İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih ve 2023/894 Esas 2025/638 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortağı ...'in kayın pederi olması ve inşaat sektöründe tecrübesi ol…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1665 KARAR NO : 2025/1855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 ESAS NO: 2023/894 KARAR NO: 2025/638 DAVANIN KONUSU: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih ve 2023/894 Esas 2025/638 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortağı ...'in kayın pederi olması ve inşaat sektöründe tecrübesi olması hasebiyle ...'de metruk halde bulunan ... Otel ve ... Otel'in satın alınması, ihyası, verimli bir şekilde işletilebilir hale getirilmesi ve işletmenin yürütülmesi hususunda 2001 - 2007 yılları arasında davalı şirket üzerinden birlikte iş yapıldığını, müvekkilinin faaliyetlerinin karşılığında davalı şirket ortaklarının müvekkiline, davalı şirketinin %25 payını devretmeyi ve ayrıca ikinci otelin değerinin %5'ini ödemeyi taahhüt ettiklerini, davacının hem satın alınan otellerin üst yöneticiliği görevini hem de belirli bir süre (23.08.2003 - 03.03.2005) davalı şirketin geniş yetkilerle donatılmış olarak müdürlüğünü yürüttüğünü, emeklerinin karşılığında kendisine maaş, ücret veya huzur hakkı gibi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin de adi şirket ortağı olduğunu ve emeğini sermaye olarak getirdiği gerekçesi ile bir ücret talebinde bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin davalı şirkete 105.000 Euro ve 38.000 TL nakit sermaye ile oğluna aracı satarak davalı şirkete minibüs almak sureti ile bir nevi ayni/nakdi sermaye getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından satın alınan ... Otel ve ... Otel'in kârlı birer işletmeye dönüşmeye başlaması ile birlikte davalı şirket ortaklarının taahhütlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında başlayan anlaşmazlıklar üzerine 09.10.2007 itibari ile müvekkili ile davalı şirket ve otel işletmeleri arasındaki ilişkinin tamamen kesildiğini iddia ederek 105.000 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek Euro için uygulanan mevzuat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Euro alış kuru ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, 38.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, davalı şirkete minübüs alınması için ödenen bedelin şimdilik 10.000 TL'sinin ödeme tarihindeki anapara faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesin ve geniş yetkili müdür ve otellerde yönetici sıfatıyla çalışmasından dolayı şimdilik 10.000 TL ücretin davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/216 Esas sayılı dosyası kapsamında davacının şirkete sermaye olarak verdiğini iddia ettiği bedele ilişkin yapılan incelemede davacının iddialarının yerinde görülmediğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının ücret alacağı yönündeki taleplerinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının davasını kabul etmemekle birlikte iddiasının HMK 200 maddesi gereği senetle ispat edilmesi gerektiğini bildirerek davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut uyuşmazlıkta, davacının temel iddiası davalı şirketten müdürlük ücret alacağı bulunduğu ayrıca yine şirketten 105.000 Euro ve 38.000 TL alacağı bulunduğu ve oğluna ait aracı satarak davalı şirkete minibüs alınmasından kaynaklanan alacağı bulunduğu yönündedir. Davacı şirketten alacağı bulunduğu yönündeki iddiası için dosya kapsamında fotokopisi bulunan davalı şirketin eski ortağı olan ...'e ait 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasındaki " ... den Alınan Otel için sarf edilen alacağı" yazılı belgeye delil olarak dayanmış olup kesinleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/110 E. Sayılı dosyasında da belgenin irdelendiği, isticvap yapılmak suretiyle belgenin ...'in el ürünü olduğunun tespit edildiği ancak yapılan değerlendirmede "... davacının, davalı şirkete sadece müdür sıfatı ile bir dönem görevlendirilmiş olduğu, davacının iddia ettiği adi ortaklık ilişkisinin varlığının sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün ve yeterli olmadığı, davacı ile tüm davalılar arasında adi ortaklık tesis edildiğine dair taraflarının açık veya örtülü şekilde yazılı veya sözlü bir sözleşme, irade açıklaması ya da irade uyuşmasının varlığının kesin delillerle ispat edilememiş olduğu, bozma ilamında işaret edilen ve değerlendirilmesi gerektiği belirtilen ajanda belgesi içeriğinin de tüm toplanan delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacı iddialarını kesin olarak ispata yeterli görülmediği," sonucuna ulaşıldığı tetkik edilmiştir. Kesinleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2019 tarihli ve 2019/110 E. 2019/992 K. Sayılı ilamı kesin hüküm olmamakla birlikte güçlü bir delil niteliğindedir. Nitekim anılan belge yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğundan eldeki davada tanık dinlenilmiştir. Davacı tanığı olarak dinlenen ... 15/10/2024 tarihli duruşmadaki ifadesinde 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasında yazılı alacak kalemlerini davacıdan aldığını ancak bunların davalı şirketle bir ilgisi olmadığını, davacının şirkete parasal bir katkısı bulunmadığını bildirmiştir yine davacı tanığı sıfatıyla dinlenen ... da davacının iddialarını destekleyen bir beyanda bulunmamıştır. Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişilerden davalı şirketin ortak ve yönetici bilgileri incelenerek tarihsel dökümünün yapılması, davacının şirkette müdürlük yaptığı dönemin belirlenmesi, şirket ana sözleşmesinde veya genel kurul kararlarında uyuşmazlığa konu edilen döneme ilişkin davacı şirket müdürüne ücret ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunup bulunmadığı, davalı şirketin davacıdan önceki ve sonraki müdürlerine ödemiş olduğu müdürlük ücreti bulunup bulunmadığı, müdürlük ücret alacaklarının tahakkuk ettiği tarihlerin belirlenmesi, dava dilekçesi ekinde yer alan ve 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerine yazılan sayısal verilerin davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtlar ile uyuşup uyuşmadığı, davacının şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği paralar ve şirket adına alındığı iddia edilen araç yönünden kayıt, bilgi ve belge bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılması istenilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde; davacı ...'in ... Limited Şirketi'nin 23.08.2003 tarihli Ortaklar Kurulu toplantısında müdür sıfatıyla temsile yetkili kılındığı, kararda müdürlük yetkilendirmesinin süresiyle ilgili bir ibare bulunmadığı, Anasözleşme ve Genel Kurul toplantı tutanakları incelenmiş, şirket müdürüne ücret ödeneceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı şirketin davacıdan önceki ve sonraki müdürlerine ödemiş olduğu müdürlük ücretine ilişkin inceleme yapılan dönem kayıtlarında herhangi bir veri bulunamadığı, davalı şirket tarafından inceleme yapılan hiçbir dönemde Müdürlük ücret alacaklarının tahakkukunun yapılmadığı, dava dilekçesi ekinde yer alan ve 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerinde yazılan sayısal veriler davalı şirketin 2002-2008 arası dönemleri ticari defterlerindeki kayıtlarda bulunmadığı ve davalı şirketin kanuni kayıtlarında davacıdan alınan araç yönünden ve şirketten alacağı olduğunu iddia ettiği paralar yönünden bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle davacının davalı şirketten müdürlük ücret alacağı olduğunu ispatlayamadığı, davacı şirkette müdürlere ücret ödeneceği hususunda herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, fiili olarak diğer ortaklara ve yetkililere ücret ödemesi yapıldığı hususunun da ispatlanamadığı açıktır.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/2863 E.2017/4931 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Davacı tarafça oğluna ait aracın satış tarihi ile davalı şirkete minibüs aldığı tarihin tespit edilmesi talep edilmiş ise de bu tarihlerin birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi halinde dahi davalı şirkete ait araç bedelinin davacı tarafından karşılandığı sonucuna ulaşılamayacağı sabittir. Yine yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfasındaki muğlak verilerin de davacının alacak iddiasını ispatlayamadığı ticari defter kayıtlarının bu verileri doğrulamadığı kaldı ki davacı tanıklarının beyanlarının dahi davacının iddiasını desteklemediği açıktır. Hal böyle iken davacının muaccel bir alacağı bulunduğu hususunu ispatlayamadığı iddiasını ispatlayamadığı dikkate alındığında davacıya yemin hakkı hatırlatılmıştır. Davalı şirket temsilci davacının oğluna ait aracın satılması suretiyle davalı şirkete araç alınmadığını, davacının davalı şirkette yetkilendirildiği döneme ilişkin müdürlük alacağı olmadığına ilişkin yemin eda etmiş olduğundan ispatlanamayan davanın reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili davalı şirketin kurucu ortaklarında olan ve 03/04/2015 tarihine kadar şirket ortağı olan ...'in kayın pederi olduğunu, tarafların birlikte yaptığı işin konusunun o dönem ... de metruk halde bulunan ... Otel ve ... Otel'in satın alınması ihyası ve verimli bir şekilde işletebilir hale getirilmesi ve işletmenin yürütülmesi olduğunu, müvekkilinin kurulan ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olmasından hareketle hem satın alınan otellerin üst yöneticiliği görevini hem de belirli bir süre geniş yetkilerle donatılmış olarak müdürlüğünü yürüttüğünü, emeklerinin karşılığında kendisine maaş ücret veya huzur hakkı gibi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı şirkete 105.000 Euro ve 38.000 TL nakit sermaye ile oğluna aiti aracı satarak davalı şirkete minibüs almak suretiyle bir nevi ayni nakdi sermaye getirdiğini, taraflar arasında aracıların vasıtası ile uzunca bir süre yürütülen uzlaşma görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine müvekkilinin kendisine taahhüt edilen pay devri gerçekleşmediği için kendisi ile davalı şirket arasındaki ilişkinin TBK m 520 ve devamı hükümleri gereği adi şirket ilişkisi olduğunun tespiti ve ortaklığın feshedilmiş olması nedeniyle de kendisine düşen tasfiye payının ödenmesi, ayrıca otellerin satılması ve ... 'in şirketi idare ve temsil etme yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesi için Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/216 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yerel mahkemenin kesinleşmiş olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/110 Esas sayılı kararındaki maddi vakıaları ve hukuki nitelendirmeyi hatalı ve eksik yorumlayarak hüküm kurduğunu, müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan geniş yetkili müdür ve yönetici sıfatıyla çalışmasının karşılığı olan ücretin yok sayıldığını, kesin delil niteliğindeki mahkeme içi ikrar ve usuli kazanılmış haklarının usul ve yasaya aykırı olarak değerlendirilmediğini, müvekkilinin alacak taleplerinin reddedildiğini, tanık delilinin hatalı olarak değerlendirildiğini, tanıkların çelişkili beyanlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, davanın mahkemece yeniden görülmesinin mümkün olmadığı halde kararın kaldırılması ve dosyanın yeniden yargılaması yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesini, davalı şirket yetkilisi ... hakkında yalan yere yemin etmek nedeniyle tanıklar ..., ..., ... hakkında yalan yere tanıklıktan dolayı suç duyurusunda bulunulmasını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, alacak istemine ilişkindir Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin kapsamına, 18.03.2025 havale tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve değerlendirmelere, mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmelerine, Y.11 Hukuk Dairesinin emsal mahiyetteki içtihatlarınında bu doğrultuda olmasına ( Y.11.HD., 2016/ 2863E - 2017/ 4931K. ) göre ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde görülmediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı taraf vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 08/07/2025 tarih ve 2023/894E. - 2025/638K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2025