TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 15/12/2022 NUMARASI : 2019/457 Esas 2022/747 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istina…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/677 Esas 2026/220 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/677 KARAR NO : 2026/220 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 15/12/2022 NUMARASI : 2019/457 Esas 2022/747 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Bankanın Ankara Ticari Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... İnşaat ve Tic.A.Ş. arasında davalıların müteselsil kefaleti ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanıp bu sözleşme uyarınca kredi hesapları açılarak krediler kullandırıldığını, dava dışı kredi borçlusunun kredi borçlarını ödememesi üzerine kredi hesaplarının kapatılarak davalı borçlulara Ankara 54. Noterliği vasıtası ile 04/01/2019 gün ve 00447 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek alacağın ödenmesi, gayrinakdi alacağın depo edilmesi ihtar edilmiş ise de bir netice alınamadığını, bunun üzerine davalı borçlular aleyhine 20/03/2019 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4044 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalıların icra takibine itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalıların takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlular aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, bankanın haksız olarak hesapları kat edip kredi ilişkisini sona erdirdiğini, bankanın hesapları kat ettiği tarihte Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/697 E. Sayılı dosyasıyla 3 ay süre ile hükmedilmiş ve daha sonra 2 ay uzatılmasına karar verilmiş geçici mühlet kararı bulunduğunu, davacının geçici mühlet süresi içinde 04/01/2019 tarihinde kredi sözleşmesini sonlandırdığını, geçici mühlet kararına rağmen kredi ilişkisinin sona erdirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, başlatılan icra takibinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bankanın kredi ilişkisini sona erdirecek haklı sebeplerinin olması gerektiğini, asıl borçlunun ifada gecikmiş olması gerektiğini, asıl borçlu ... İnşaatın gecikmiş ifası olsa dahi Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan dosyasıyla kesin mühlet karar verildiği için ifanın gecikmiş olmayacağını, asıl alacağa işletilen faiz oranı ile miktarının fahiş olduğunu, Business Karta ilişkin en yüksek faiz oranı Merkez Bankası tarafından % 33 olarak belirlenmiş iken davacı bankanın kredi kartı faiz oranından hareketle kötü niyetli olarak diğer krediler için temerrüt faizi oranını % 40,50 olarak belirlemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple asıl alacağın hem faiz kalemlerinin bilirkişi eliyle tespiti gerektiğini, müteselsil kefil oldukları kredilerin KGF garantisi ve güvencesi altında olduğunu, KGF'nin riski karşılayarak sorumluluğunu yerine getireceğini, bu sebeple eldeki davada hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl ... İnşaat ve Ticaret AŞ arasında imzalanan 21/06/2013 tarihli ve 30.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine davalılarca müteselsil kefalet verildiği, Ankara 54. Noterliği'nin 31/12/2018 tarihli ihtarnamesi ile kredi hesaplarının 31/12/2018 tarihinde kat edildiğinin bildirilerek 7.910.576,02-TL asıl alacağın ödenmesi ve meri teminat mektubu bedeli 4.810.000,00 TL'nin depo edilmesi için 24 saat süre tanındığı, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılara 07/01/2019 tarihinde tebliğ edilerek davalıların temerrüdünün 09/01/2019 tarihinde oluştuğu, davalıların borcu ödememesi üzerine Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4044 sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalıların itirazı ile durması üzerine itirazın iptali talebiyle süresi içinde eldeki davanın açıldığı, Mahkemece alınan hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davalıların takip tarihi itibariyle 7.882.539,28-TL asıl alacak, 389.126,49-TL işlemiş faiz, 19.456,34-TL faizin % 5 gider vergisi ve 1.616,13-TL masraf olmak üzere toplam 8.292.738,24-TL nakdi alacak nedeniyle borçlu oldukları, öte yandan takip talebinde yer alan depo talebine konu 4 adet teminat mektubundan 115.000,00 TL bedelli, *********** nolu ve 22/09/2016 tarihli teminat mektubunun 09/06/2021 tarihinde 115.000,00 TL olarak tazmin edildiği ve davacı vekilinin 26/11/2021 tarihli beyan dilekçesine göre tazmin edilen tutarın 5.487,18-TL'sinin iadesine karar verildiği ve 109.512,82-TL olarak tazmin edildiğinin bildirildiği, davalıların takipten sonra tazmin edilen bu teminat mektubu nedeniyle 109.512,82-TL'den sorumlu oldukları, yine davacı vekilinin 06/04/2022 tarihli beyan dilekçesi ile *********** nolu, 07/06/2018 tarihli, 3.895.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 22/10/2021 tarihinde iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla söz konusu teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, meri olduğu anlaşılan diğer iki teminat mektubu bedeli yönünden ise davalıların sözleşme gereği depo sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla söz konusu teminat mektubu bedellerinin davalılarca depo edilmesine karar verilmesi gerektiği, nakdi alacak yönünden alacak likit olduğundan nakdi alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;" davanın kısmen kabulü ile davalıların Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/4044 sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin; 7.882.539,28-TL asıl alacak, 389.126,49-TL işlemiş faiz, 19.456,34-TL faizin % 5 gider vergisi ve 1.616,13-TL masraf olmak üzere toplam 8.292.738,24-TL üzerinden ve 7.879.858,74-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 37,35, 2.680,54-TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 33 oranında faiz ve faizin % 5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan 8.292.738,24-TL'nin % 20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalıların şartları oluşmayan tazminat istemlerinin reddine, takip tarihinden sonra 09/06/2021 tarihinde 109.512,82-TL olarak tazmin edilmiş olan 115.000,00 TL bedelli, *********** nolu ve 22/09/2016 tarihli teminat mektubu nedeniyle, 109.512,82-TL'nin 09/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %37,35 oranında faiz ve faizin % 5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, mer'i olduğu anlaşılan takip konusu *********** nolu, 10/08/2017 tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve *********** nolu, 21/02/2017 tarihli, 200.000,00 TL bedelli teminat mektupları nedeniyle, 800.000,00 TL teminat mektubu bedellerinin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca depo edilmesine imkan verecek şekilde takibin devamına, 22/10/2021 tarihinde iade edildiği anlaşılan *********** nolu, 07/06/2018 tarihli, 3.895.000,00 TL bedelli teminat mektubunun depo edilmesine ilişkin istem konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiş, karara karşı davacı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faizinin, borçluya kullandırılan kredilerden en yüksek olan akdi faiz dikkate alınarak belirlendiği ifade edilmiş ise de en yüksek akdi faiz belirlenirken hata yapıldığını, borçlulara kullandırılan en yüksek akdi faiz % 27 iken daha düşük oran olan % 24,90 oranının uygulanmasının hatalı olduğunu, kullanılan tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarında muacceliyet tarihi itibarıyla en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranın %50 (yüzde elli )ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğine ilişkin düzenleme bulunduğunu, kat ihtarnamesine konu kredilerden Business Kart kredisine uygulanan faiz oranının ise, TCMB'nin “Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ” kapsamında % 27 olup hesap kat ihtarnamesine konu krediler arasında en yüksek faiz oranı Business Kart Kredisine uygulanan faiz oranı olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan % 40,50 temerrüt faiz oranının uygulanmasının talep edilerek hesap kat ihtarında belirlenen anaparaya, borçlular ile yapılan sözleşmeler gereği % 40,50 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekirken % 37,35 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesap yapılmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı banka ile dava dışı asıl ... İnşaat ve Ticaret AŞ arasında imzalanan 21/06/2013 tarihli ve 30.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine davalılar tarafından müteselsil kefalet verildiği, Ankara 54. Noterliğinin 31/12/2018 tarihli ihtarnamesi ile kredi hesaplarının 31/12/2018 tarihi itibariyle kat edildiğinin bildirilerek 7.910.576,02-TL asıl alacağın ödenmesinin ve meri teminat mektubu bedeli 4.810.000,00 TL'nin depo edilmesi için 24 saat süre tanındığı, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılara 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 24 saatlik sürenin dolması ile davalıların temerrüdünün 09/01/2019 tarihi itibariyle oluştuğu, davalılarca borcun ödenmemesi üzerine haklarında Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2019/4044 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4044 sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı banka tarafından, davalılar aleyhine başlatılan takipte 7.916.244,77-TL asıl alacak, 390.968,24-TL işlemiş faiz, 19.548,41-TL faizin % 5 gider vergisi, 1.616,13-TL masraf olmak üzere toplam 8.328.377,55-TL nakdi alacağın tahsili ile 4.810.000,00 TL tutarılı teminat mektupları bedelinin depo edilmesinin talep edildiği, davalıların yasal süresinde itirazı ile takibin durdurulmasıyla hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak aldırılan bankacı bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; " davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. arasındaki 21/06/2013 tarihli 30.000.000 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde davalıların 30.000.000 TL limitle müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, kefalet sözleşmesinin, kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılmak suretiyle Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak akdedildiği, takibe konu kredilerin davalı kefillerin kefaletlerinin bulunduğu sözleşmeye istinaden kullandırıldığı, takibe konu ticari kredi kartı dışında kalan alacaklar için talep edilen % 40,50 oranının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/b maddesine uygun olarak tespit edildiği, ticari kredi kartı için talep edilen % 33 oranının ise Merkez Bankası tarafından yayımlanmış faiz oranları ile uyumlu olduğu, davalı tarafın, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında verilen konkordato kararı uyarınca davalılar hakkında takip yapılamayacağına ilişkin beyanının hukuki boyutuyla takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere davalı kefiller hakkında icrai takibat yapılabileceğine karar verilmesi halinde, davacının davalılardan talep edebileceği tutarın; 7.882.539,28-TL asıl alacak, 3090.968,24-TL işlemiş faiz, 19.548,41-TL faizin %5 gider vergisi, 1.616,13-TL masraf olmak üzere 8.294.672,06-TL nakdi alacak olduğu, asıl alacağın 7.879.858,74-TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren % 40,50 ve 2.680,54-TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren % 33 oranlarında işlemiş faiz talep edilebileceği, takip tarihi itibariyle mer'i olan 4.810.000,00 TL tutarındaki teminat mektupları depo talebinin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/a maddesi uyarınca davalı kefillerin sorumlu olduğu tutara ilave edilmesi gerektiği" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, tazmin edilmiş veya iade edilmiş teminat mektubu olması halinde deposu talep edilebilecek miktarın yeniden belirlenmesi ve temerrüt faizi belirlenirken Merkez Bankasınca belirlenen kredi kartı alacağına uygulanan akdi faiz oranı değil, davalı tarafa kullandırılan kredilerde en yüksek akdi faiz oranına sahip spot krediye bankaca uygulanan % 24,90 oranının % 50 fazlası üzerinden belirlenecek temerrüt faizi esas alınmak suretiyle alternatifli hesap yapılması görevi doğrultusunda tanzim edilen ek raporda ise; " temerrüt faizi oranının tespitine esas en yüksek faiz oranının % 24,90 olarak esas alınması durumunda, davacı bankanın takip tarihine göre talep edebileceği tutarın, 7.882.539,28-TL asıl alacak, 389.126,49-TL işlemiş faiz, 19.456,34-TL faizin % 5 gider vergisi, 1.616,13-TL masraf, 8.292.738,24-TL toplam nakdi alacak olarak hesaplandığı, nakde dönen teminat mektubu bedeli 115.000,00 TL’nin 09/06/2021 tarihinden itibaren asıl alacağa ilave edilmesi gerektiği, bu halde 09/06/2021 tahine kadar 7.879.858,74-TL ve 09/06/2021 tarihinden itibaren 7.994.858,74-TL olarak belirlenen asıl alacağa % 37,35, 2.680,54-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33,00 oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği, takip tarihi itibariyle mer’i olan 4.810.000,00 TL tutarındaki teminat mektupları meri olmakla birlikte 3.895.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iade edilmiş ve 115.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun nakde dönmüş olması nedeniyle halihazırda depo talebine konu edilecek tutarın 800.000,00 TL olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece; hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davalıların takip tarihi itibariyle 7.882.539,28-TL asıl alacak, 389.126,49-TL işlemiş faiz, 19.456,34-TL faizin % 5 gider vergisi ve 1.616,13-TL masraf olmak üzere toplam 8.292.738,24-TL nakdi alacak nedeniyle borçlu oldukları, öte yandan takip talebinde yer alan depo talebine konu 4 adet teminat mektubundan 115.000,00 TL bedelli, *********** nolu, 22/09/2016 tarihli teminat mektubunun 09/06/2021 tarihinde 115.000,00 TL olarak tazmin edildiği ve davacı vekilinin 26/11/2021 tarihli beyan dilekçesine göre tazmin edilen tutarın 5.487,18-TL'sinin iadesine karar verilerek söz konusu teminat mektubunun 109.512,82-TL olarak tazmin edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; davalıların takipten sonra tazmin edilen bu teminat mektubu nedeniyle 109.512,82-TL'den sorumlu oldukları, yine davacı vekilinin 06/04/2022 tarihli beyan dilekçesi ile *********** nolu, 07/06/2018 tarihli, 3.895.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 22/10/2021 tarihinde iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; söz konusu teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebinin konusuz kaldığı, meri olduğu anlaşılan diğer iki teminat mektubu bedeli yönünden ise davalıların sözleşme gereği depo sorumluluğu bulunduğundan söz konusu teminat mektubu bedellerinin davalılarca depo edilmesine ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki GKS uyarınca davalı asıl borçlu şirkete davacı banka tarafından kullandırılan taksitli ticari kredi ile spot krediden kaynaklanan banka alacağına uygulanması gereken temerrüt faiz oranının miktarına ilişkindir. Ticari kredi kartından kaynaklanan banka alacağına TCMB tarafından belirlenen ve muacceliyet tarihinde geçerli olan akdi faiz oranının % 27 olduğu ve temerrüt faiz oranının % 33 olduğu hususunda ise bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece benimsenen ve hükme esas alınan ek rapor kapsamında; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/b maddesindeki “... MÜŞTERİ, temerrüt halinde belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları BANKA’ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu tüm kredilere BANKA’ca uygulanan kredi faiz oranlarında muacceliyet tarihi itibarıyla en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranın %50 (yüzde elli )ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceği...” hükmüne göre temerrüt faizinin, davacı bankaca temerrüt tarihinde davalı asıl borçlu kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek yıllık akdi faiz oranının % 50 fazlası olabileceğinin hüküm altına alındığı, buna göre kullandırılan kredilerden ( ticari kredi kartı dışında kalan) spot kredilere uygulanan ve en yüksek oran olan % 24,90 akdi faiz oranı esas alınmak suretiyle bunun % 50 fazlası olan % 37,50 oranının temerrüt faizi olarak belirlenmesi suretiyle ve yine uyuşmazlık konusu olmayan ticari kredi kartından kaynaklanan alacak için ise, TCMB tarafından belirlenen % 33 oranındaki temerrüt faizinin hesaplamalara esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/01/2015 tarihli 2014/14648 Esas 2015/137 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere “Alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı ( uygulanan faiz ) dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarına göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.” içtihadı ile Dairemiz uygulamaları uyarınca, davacı bankanın temerrüt tarihinde uyuşmazlık konusu ticari kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının belirlenmesi suretiyle temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, davalı yana, temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığı gibi halen davacı banka, hesap kat ihtarnamesine konu kredilerden Business Kart kredisine uygulanan faiz oranının TCMB’nin “Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ” kapsamında % 27 olup hesap kat ihtarnamesine konu krediler arasında en yüksek faiz oranı Business Kart Kredisine uygulanan bu faiz oranı olduğundan ve bu oranın %50 fazlası (% 27 + % 13,50 = % 40,50) takip tarihindeki temerrüt faizinin yıllık % 40,50 olduğundan bahisle bu oranın somut uyuşmazlıkta ticari kredilere uygulanması gerektiğini ileri sürmektedir. Hal böyle olunca, her ne kadar mahkemece, temerrüt tarihinde davacı bankanın, davalı yana fiilen uyguladığı faiz oranı belirlenmeksizin taraflar arasındaki ticari kredilerden spot kredilere uygulanan ve en yüksek oran olan % 24,90 akdi faiz oranı esas alınmak suretiyle bunun % 50 fazlasının temerrüt faizine esas alınması suretiyle temerrüt faiz oranının tespiti sözleşmeye uygun değil ise de; davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması da göz önünde bulundurularak davacı bankanın da bilirkişi raporu ile hesaplamaya esas alınan işbu akdi ilişkide uygulanan faiz oranından daha yüksek oranda fiilen uyguladığı faiz oranını ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi