TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2022 NUMARASI : 2021/659 Esas 2022/507 Karar DAVA : Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat DAVA TARİHİ : 27/08/2021 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı t…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 202 Esas 2025/ Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1398 KARAR NO : 2025/1306 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2022 NUMARASI : 2021/659 Esas 2022/507 Karar DAVA : Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat DAVA TARİHİ : 27/08/2021 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...A.Ş.'nin azınlık payına sahip ortağı olduklarını, geçmiş yıllar için açtıkları mahkemenin 2020/203 ve 2020/591 Esas sayılı davaların halen derdest olduğunu, işbu davada 2020 yılı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere diğer davalarda talep edilmemiş olan alacakların istenildiğini, davalıların, 3 kişilik aile şirketi olan ...şirketini, davalı ... tarafından kurulan ... Dış Ticaret A.Ş. İle ticaret yapmak suretiyle zarara uğrattığını, davalılardan ...'un başlangıçta % 30 olan hissesini, annesinin paylarını ölünceye kadar bakma akdiyle alarak % 65'e çıkardığını, davacıların hisse toplamının ise %30 olduğunu, şirketin gerçek karının bilançoda gösterilenden çok fazla olduğunu, şirket giderlerinin yasaya aykırı ödemeler yapılması nedeniyle şişirildiğini, bankalardan alınan çok büyük miktardaki kredilerin faiz ve masrafı ...A.Ş. tarafından ödendiği halde kredilerin büyük kısmının davalı pay sahibi ...'un şirketi olan ... Dış Ticaret A.Ş. veya ...'a gitttiğini, ...A.Ş,'nin ürettiği malların büyük kısmını emsallerin çok altındaki fiyatlarla ... Dış Ticaret A.Ş.'ye sattığını, ...'un yönetim kurulu başkanı olduğu ...A.Ş. ile tamamı kendisine ait olan ... Dış Ticaret A.Ş. arasındaki ticaret nedeniyle çıkar çatışması olduğunu, kendi çıkarını başkanı olduğu şirketin çıkarlarından üstün tutarak davalı ...'un şirkete büyük zararlar verdiğini, şirket öz kaynaklarının büyük kısmını kendisine aktararak planlı bir şekilde şirketi ve diğer paydaşları zarara uğrattığını, davalılar ... ve ...'a karşı açılan huzurdaki davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 553. maddesinde düzenlenen, şirket yönetim kurulu üyelerinin vermiş oldukları zararlar nedeniyle tazminat talepli sorumluluk davası olduğunu, dava dışı şirketler ...A.Ş. ile ... Dış Ticaret Elektrik A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin hukuka aykırı olup anılan ticari ilişki ile davalılardan ...'un menfaatine, örtülü kâr dağıtımı yapılarak ...A.Ş. ve davacıların zarara uğratıldığını, davalı ...'ın ...A.Ş.'nin Yeminli Mali Müşaviri (YMM) olarak bu duruma göz yumması nedeniyle TTK'nın 554. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek davalılardan ...’un yıllar içinde sebebiyet verdiği gerek örtülü kazanç aktarımı gerekse diğer şirket zararları için şimdilik 10.000-TL belirsiz alacağın, her bir zarar kalemi için zararlandırıcı işlemin yapıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte, farklılaştırılmış teselsül hükümleri de gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, ...A.Ş.’ye ödenmesine; 2020 yılı finansal tabloları gerçeği yansıtmadığından, gerçek kar payının hesaplanarak %25’inin dağıtılmasına karar verilen 2020 yılı kar payı farkı, %25’ine karşılık şimdilik 10.000-TL belirsiz alacağın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle kendisine, bakiyesinin ...şirketine ödenmesine; faizi aşan munzam zarar talep hakkının saklı tutulmasına; mahkemenin 2019/572 E. ve 2020/399 E.sayılı Sermaye artış kararlarına karşı açılan iptali davalarının reddi halinde, sermaye artışına katılmalarının önlenmesinden doğan zararları ile bu nedenle gelecek yıllarda oluşacak zararlarının talep hakkının saklı tutulmasına; davaya konu haklarının hem TTK’nın 553. maddesi ve ilgili diğer maddelerinden doğan sorumluluğun, hem de Borçlar Kanunu md. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu kapsamında olduğundan her bir talep bakımından mahkemece, TBK'nun 60. maddesi uyarınca lehine olan sorumluluk türünün uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın esası yönünden tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, TTK'nın "Denetçinin Sorumluluğu" başlıklı 554. maddesinde bağımsız ve özel denetçilerin sorumluluğunun düzenlendiğini, somut olayda, ...A.Ş.'nin bağımsız denetçisinin kendisi değil, ... Bağımsız Denetim ve Danışmanlık A.Ş. olduğunu, huzurdaki davada husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacıların, daha önce ...A.Ş.'ye açtıkları bağımsız denetçinin görevden alınması davalarına ilişkin verilen ret kararları dikkate alındığında, iş bu dava yönünden davacıların hiçbir hukuki yararlarının bulunmadığını, öncelikle huzurdaki davanın, HMK'nın 167. maddesi kapsamında tefrikiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesi istemiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; sorumluluk davasının hem usulden, hem de esastan reddedilmesi gerektiğini, davanın, 2020 hesap dönemine ilişkin olup davacıların daha önce kendilerine karşı açmış olduğu 2019 yılına ilişkin (2020/591 E.) ve 2018 ile önceki yıllara ait sorumluluk davalarının (2020/203 E.) halen derdest olduğunu, 2020/203 Esas sayılı dosyada birleştirme kararı verildiğini, huzurdaki davada da önceki sorumluluk davaları ile aynı argümanların kullanıldığını, ...'a ait ... Dış Ticaret şirketinin, KDV iadelerinden yararlanarak yurt dışına ...şirketi tarafından üretilen malları satmak amacıyla kurulduğunu, Kardeş ve yeğen olan taraflar arasında yaşanan olaylar ve açılan davalar nedeniyle ...şirketinin KDV indirimlerinden yararlanarak ihracat yapabilmesi için ...'un bu şirketi tek başına kurduğunu, üretilen malların ihracat işlemlerinin ... şirketi üzerinden gerçekleştirilerek avantaj sağlandığını, alınan tüm raporlar ve incelenen ticari defter ve belgelere göre şirketin bir zararı bulunmadığını belirterek sorumluluk davasının hem usulden, hem esastan reddedilmesini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut olayda, mahkemenin 2020/203 esas sayılı dosyasında bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen her iki raporda; gerek asıl ve gerek birleşen dava yönünden davacıların zarara uğradıkları kanıtlanamadığı gibi davacı tarafın iddialarını somutlaştıramadığı, nasıl bir zarara uğradıklarını ve bu zararının davalı yönetim kurulu üyelerinin hangi fiilleri ile meydana geldiklerini usule uygun deliller ile kanıtlayamadıkları, alınan her iki bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup davacı tarafın itirazlarını karşıladığı, davacıların, yargılama boyunca davalı yönetim kurulu üyelerinin nasıl bir fiille ne şekilde ve hangi miktarda zarara uğradıklarını kanıtlayamadıkları, zira 6102 sayılı TTK'nın 553. maddesi uyarınca açılan bu davada kusuru ve doğan zararı ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, davacı tarafın maddi herhangi bir zararı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalı şirket yeminli müşaviri ...'ın kusuru ile şirketi ve davacıları zarara uğratarak hesaplarda kasten yanlışlık yaptığı, kusurlu fiili sonucunda örtülü kar aktarımına neden olduğu hususunun davacı tarafça kanıtlanamadığından bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " davanın reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, eldeki davada delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalılarının bir kısmının farklı olduğu dosyada alınan bilirkişi raporları ile ilişkilendirilerek karar verildiğini, mahkemece, ...ve ... Dış Ticaret şirketinin defterlerinin incelenmesine karar verildiği halde bu yapılmayarak karar verildiğini, ispat yükü kendilerine yüklenmekle davayı ispat etmelerinin önüne geçildiğini, iş bu davayı, mahkemenin 2020/203 Esas sayılı dosyası ile birleştirmeyen mahkemenin, o dosyada alınan rapora dayalı bu davayı reddettiğini, kendilerine ispat şansı tanınmadığını, öncelikle deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca esasına girilmeksizin kaldırma kararı verilmesi gerektiğini, iş bu davada ispat yükünün şirketi zarara uğratmadığını ileri süren davalı yönetim kurulu üyelerinde olduğunu, ispat yükünün, davacı azınlıkta olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, kendi kurduğu şirketiyle ticaret yapan davalı yönetim kurulu üyesinin, şirkete zarar vermediğini ispat etmek zorunda olduğunu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, dava dilekçesinde açıkça 2020/203 Esas sayılı dosyadan sonraki dönemi kapsayan talepleri olduğunu belirttikleri halde bu döneme ilişkin hiçbir inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece, tüm deliller toplanmış gibi esasa girilerek davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının başka dosyada alındığını, bu davaya gerekçe olamayacağını, mahkemece tensip zaptıyla istenilen bilgi ve belgeler dosyaya gelmeden esasa girilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, gerekçede taraflar arasındaki davalardan bahsedilerek karar verildiğini, şirket defterleri incelenmeksizin karar verildiğini, kaldı ki 2020/203 Esas sayılı dosyada alınan raporlara itiraz edildiğini, taleplerini karşılamadığını, taleplerinin bir kısmı hakkında inceleme yapılmadığını belirterek bu hususları da ilgili istinaf dilekçelerinde bildirdiklerini, mahkemece ispatlanan zararlarının bile reddedildiğini, yeniden değerlemeden faydalanılmayarak şirketin zarara uğratıldığını, dava dışı şirketin 2018 yılında sermaye artışına gittiğini, rüçhan haklarını kullanamamaları nedeniyle şirket pay oranlarının düşürülmesinin hedeflendiğini, buna yönelik kararın iptali için mahkemenin 2019/572 Esas sırasında dava açtıklarını, sermaye artış kararının. Mahkemece iptal edildiğini, istinaf aşamasında olduğunu, KDV teşviki amacıyla kurulduğu ileri sürülen ... şirketinin, satışları ve sipariş avanslarını yabancı para ile aldığı halde, bu satış bedellerini ... Trans. Şirketine aynen yansıtmadığını, TL ile vadeli borçlandığını, bu işlemler ile ... Trans. Şirketi aleyhine, ... lehine sonuç doğduğunu, davalıların hazırlattığı BYM Yönetim Danışmanlığının yıllık analiz raporunda ve özel denetçi raporunda, grubun banka kredi masraflarının ... Trans. Şirketi tarafından ödendiğinin belirtildiğini, alınan kredilerin ise doğrudan ... şirketine ya da bu şirket alacaklılarına verildiğini, ... şirketinin kredi alıp para kendisinin gibi ... Trans. Şirketine olan borcunu kapattığını, banka kredilerinin aktarılması dışında ... şirketinin, ... Trans. Şirketine büyük oranda borçlu olduğunun son bilançoda belirtildiğini, sermayesinin 3 katını aşan oranda borç vermenin sermaye transferi olduğunu, ... şirketinin, ... Trans. şirketine 18 milyon borcu varken ... Trans. Şirketi yönetim kurulunun, kar payının % 75'ni ödememe kararı aldığını, bu hususu mahkemenin 2021/483 Esas sayılı dosyasında dava konusu yaptıklarını, hükme esas alınan ve mahkemenin 2020/203 Esas sayılı dosyasına sunulan raporda belirtildiği üzere her iki şirket arasında bağlı şirket hakim şirket ilişkisi olduğunu, bağlılık raporu hazırlanarak azınlık pay sahiplerine sunulmasının zorunluluk olduğunu, örtülü kar transferi yapılmasının ... Trans. Şirketini zarara uğrattığını, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bulunduğunu, bağlılık raporu hazırlanmadan, emsal araştırması yapılmadan rapor tanzim edilmesinin kabul edilmediğini, ayrıca ... markasının tescilli olduğunu, ... isminin hem ... hem de ...UK isimli şirkete kullandırılmasının, ... Trans. Portföyünün küçülmesine neden olduğunu, Ankara 1. ATM de açtıkları 2014/249 Esas sayılı ayrılma akçesi içinde peştemaliye denilen marka değerinin de yer aldığını, marka uzmanı tarafından davacı azınlığın bu zararı talep hakkı olmadığı belirtilmişse de bu zararın şirkete ödenmesinin istenildiğini, şirket zararının marka bilirkişisi tarafından hesaplanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; yöneticinin sorumluluğuna dayalı TTK'nın 555. maddesi uyarınca ve haksız fiil sorumluluğuna dayalı uğranılan doğrudan ve dolaylı zararlara yönelik tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı TTK'nın 553/1 maddesi; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanunda ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.", aynı Yasanın 555/1 maddesi; "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." hükmünü içermektedir. Şirket yöneticisi hakkında TTK'nun 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için TTK'nun 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması tamamlanabilir dava şartı olarak öngörülmüş ise de şirket ortağı hakkında şirketin uğradığı zararın tazmini için dava açılmasına ilişkin böyle bir dava şartı bulunmamaktadır. Bu konuda davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunun iddia eden davacı ortağın, davalı yanın kusurunu ve zararın tutarını da kanıtlaması gerekmektedir. Dava dışı ...A.Ş.'nin 16/10/2019 tarihli ve 9931 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ortaklık yapısına göre; ...'un %17,65, ...'un %67,23, ...'un %14,62, ...'un %0,50 pay oranında hisselerinin bulunduğu görülmüştür. Davacılar; pay çoğunluğunu ele geçiren davalı ...'ın, önce 2005 yılında eşi adına şahıs şirketi kurarak sonrasında ise kendisine ait ... Anonim şirketini kurarak hissedar oldukları ...Anonim şirketiyle genel kurul kararı olmaksızın ticaret yaparak haksız kazanç elde ettiğini, ...Anonim şirketinden, kendisine ait ... Anonim şirketine örtülü kar aktarımı yaparak zarar verdiğini, davalıya ait şirketin, asıl şirketin bir odasını kiralayıp onun personelini çalıştırdığını, masrafları asıl şirkete ödettiğini, asıl şirketin kullandığı kredileri bu şirkete aktardığını, borçları ve masrafları ise asıl şirketin ödediğini, davalıya ait şirketin, asıl şirket tarafından üretilen malları satın alarak yurt dışına yabancı para ile sattığını, ancak asıl şirkete TL ile ve vadeli ödeme yaptığını, bu şirketin, sermayesinin 3 katı olan 18 milyon tutarla asıl şirkete borçlu olduğunu, davalı YK üyesi hissedar ...'un bu şekilde haksız rekabet yasağına aykırı davrandığını, ... adının marka değeri olup davalı ...'un kendi kurduğu şirketlerde bu adı kullanarak şirkete zarar verdiğini, bu zararı şirkete ödemesi gerektiğini, her iki şirket arasında hakim şirket - bağlı şirket ilişkisi bulunduğunu, yine şirketin uğradığı zararların şirkete ödenmesi gerektiğini, 2020 yılı finansal tabloları gerçeği yansıtmadığından gerçek kar payının hesabı ile dağıtılmasına karar verilen % 25 lik farka tekabül eden kısmın kendilerine fazlasının şirkete ödenmesine karar verilmesini isteyerek elde ki davayı açmış, Davalılar ise; iddiaları kabul etmeyerek öncelikle davalı ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini belirterek söz konusu ... Anonim şirketinin, ...Anonim şirketinin ürettiği malları KDV teşvikinden yararlanarak yurt dışına ihraç etmek amacıyla kurulduğunu, şirkete fayda sağladığını, zarar bulunmadığını, iddiaların gerçek olmadığını savunmuştur. İş bu davayla doğrudan bağlantılı olduğu anlaşılan ve tarafları aynı olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/203 Esas sayılı asıl ve birleşen dosyasında; dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla davalıların sorumluluğuna dayalı 2003-2019 yılları arası uğranılan zarar ve davacıların şahsi zararlarının tahsili isteminde bulunulmakta olup davacılar vekilinin 28/10/2020 günlü celsede; "Asıl ve birleşen davalarda aile şirketi olan ...A.Ş'ye verilen zararlar için 100.000-TL maddi belirsiz alacak, davacı pay sahiplerine verilen zararlar için 14.000-TL maddi belirsiz alacak ile 275.000-TL manevi tazminat istemli sorumluluk davası talebimiz vardır, asıl davada 2003-2019 yılları arasındaki zararların, birleşen davada ise 2019 sonrası döneme ait zararların tahsilini talep ediyoruz, 2005 ila 2013 yılları arasına ilişkin kar paylarının tahsili ve şirketin feshi istemlerimiz ise Ankara 1. ATM'nin dosyasına esas taleplerimizdir..." şeklinde talep sonucunu açıkladığı, bir başka deyişle; asıl ve birleşen davalarda, davacı ortakların, yönetim kurulu üyesi olan davalıların (..., ... ve ...), eylem ve işlemleriyle dava dışı ortağı oldukları şirketi ve kendilerini zarara uğrattıklarını ileri sürerek hem doğrudan uğranılan zararlarının hem de şirkete ödenmesi gereken tutarlar yönünden dolaylı zararlarının karşılanmasını talep ettikleri anlaşılmaktadır. Davacıların, aynı mahkemenin 2021/659 Esas sırasına kayıtlı ve 27/08/2021 tarihinde açtıkları iş bu davada ise, açılan davanın, mahkemenin 2020/203 Esas sayılı davasıyla fiili ve hukuki bağlantılı olduğu belirtilip birleştirme kararı verilmesi talep edilmek suretiyle; geçmiş yıllara yönelik TTK 553 maddeye göre sorumluluk istemiyle şirket yöneticilerine karşı 31/03/2020 tarihinde açtıkları 2020/203 Esas ve birleşeni 2020/591 Esas sayılı davaların halen derdest olduğu ifade edilerek bu davada, 2020 yılı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere diğer davalarda talep edilmemiş olan alacaklarının da istenildiğini belirttikleri, ayrıca yeminli mali müşavir olduğu anlaşılan diğer davalı ...'a da bağımsız denetçinin sorumluluğuna dayalı husumet yöneltilerek diğer davalıların hukuka aykırı işlem ve eylemlerine göz yumması nedeniyle TTK'nın 554. maddesi uyarınca sorumlu bulunduğu iddiasıyla oluşan zararlardan sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü, örtülü kazanç aktarımı ile diğer şirket zararları için şimdilik 10.000-TL belirsiz alacağın, her bir zararlandırıcı işlem tarihinden işleyecek avans faiziyle müteselsilen davalılardan tahsili ile dava dışı ...A.Ş'ye ödenmesini, 2020 yılı finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığından bahisle gerçek kar paylarının hesaplanması ile dağıtımına karar verilen 2020 yılı kar payı farkının şimdilik % 25'ne karşılık 10.000-TL belirsiz alacağın davalılardan müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara, artan bakiyesinin ise şirkete ödenmesinin istenildiği, zararlarının gerek TTK ilgili hükümleri gerekse TBK haksız fiil hükümleri uyarınca tahsili gerektiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Eş söyleyişle, mahkemenin, karar tarihinde derdest olduğu anlaşılan 2020/203 Esas sayılı asıl dosyası ile birleşen aynı mahkemenin 2020/591 Esas sayılı dosyasında, dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla davalıların sorumluluğuna dayalı 2003-2019 yılları arası uğranılan zararlar ve davacıların şahsi zararlarının tahsili isteminde bulunulmakta, iş bu 2021/659 Esas sayılı dosyada ise aynı somut iddialara dayalı olarak 2020 yılı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere sözü edilen 2020/203 esas ve birleşen 2020/591 Esas sayılı davaların açıldığı tarih olan 31/03/2020 ila iş bu 2021/659 Esas sayılı davanın açıldığı tarih olan 27/08/2021 arası oluşan ve işlemeye devam eden zararların tahsili isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı yanca birleştirme talebinde bulunulmasına karşın bu hususta bir karar verilmeksizin iş bu davada, mahkemenin 2020/203 esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemelerinin sonuçlanmasının bekletici mesele yapıldığı, akabinde sözü edilen dosyaya rapor ibrazını takiben 01/06/2022 tarihli celsede davalı yanın açık rızası bulunmadığından bahisle birleştirme talebinin ara kararla reddine karar verilerek mahkemenin 2020/203 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davacıların zarara uğradıkları kanıtlanamadığı gibi iddialarını somutlaştıramadığı, nasıl bir zarara uğradıklarını, bu zararın yönetim kurulu üyelerinin hangi fiilleri ile meydana geldiğini usulünce kanıtlayamadıkları, alınan bilirkişi raporlarının hükme elverişli olup davacı itirazlarını karşılar nitelikte olduğu gerekçesiyle; gerek birleştirme talep edilen 2020/203 Esas sayılı dosyada gerekse işbu 2021/659 Esas sayılı dosyada 01/06/2022 tarihli celselerde davaların reddine yönelik ayrı ayrı karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hukuki dinlenilme hakkına dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi, Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 . Maddesinde düzenlemelere yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değil, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Somut dosya kapsamında mahkemece, tensip zaptıyla celbine karar verilen belgeler, tarafların delil listelerinde bildirilen tüm deliller ile taraflar arasındaki bağlantılı dava dosyaları kapsamları değerlendirilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi bağlantılı olduğu bildirilen ilk derece mahkemesinin 2020/203 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talebinde bulunulduğu halde bu yönde olumlu bir karar verilmeksizin sözü edilen dosya kapsamında aldırılan ve taraflarca itiraz edilen rapor kapsamına dayalı olarak iş bu dava yönünden de 2020/203 Esas sayılı dava ile birlikte aynı gün davanın reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıların, geçmiş yıllara yönelik yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere TTK 553 maddesine göre sorumluluk istemli açtıkları 2020/203 Esas sayılı asıl ve birleşeni 2020/591 Esas sayılı dosyalarının halen derdest olduğunu, işbu davada ise 2020 yılı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere diğer davalarda talep edilmemiş olan ve işleyen alacaklarının, yine kar payı farkının istenildiğini açıkça belirtmelerine karşın mahkemece, iş bu davadaki talepler yönünden de önceki dava dosyaları da değerlendirilerek tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak veya aynı mahkemenin sözü edilen 2020/203 Esas sayılı dosyasıyla birleştirme kararı verilmesi suretiyle gerektiğinde yeniden aldırılacak bir bilirkişi raporu/ ek rapor sonrası tarafların, aldırılacak bilirkişi raporlarına yönelik itirazları da usulünce karşılanmak ve her bir talep sonucu yönünden HMK'nın 297 maddesi hükmüne uygun ve gerekçeleri de karar yerinde gösterilmek suretiyle hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü davacı tarafa yüklendiği halde davacı yanın delilleri toplanmaksızın ve davacıların önceki dönemlere ilişkin zarar taleplerini içerdiğini belirttikleri (2020/203 Esas) dosya kapsamından aldırılan rapora dayalı işbu dava yönünden de karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında görülmekte olduğu belirtilen dava dosyalarının (aynı mahkemenin 2019/450 - 2019/572 - 2020/203 - 2020/526 - 2020/591 - 2021/397)( Ankara 1 ATM 2014/429 - Ankara 4. ASHM 2019/288 - Ankara 12 ASHM 2021/129) akıbetleri araştırılıp kontrol edilerek bağlantılı olduğu belirtilen davalar yönünden yapılan birleştirme talepleri üzerinde de durularak gerektiğinde dava dışı sözü edilen şirketlerin bildirilen adreslerinde ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle incelemeler yaptırılarak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda düzenlenecek bilirkişi raporu aldırılıp hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilemez. Tüm bu nedenlerle davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan bu nedenlerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı yanın sair istinaf itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih 2021/659 Esas 2022/507 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine( Ankara Batı 1. ATM) gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025 Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -