7. Hukuk Dairesi 2011/6791 E. , 2012/5291 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1) Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya ka…
**7. Hukuk Dairesi 2011/6791 E. , 2012/5291 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1) Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, İstiklal Caddesi bağlantı yolları ve sokaklarını düzenleme çalışmaları sırasında davacıya ait tesislere hasar verildiğinin düzenlenen tutanaklarla ve yapılan tespitlerle belirlendiğini belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı cevabında, söz konusu bölgede birçok firmanın çalışma yaptığını ve hasarların davalı tarafından meydana getirildiğinin ispatlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının dayandığı onbeş adet hasar tespit tutanağındaki zararların tamamından davalı şirket sorumlu tutularak istemin kabulüne karar verilmiştir. Dosyada bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 15.07.2008 günlü cevap yazısında bölgede çalışma yapan firmalar olarak "İstiklal Caddesinde ... İnş.Taah.Tra. San. Dış Tic.A.Ş. , İstiklal Caddesi bağlantı yolları ve ara sokaklarda ... Peyzaj İnş.San.Tic.Ltd.Şti" belirtilmiştir. Yine davacının tutanak düzenleyen tanıklarından olan ... ... beyanında söz konusu alanda iki firmanın çalıştığını öğrendiklerini ve tutanakları düzenlerken orada bulunan tabelalar ve çevrede bulunan kişilerden tespit ettikleri firmaları hasar veren olarak tutanaklara yazdıklarını bildirmiştir. Davaya dayanak tutanaklardan 03.01.2006, 08.12.2005, 30.11.2005, 28.11.2005 günlü (saat 11.00'de düzenlenen), 24.11.2005 ve 20.11.2005 günlü tutanaklardaki hasarlar İstiklal Caddesindeki çalışmalar sonucu meydana gelmiş hasarlardır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yazısında İstiklal Caddesinde çalışma yapan firmanın dava dışı ... Şirketi olduğu, davalı ... Peyzaj Şirketinin ise İstiklal Caddesi bağlantı yolları ve ara sokaklarda çalışma yaptığı bildirildiğinden ve davacı tanığı ... ...'in de söz konusu bölgede iki firmanın çalışma yaptığına dair beyanı karşısında davalının İstiklal Caddesindeki çalışmaları yaptığı ve yukarıda belirtilen tutanaklardaki hasarlara neden olduğu kanıtlanamamıştır. Bu haliyle anılan tutanaklardaki hasarlardan davalının sorumlu tutulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. 3)Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ödediği ücretler ile ulaşım giderleri olarak belirlenen giderler olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerinden olan işçilik ve ulaşım giderleri de hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının veya harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. 4) Mahkemece tespit giderleri de müddeabih gibi hüküm altına alınıp faiz yürütülmesine karar verilmiştir. 22.03.1976 gün 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince delil tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğundan tazminat miktarına katılarak üzerinden faiz yürütülemez. Avukatlık ücretinin takdirinde esas alınamaz ve ilam harcında da matrah olarak gösterilemez. Mahkemenin bu yönü gözetmeden tespit giderlerini de müddeabih olarak değerlendirilerek bu miktara faiz yürütmesi avukatlık ücretinin takdirinde esas olması ve ilam harcında matrah olarak kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgisine iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.