7. Hukuk Dairesi 2010/6469 E. , 2011/5299 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama usul hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK'un 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk k
**7. Hukuk Dairesi 2010/6469 E. , 2011/5299 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama usul hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK'un 73. maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kuralına göre, hâkim tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Somut olaya gelince, mahkemece davalı vekilinin mazeret dilekçesi kabul edilerek, duruşmanın 16.06.2009 tarihine bırakıldığının tebliğ edilmiş olmasına rağmen, duruşmanın 09.06.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Hasımlı davalarda duruşma gününün öne alınabilmesi için tarafların birlikte müracaat etmeleri veya davalının duruşma gününün öne alınmasına muvafakat etmesi zorunludur. Davalı, muvafakat veya talep etmedikçe savunma ... kısıtlanarak hüküm verilemez. Hal böyle olunca, davalının duruşma gününün öne alınması konusunda talep veya muvafakatının bulunmadığı gözetilerek duruşmanın ara kararı ile belirlenen günde yapılması, davalı tarafında savunması alınıp delilleri toplandıktan sonra bir hüküm verilmesi gerekirken, savunma ... kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Kabule göre de, davalının hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. HUMK'un 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HUMK'un 284. maddesi hükmüne göre de hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Somut olaya gelince; davacı, ışıklı reklam tabelasına davalı tarafından hasar verildiğini öne sürmüştür. Mahkemece hasar bedeli yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, davacı tarafından sunulan fatura bedeli esas alınarak karar verilmiştir. Davaya konu olayda hasar bedeli hesabının özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, mahkeme hâkiminin özel ve teknik konuda bilirkişi raporu almaksızın, davacı tarafından sunulan fatura bedelini esas alarak hasar bedeli değerlendirmesi yapması yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma, soruşturma ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, hasar bedeli yönünden bilirkişi raporu alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru görülmemiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.