11. Hukuk Dairesi 2011/9414 E. , 2012/390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/262-2011/110 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı TMSF (borcu üstlenen sıfatıyla), ING Bank A.Ş.vekili ile katılım yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/01/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Mustar i
**11. Hukuk Dairesi 2011/9414 E. , 2012/390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/262-2011/110 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı TMSF (borcu üstlenen sıfatıyla), ING Bank A.Ş.vekili ile katılım yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/01/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Mustar ile davalılar TMSF (Ing Bank) vekili Av.Cengiz Kğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce Sümerbank A.Ş. yöneticilerinin kasıtlı ve aldatıcı beyanları, yanlış yönlendirme ve teşvikleri ile bu bankaya 95.210,00 USD mevduatını % 20 faizli ve 35 gün vadeli olarak yatırdığını, Sümerbank’a el konulmasından ve davalı bankaya devrinden sonra müvekkilinin mevduatının Sümerbank A.Ş. eski yönetimi tarafından KKTC’de kurulu olduğu söylenen Efektifbank Off Shore Ltd. adlı kıyı bankasına gönderildiği ve kıyı bankasında bulunan mevduatların sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysaki anılan bankanın hiçbir zaman KKTC’de bankacılık faaliyetinin bulunmadığını, bankacılık faaliyeti için gerekli alt yapı ve donanımının olmayıp, muhasebesinin dahi Sümerbank A.Ş. tarafından tutulduğunu, toplanan mevduatların fiilen Sümerbank A.Ş. tarafından tasarruf edildiğini, kıyı bankası hesabına aktarılan paraların Sümerbank hakim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı ...’nun sözlü talimatıyla Garipoğlu şirketlerine ve paravan şirketlere aktarıldığı ve ...’nun tasarrufuna bırakıldığını, anılan kıyı bankasının aslında Sümerbank A.Ş.’ne kaynak temin etmek amacıyla Sümerbank A.Ş. yönetiminin belirlemiş olduğu kişilerce KKTC’de kurulmuş kağıt üzerinde paravan bir banka olduğunu, her iki bankanın arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, gerçekte Efektifbank Off Shore Ltd.adlı kıyı bankasının Sümerbank A.Ş.’den ayrı bir tüzel kişiliğinin olmadığını, Sümerbank A.Ş. yöneticileri hakkında açılan ceza davasında her iki bankanın da yöneticilerinin bankaları aracı olarak kullanmak suçundan mahkum olduklarını, birçok dosyada kıyı bankası hakkında yapılan icra takiplerinin semeresiz kalarak alacakların aciz vesikasına bağlandığını, bu nedenlerle müvekkilinin mevduat alacağını kıyı bankasına aktaran, toplanan mevduat üzerinde tasarrufta bulunan ve bu şekilde müvekkilinin zarara uğramasına neden olan davalı bankanın ve yöneticisinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile 95.210,00 USD’nin vade tarihine kadar akdi, vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun uyarınca döviz cinsinden mevduata uygulanan faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, davacının kandırıldığı ve haberi olmaksızın mevduatının kıyı bankasına gönderildiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığını ve bunlarla ilgili kanıtının bulunmadığını, davacının haksız fiil ve hile iddialarına dayandırdığı davasının zamanaşımına uğradığını, davaya konu alacağın davacının imzaladığı havale talimatıyla Efektifbank Off Shore Ltd.’e havale edilmiş olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, yapılan havale işlemiyle müvekkilinin hukuki sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili bankanın anılan kıyı bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının parasını yatırdığı kuruluşu araştırmak yerine yüksek faiz ve vergi avantajları elde etmek amacıyla riske girerek özgür iradesiyle parasını sigorta kapsamında olmayan bir bankaya yatırdığını, bu nedenle risk meydana geldiğinde de buna katlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.’de hesap açılması için davalı bankaya talimat verdiği, dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.’nin borç ödemeden aciz olduğuna dair çok sayıda belge ibraz edildiği, bu durumda davacının dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.’den parasını tahsil etme imkanının bulunmadığı, dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.’e gönderilen paranın aslında fiilen KKTC’ye gönderilmediği, davalı Sümerbank A.Ş.’nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek müşteri olan davacıyı Efektifbank Off Shore Ltd.’e yönlendirdiği, bu durumda davalı Sümerbank A.Ş. (Oyakbank A.Ş.) hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı ...’na karşı açılan davada ise davacı asil tarafından davadan feragat edildiğinden HMUK’un 95. maddesi gereğince bu davalı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalıya karşı açılan davanın ise kabulü ile 95.210,00 USD’nin hesabın açıldığı tarih olan 10.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının dolara uyguladıkları en yüksek mevduat faiziyle birlikte BK’nun 83. maddesi gereğince ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı TMSF’den (Oyakbank-ING Bank'tan) tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı TMSF (borcu üstlenen sıfatıyla), ING Bank A.Ş.vekili ile katılım yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından katılım yoluyla temyiz edilmiş ise de davacı vekiline davalı tarafın temyiz dilekçesi 18.05.2011 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen karar katılım yoluyla temyizi düzenleyen HUMK’nun 433. maddesinde belirtilen 10 günlük süre geçirildikten sonra 02.06.2011 tarihinde temyiz edilmiştir.Bu durumda, kararın anılan maddede düzenlenen yasal süre geçirildikten sonra temyiz edildiği anlaşıldığından davacı tarafın temyiz isteminin bu nedenle reddine karar verilmesinin gerekmesine ve bu kararın 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da verilmesinin mümkün olmasına göre, davacı vekilinin sözkonusu temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar TMSF (borcu üstlenen sıfatıyla) ve ING Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Ancak, TMSF’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Sümerbank A.Ş.’nin yaptığı işlemlerden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı banka ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu, bu hususun hüküm fıkrasının 3.bendinde mahkemece de belirtilerek bu nedenle peşin harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verildiği, ancak hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 5. bendinde davalı TMSF’ye başvuru ve vekalet harçlarının yüklenmiş olduğu görülmekle kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar TMSF ve ING Bank A.Ş.vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde geçen “14,00 TL başvuru harcı” ile “2,30 TL vekalet harcı” kısımlarının anılan bentten çıkarılmasına, bu miktarların çıkarılması nedeniyle davalı TMSF’ye (Oyakbank-ING Bank) yüklenecek yargılama giderinin miktarı değişeceğinden anılan bentte geçen “toplam 1.881,40 TL yargılama giderinin” ibaresinin çıkarılarak yerine “toplam 1.865,10 TL yargılama giderinin” ibaresinin yazılmasına, yine anılan bendin sonuna “davacının yapmış olduğu 14,00 TL başvuru harcı ve 2,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 16,30 TL harç giderinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle kararın temyiz eden davalılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TMSF'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı'dan alınmasına, 19/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.