T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1326 - 2025/961 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1326 KARAR NO : 2025/961 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06.08.2025 tarihli ara karar. ESAS-KARAR N…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1326 - 2025/961 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/1326 KARAR NO : 2025/961 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06.08.2025 tarihli ara karar. ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/580 E. İ İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili özetle; müvekkil şirket ile eski ticari ünvanı ... ..Şti olan davalı ......A.Ş arasında 20.03.2024 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesi, 20.03.2024 tarihli inşaat hizmet sözleşmesi ile 20.03.2024 tarihli ticari hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelerinin tamamının sebepsiz yere sürüncemede bırakıldığını, davalının sözleşme ile üzerine düşen hiç bir yükümlülüğü yerine getirmediğini, müvekkilini zor durumda bıraktığını, ticari iş ve eylemlerde de uygulanan teselsül karinesi gereği ... A.Ş'nin de kefil sıfatının yer alması sebebi ile tazminat taleplerinden müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek sözleşmelerin haksız feshi nedeniyle cezai şartların uygulanmasına, bilirkişi marifetiyle belirlenmek üzere şimdilik 50.000 TL'nin tahsiline ve sözleşmelerde yer alan cezai şart bedellerinin yüksek olması sebebi ile davalıların menkul ve gayrimenkulleri hakkında HMK'nın 389. maddesi gereği teminatsız olarak, olmadığı taktirde mahkemenin belirleyeceği makul bir teminat karşılığıihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, düzenlemesi yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta, davacının talebi yargılamayı gerektirdiğinden , alacağın varlığı şu aşamada yaklaşık olarak ispat edilmediğinden, dosya kapsımında, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı hususunda delil bulunmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dilekçelerinde sözleşmelerin ayrı ayrı irdelendiğini ve taleplerinin karşılığının maddi olarak yüksek olduğunun defaatle beyan edildiğini, böylesi bir durumda davalıların mal kaçırma, ticaret sicilden silinme vb. eylemlere girişmesinin önlenmesi gerektiği, tedbir taleplerinin reddedilmesinin ise müvekkil şirketin alacaklarını korumamakla kalmayıp aynı zamanda silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, tarafların yapmış oldukları sözleşmeler kapsamında üzerinde anlaşmaya vardıkları her şeyin sözleşmenin içeriğine dahil olduğu görüşü benimsendiği, 20.03.2024 tarihli üç sözleşmede kararlaştırılan cezai şartların uygulanması gerektiği, basiretli bir tacir olan davalıların hukuka ve sözleşmeye aykırı eylemleri neticesinde bir yaptırımla karşılaşacak olmalarının oldukça muhtemel olduğu, öncelikle teminatsız olarak tedbir talep edildiği, olmadığı takdirde mahkemece belirlenecek makul bir teminatı yatırmaya hazır oldukları nedenleriyle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Talep, taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair reddi ara kararının kaldırılmasına ilişkindir. HMK 389 madde gereğince ancak "uyuşmazlık konusu" hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davada sözleşmelerin haksız feshedildiği iddiasıyla sözleşmelerde yazılı cezai şart ve tazminatların tahsili talep edilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle ihtiyati tedbir konulması istenen davalılara ait menkul ve gayrimenkullerin dava konusu olmadığı olmadığının anlaşılmış bulunmasına göre; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/580 E. sayılı dava dosyasında verdiği 06.08.2025 tarihli ara kararına yönelik ihtiyati tedbir isteyen vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına. 3-İhtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 06.11.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,f ve m. 391/3 gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07.11.2025 Başkan Üye Üye Katip