11. Hukuk Dairesi 2024/1771 E. , 2025/146 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 18.01.2024 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2021/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1771 E. , 2025/146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 18.01.2024 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2021/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “sinupret” markalarını çok uzun süredir kullanmakta olduğunu, yine ürün içeriğinin geliştirilerek “sinupret forte” şeklinde de piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin 95/003862 ve 2019/100569 sayılı markalarının mevcut olduğunu, davalı yanın kötü niyetli olarak müvekkili markalarını tescil ettirmeye çalıştığını, 2019/13652 sayılı “as sinopret” ve 2019/10482 sayılı “sinopret forte” markalarının açıkça müvekkili markaları ile benzer olduğunu ve aynı malları kapsadığını, Kurum nezdindeki itirazlarının kısmen kabul edildiğini, markalardaki diğer unsurların markaları farklılaştırmadığını, reddedilmeyen malların da müvekkilinin markaları kapsamındaki mallar ile benzer olduğunu, müvekkili markaları herhangi bir etken maddeyi çağrıştırmadığı gibi dünya genelinde de tanınmış olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkili markalarının birebir aynısını dahi başvuru konusu ettiğini, ayrıca müvekkilinin kullanım biçimini taklit ederek müvekkilinin tanıtım görsellerini dahi kullandığını ileri sürerek 2020-M-3256 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, 2019/10482 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu davanın YİDK kararının iptali istemi açısından Mahkemenin 2020/254 E. sayılı davasından tefrik edildiği, yargılama konusu YİDK kararının 04.05.2021 tarihinde tesis edildiği, kararın itiraz sahibi vekiline 07.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık dava açma süresinin 07.07.2020 tarihinde son bulduğu, oysa 31.08.2020 tarihinde işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/C maddesinde, TÜRKPATENT'in nihai kararının YİDK tarafından tesis edilen karar olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlendiği, burada öngörülen süre hak düşürücü nitelikte olduğu gibi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.03.2014 gün ve 2014/3072 E.-4547 K. sayılı, 01.06.2015 gün ve 2015/2531 E.-7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu hususun dava şartı olduğu, buna göre, iptali istenen YİDK kararının davacıya 07.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, daha sonra 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi birinci fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, 7226 sayılı Kanun ile pandemi dolayısıyla uzayan süreler dikkate alındığında dava açmak için hak düşürücü sürenin 15.06.2020 tarihinde başlayıp 17.08.2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre ile pandemi nedeniyle uzayan süreler dolduktan sonra 31.08.2020 tarihinde açıldığı, öte yandan iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tayin ettiği bir süre olmadığı, bu nedenle adli tatil de dahil olmak üzere sürenin işleyeceği ve uzamayacağı gözetildiğinde, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.