15. Ceza Dairesi 2014/25753 E. , 2015/102 K. "" Sanık ...’ın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-h-son, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına dair...Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2010 tarih ve 2009/115-2010/238 E-K sayılı hükmü aleyhine yapılan temyiz istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.02.2013 tarih ve 2011/167108 sayılı tebliğnamesiyle bozma talebinde bulunulurak dava dosyasının dairemize gönderilmesi üzerine Dairemiz…
**15. Ceza Dairesi 2014/25753 E. , 2015/102 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ...’ın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-h-son, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına dair...Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2010 tarih ve 2009/115-2010/238 E-K sayılı hükmü aleyhine yapılan temyiz istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.02.2013 tarih ve 2011/167108 sayılı tebliğnamesiyle bozma talebinde bulunulurak dava dosyasının dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizin 08.12.2014 tarih ve 2013/4642-2014/20666 E-K sayılı ilamıyla hükmün onamasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, Sanık yönünden Dairemizin 08.12.2014 tarih ve 2013/4642-20666 E-K sayılı ilamının KALDIRILMASINA, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu nitelikli hâl saymıştır.