11. Hukuk Dairesi 2011/7110 E. , 2012/14978 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/407-2010/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2011/7110 E. , 2012/14978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/407-2010/530 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline su basma rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın çökmesi sonucu taşan suların sigortalı işyerine girdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 69.250,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte, sokağa yeni bir kanalizasyon şebekesi yapıldığından, aynı yerde daha önce eski kanaldan yararlanan bütün binaların yeni kanala bağlanmasının zorunlu olduğunu, davacıya sigortalanan işyerinin konumu sebebiyle yol kotundan aşağıda olmasının zarara sebep olduğunu, iddia edilen hasarla ilgili davalının hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olayda davalı ASKİ'nin tam kusurlu olduğu, davacının Ankara 9. Ticaret Mahkemesinin kararına göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 69.250,00 TL nin 08.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, işyeri paket sigorta poliçesiyle sel ve su baskını rizikolarına karşı sigorta teminatı altına alınan işyerinde meydana gelen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 17/01/1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre; sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebep olan aleyhine açacağı davanın sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin aynı tarihte başlayacağı kabul edildiğinden; mahkemenin, davacının sigortalısının kendi aleyhine açtığı dava sonucunda verilen karara göre sigortalısına yaptığı ödemenin tarihi nazara alınarak zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Bu suretle; belirtilen Yargıtay içtihadı birleştirme kararına uygun olarak zamanaşımı süresinin zarar sorumluluğunun başlayacağı tarihte başladığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.