik kart arızası olduğu ve cihazdaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiştir. 18/03/2021 tarihli rapordaki teknik görüşün konuda uzman olmayan bilirkişi tarafından belirtilmiş olması nedeni ile mahkememizce raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına gerek duyulmayarak tekniğine uygun olarak denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın KABULÜNE karar verilerek alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının cihazı akım korumalı priz vasıtasıyla kullanmadığını, kendi kusuru ile cihazın arızalanmasına sebebiyet verdiğini ve davalıya bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, kullanıcıdan kaynaklanan arızaların garanti kapsamı dışında kaldığına ilişkin yüksek mahkemede de benzer görüşler olduğunu, ilk derece mahkemesinin yetkili teknik servis tutanağı ile uyuşan bilirkişi raporunu dikkate almadığını, dosyaya sunulan 14/03/2022 tarihli Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi raporunun dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişkinin aşikar olduğunu, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına gerek duyulmadığını, çelişki içeren raporlarla karar verildiğini, bu şekilde hukuka aykırı karar verildiğini, söz konusu olayda davacı tarafın tüketici olması hasebiyle işbu davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi sebebiyle görevsizlik itirazlarının da bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek sözleşme bedelinin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; satılan cihazın ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeden dönerek bedel iadesini talep edip edemeyeceği noktalarındadır.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "26.11.2017 tarihinde satın alınan premiun ... cihazının arızası sonucunda Kocaeli 5. Noterliği 10.09.2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesine rağmen ödenmeyen 17.850,00 TL " nedeniyle 17.850,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Ticari davalar, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava sözkonusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 11/2.maddesinde ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarının, üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceği, bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, diyetisyen olarak kullandığı cihaz nedeniyle tüketici olmamasına göre, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.Taraflar arasında 26.11.2017 tarihinde, ... seri numaralı ... ... vücut kompozisyonu analiz cihazının 17.850,00 TL üzerinden satışı yapılmış, Garanti Belgesine göre garanti süresi 2 yıldır. 11.07.2019 tarihli servis formunda, cihazın anakartında elektriklenme arızasının tespit edildiği, bu arızasının nedeninin voltaj yüksekliğinden kaynaklandığı, yapılan işlemler sonucunda tamirinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davacı taraf Kocaeli 6. Noterliği 10.09.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, cihazın tamir edilmiş bir şekilde gönderilmesini, tamir edilemiyor ise sıfırı ile değiştirilmesi, değişimi mümkün değil ise, ödenmiş satış bedeli olan 17.850,00 TL'nin iadesini talep etmiş, Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile cihaz satış bedeli olan 17.850,00 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibi yapmıştır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, cihaz üzerinde yapılan incelemelerde, teknik servis formunda gerekçenin voltaj dalgalanmasına bağlandığı, voltaj dalgalanmasının dava konusu cihaza direkt etki edemeyeceği, çünkü ürünün direkt prize takılarak enerjilendirilmediği, bilgisayar üzerinden USB kablosu ile enerjilendirilmekte olduğu, bilgisayarın da adaptöre sahip olduğu, gerilimin bu adaptör üzerinden indirgenerek bilgisayarın ve bilgisayar üzerinden de dava konusu cihazın enerjilendirilmekte olduğu, davacının dava konusu ürünü kullandığı ticari adresinde voltaj düzenleyici kullanma zorunluluğu bulunmadığı, cihazın hiç çalışmamasının elektronik kart arızasına sebep gösterilebileceği, cihazda üretim kaynaklı elektronik kart arızası olduğu, yukarıda belirtilen sebeplerle elektriksel bir voltaj dalgalanmasının arızaya sebep gösterilemeyeceği, mevcut durum, dava konusu cihazın, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren ayıplı mal olduğuna, ayıbın kabul edilebilir düzeyde olmadığına ve gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında, 26.11.2017 tarihli vücut kompozisyonu analiz cihazının 17.850,00 TL üzerinden satışı yapılmış olup 2 yıllık garanti süresi içinde, 11.07.2019 tarihli servis formunda, cihazın anakartında elektriklenme arızasının tespit edildiği, bu arızasının nedeninin voltaj yüksekliğinden kaynaklandığı, yapılan işlemler sonucunda tamirinin mümkün olmadığı belirtilerek, 18/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda gerek cihaz ve gerekse dosyaya ibraz edilen servis tutanağı nazara alınarak yapılan inceleme neticesinde cihazın bulunduğu yerde voltaj düzenleyici olmadığı, yüksek voltaj gelmesi durumunda akım korumalı prizin bulunmadığı da göz önüne alınarak ülkemiz genelinde elektrik voltajının yüksek ve düşük gelmesi durumunun söz konusu olduğu, kaldı ki davacının cihazı 1 yıl 9 ay gibi bir süre sorunsuz olarak kullandığı görülmekle davalı şirketin bir kusurunun olmadığı tespit edilmişse de, Mahkemece elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, voltaj dalgalanmasının dava konusu cihaza direkt etki edemeyeceği, çünkü ürünün direkt prize takılarak enerjilendirilmediği, bilgisayar üzerinden USB kablosu ile enerjilendirilmekte olduğu, bilgisayarın da adaptöre sahip olduğu, gerilimin bu adaptör üzerinden indirgenerek bilgisayarın ve bilgisayar üzerinden de dava konusu cihazın enerjilendirilmekte olduğu, davacının dava konusu ürünü kullandığı ticari adresinde voltaj düzenleyici kullanma zorunluluğu bulunmadığı, cihazın hiç çalışmamasının elektronik kart arızasına sebep gösterilebileceği, cihazda üretim kaynaklı elektronik kart arızası olduğu, ayıbın gizli ayıp olduğu tespit edilmiş olması karşısında, ilk bilirkişi raporunun SMMM bilirkişi tarafından hazırlandığı Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun elektrik elektronik mühendisi tarafından hazırlandığı, ilk raporun uzmanlık konusu olmayan alanda düzenlenmiş olması, nedeniyle çelişki oluşturmayacağından Mahkeme hükme esas alınması yerinde görülerek, garanti kapsamında ayıbın ortaya çıktığı, servis formunda da cihazın tamirinin mümkün olmadığının, cihazın davalıda olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, davacının ödediği cihaz bedelini talep edebileceğinden Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 304,84 TL harcın, alınması gerekli olan 1.219,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 914,49 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026