İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Araçlar ve İn…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1465 KARAR NO : 2025/1874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/07/2025 NUMARASI : 2025/173 Esas - 2025/593 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Araçlar ve İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından Kadıköy 30. Noterliği’nin 27/09/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesiyle satış sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşme ile ... marka ... 2012 model ... plakalı araç 560.000,00-TL'ye davalıdan satın alındığını, araç satın alındıktan kısa bir süre sonra söz konusu aracın nitelik ve/veya niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı olan şirketimizin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ayıp olarak sayılan şanzımanında gizli ayıp ortaya çıktığını, araç satışı gerçekleştikten sonra müvekkils aracı incelediğini fakat herhangi bir arıza ışığı yanmadığı gibi hususları incelediğini, araçta görünürde bir ayıp bulmadığını, kısa bir süre sonra, 09/10/2024 tarihinde araçla uzun yolda ani hızlanmalarla belirli bir sürate ulaşılmak istendiğinde aracın vites geçişlerinde zorlanmalar görüldüğünü, daha sonra aracın yokuşlarda denendiği zaman ise yokuşu çok zor bir şekilde çıktığı tespit edildiğini, satışa konu araç şehir dışında düşük hızla herhangi bir arıza belirtisi göstermediğini, bu arıza hıza bağlı olarak devir yükseldiği zaman kendini belli ettiğini, şanzımandaki arızalar ya ani bir hız değişimi ile belli bir sürate ulaşıldığındaki vites geçişlerinde ya da yokuş yukarı yollarda kendini belli etmekte olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından satıcı ile iletişime geçilmiş, aracın şanzıman sorunu olup olmadığı sorulduğunu, satıcı tarafından ise aracın satıştan önce şanzımanın bir sorun çıktığı fakat bu arızanın davalının kendi şanzıman ustası tarafından onarıldığı bilgisi verildiğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından satışa konu araç 09/10/2024 tarihinde müvekkilin kendi şanzıman ustasına götürüldüğünü, ... Oto Sanayi'deki şanzıman ustası tarafından aracın şanzımanının bozuk olduğu bilgisi müvekkiline verildiğini, aynı gün taraflarınca önce bu ayıp davalı tarafa önce aranarak ve mesaj yoluyla yazılı bir şekilde bildirildiğini, 10/10/2024 tarihinde ise Kadıköy 11. Noterliği aracılığıyla ihtarname yoluyla bildirildiğini, ardından delillerin kaybolmaması amacıyla delil tespiti yaptırılmış ve netice itibariyle de onarım bedeli davalıdan tahsil edilmek üzere davalıya karşı İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, bu takibe karşı davalı tarafça itiraz edilmesi sonrasında işbu davayı açmak için tarafınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, yapılan görüşmeler olumsuz sonuçlanmış ve bu arabuluculuk başvurusunun stanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/12 Büro Dosya Numaralı ve 2025/1053 Arabuluculuk Numaralı dosya ile 'anlaşamama' olarak kapatıldığını, davalının İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın kaldırılması gerektiğini, davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'si olmak üzere itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve sair giderlerin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin öğretmen olduğundan ve yaptığı satışı ticari amaçla yapmadığından görev yönünden itiraz ettiklerini, görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla öncelikle huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddine, kötü niyetli olarak talepte bulunulduğundan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "....,davacı taraf tüzel kişi tacir ise de; celp edilen müzekkere cevapları, UYAP üzerinden yapılan kontroller ve davalının cevap dilekçesi dikkate alındığında davalı taraf öğretmen olup tacir değil, tüketici konumundadır. Dava konusu araç otomobil olup kullanım amacı hususidir. Başka bir deyişle, dava konusu araç satış işlemi tüketici işlemi olup işbu davada mahkememizin görevli olmadığı, tüketici mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca işbu somut olayda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı hususunun açık olduğunu, fakat mahkemenin takdirinden farklı olarak görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kanunda belirtilen "ticari veya mesleki amaçlarla" hareket etmediğini, müvekkilinin mesleğinin öğretmenlik olduğunu, Öğretmen olan bir bireyin salt bir aracını satmış olması onun ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğini göstermediğini, bu amaçla hareket ettiğine dair de dosyada herhangi bir bilgiye rastlanmadığı noktada mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunun belirlenmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2025 tarihli 2025/173E. 2025/593 K. Sayılı kararına karşı istinaf taleplerinin kabulüne, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, karar verilerek davanın tüm neticeleri ile reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak onarım bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK’nın 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme satım sözleşmesi olup, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olmadığı gibi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen diğer mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının, aracı, kendi faaliyet konusu kapsamında satın almış ise de davalının tacir olmadığı ve sözleşmenin her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık da olmadığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava olmadığı açıktır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkıııdaki Kanununu 3/1-k Maddesinde Tüketici "Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-ı-bendinde ise Tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı yasanın 73. Maddesinde; ''Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. 6502 sayılı yasanın 83/2 Maddesi "taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanasını engellemez." düzenlemesini içermektedir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Mal veya hizmet alımına dair bir ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için satıcı/sağlayıcı kişinin "ticari veya mesleki amaçla hareket eden" bir kişi olması yani satıcının bu sözleşmeyi mesleki yahut ticari faaliyeti gereği yapıyor olması gerekir. Mal veya hizmet alan kişinin ise ticari veya mesleki amaçla hareket "etmeyen" bir kişi olması gerekmektedir. Satıcı konumunda olan kişi bu sözleşmeyi mesleki yahut ticari faaliyeti gereği yapmıyor ise tüketici işleminden söz edilemez .Somut olaya gelindiğinde taraflar arasında "ikinci el araç satımı sözleşmesi"nin kurulduğu anlaşılmakta olup, davalının ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden kişilerden mal ve hizmet satın almayıp aksine mal satımı yapması 6502 sayılı yasanın 3. Maddesinde düzenlenen tüketici sıfatına haiz olduğunu göstermeyeceğinden taraflar arasındaki işlemin, tüketici işlemi olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle eldeki davayı görmeye tüketici mahkemeleri görevli olmayıp, 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereği davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Göreve ilişkin kurallar yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi doğru olmakla birlikte görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olarak belirlenmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararının kaldırılmasına ve dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının, HMK.'nun 353(1)a-3 uyarınca usulden KALDIRILMASINA,1- Kararı veren mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2- HMK'nın 20. Maddesi uyarınca, taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA,3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara resen tebliğine, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/12/2025