4. Ceza Dairesi 2023/13063 E. , 2023/22435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/390 E., 2023/427 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası
**4. Ceza Dairesi 2023/13063 E. , 2023/22435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/390 E., 2023/427 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrasının (b) bendi ve üçüncü fıkrası ile 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 12 ay hapis, 48.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve gözaltı ile tutuklulukta geçirdikleri sürelerin cezalarından mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, sanık ... ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yapılan artırıma ilişkin (2) numaralı bendin çıkartılması ve aynı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırımın "1/3" yerine "1/6" olarak değiştirilmesi ile netice cezaların 7 yıl 7 ay hapis ve 28.000 TL adli para cezası olarak düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanıkların, kendileri yemek yediği ve eşyaların mal sahipleri tarafından indirildiği esnada dorseye bindirildikleri, kendilerinin göçmenlerden haberi olmadığına ilişkin savunmalarının aksine delil elde edilemediğine, sanıkların daha önceden kendilerine göçmen kaçakçılığı teklif edildiğinde şikayette bulundukları ve suçtan uzak durduklarına, sanıkların göçmenlerden haberi olsaydı normal güzergahları kullanmayacaklarına, sanık ...'ün eşine ait olan tır ve dorseyi riske etmeyeceğine, maddi menfaat unsurunun gerçekleşmediğine, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak hükümler kurulduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği 47 yasa dışı göçmenin kapalı kasa tır dorsesinde yaklaşık bir buçuk saat süreyle taşındığı, kolluk kuvvetlerince yakalanmamış olmaları durumunda bu yolculuğun ... iline kadar süreceğinin anlaşıldığı, vasıtanın insan taşımaya uygun olmadığı gibi dorse içinde göçmenlerin oturmasını sağlayacak herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dorsenin kapalı olduğu ve göçmen sayısı da nazara alındığında taşınma esnasında havasızlık sorununun yaşanabileceği ve yine dorse içerisinde göçmenlerin ihtiyaçlarını giderebilecekleri bir alanın bulunmadığı anlaşılmakla; suçun, göçmenlerin onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlendiği ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde ...-... karayolu güzergahında yol kontrol ve arama noktasında ... plaka sayılı dorsenin bağlı olduğu ... plakalı tırın durdurulduğu, yapılan kontrollerde tırın dorse kısmında 47 Afganistan uyruklu göçmen şahsın ve araç sürücüsü sanık ... ile araç yolcu koltuğunda oturan sanık ...'in bulunduğu, göçmenlerin alınan beyanlarından özetle; Türkiye'ye İran üzerinden kaçak yollar ile geldiklerini, sınırdan plakasını bilmedikleri araçla ... il merkezinde bulunan bir eve getirildiklerini, bir süre bu evde kaldıktan sonra bu eve ismini karakolda öğrendikleri sanıkların gelerek kendilerini yakalandıkları tıra bindirdiklerini belirttikleri, 21.09.2021 tarihli teşhis tutanağında göçmenlerin, kendilerini taşıyan aracın sürücüsü olan şahsın sanık ... ve yakalandıkları araç içerisinde sürücünün yanında bulunan kendilerini araca alırken sürücüye yardım eden şahsın ise sanık ... olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettikleri anlaşılmakla sanıkların üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunun sübut bulduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin kararında aşağıda belirtilen hususlar dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış ancak; 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılma hâlleri Kanun'da açıkça yazılı olmamakla birlikte bu hâllerin "Çok kötü koşullarda taşıma, olağan dışı mahallerde barındırma ve kötü muamelede bulunma vb." gibi durumlarda söz konusu olabileceği, dosyada bulunan olaya ilişkin fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından, çekiciye takılı kapalı dorse içinde 47 göçmenin taşınması şeklinde gerçekleşen somut olayda, yukarıda belirtilen durumlar söz konusu olmadığı gibi bu yöndeki kabule dayanak yapılabilecek bir göçmen beyanının da bulunmadığı gözetilmeden koşulları bulunmadığı hâlde anılan artırımın uygulandığı; diğer yandan, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılırken suçu birlikte işleyen kişi sayısı ve aynı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi göz önünde bulundurularak artırım oranının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yasal ve yeterli gerekçe de gösterilmeden üçte bir oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kurulan hükümden (2) nolu bendin çıkarılarak yerine "TCK'nın 79/2-b maddesinde düzenlenen onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılma hâlleri Kanun'da açıkça yazılı olmamakla birlikte bu hâllerin "çok kötü koşullarda taşıma, olağan dışı mahallerde barındırma ve kötü muamelede bulunma v.b." gibi durumlarda söz konusu olabileceği, dosyada bulunan olaya ilişkin fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından, çekiciye takılı kapalı dorse içinde 47 göçmenin taşınması şeklinde gerçekleşen somut olayda, yukarıda belirtilen durumlar söz konusu olmadığı gibi bu yöndeki kabule dayanak yapılabilecek bir göçmen beyanının da bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında TCK'nın 79/2-b maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesine, (4) nolu bendinin karar metninden çıkarılarak yerine "Suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanıkların cezasının suçu birlikte işleyen kişi sayısı ve TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi de dikkate alınarak TCK'nın 79/3. maddesi uyarınca altıda bir oranında artırılarak 7 yıl 7 ay hapis ve 1.400 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesine ve son olarak (6) nolu bendin karar metninden çıkarılarak yerine "Sanıklara verilen 1.400 gün karşılığı adli para cezasının TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sanıkların ekonomik durumu ve diğer şahsi hâlleri göz önüne alınarak bir gün karşılığı takdiren 20 TL esas alınmak suretiyle sanığın 28.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Göçmen şahısların beyanları, canlı teşhis tutanağı, kolluk tutanakları ve yakalanan göçmen sayıları birlikte değerlendirilmekle sanıkların göçmenlerden kaynaklı bilgilerinin bulunmadığına yönelik hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya dönük beyanlarına itibar edilmeyerek sanıkların üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanıklar müdafilerinin sübuta yönelik temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. 2. Van 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 22.09.2022 tarihli ve 2022/3257 D. İş. sayılı kararı ile sanık ...'e ait cep telefonu üzerinde yapılan incelemede "..." ismiyle kaydedilmiş kişi ile aralarında geçen mesajlaşma içerikleri incelendiğinde, "..." ismiyle kaydedilmiş kişiden gelen ıssız yerlere girip dikkat çekmemelerini ve kontrol noktasına kadar yavaş yavaş gitmelerini telkin eden mesajlar ile sanığın boş olduğunu söylemelerine rağmen askerlerin tırın arkasına baktığını bildirmesi üzerine "..." ismiyle kaydedilmiş kişiden gelen "Boş niye diyorsun, başka bir şey uydursaydın ya." şeklindeki mesaj doğrultusunda, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. 3. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmamasına ve göçmen sayısı göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen onur kırıcı muameleye maruz kalma halleri Kanun'da açıkça yazılı olmamakla birlikte bu hallerin, “Çok kötü koşullarda taşıma, olağan dışı mahallerde barındırma ve kötü muamelede bulunma.” gibi durumlarda söz konusu olabileceği, sanıkların kaçak göçmen taşıdığının kabul edildiği eylemde, olay tutanağında aracın yük taşımaya uygun olup insan taşımak için sakıncalı olduğu, bu suretle onur kırıcı şekilde taşındıklarının belirtilmesi haricinde, onur kırıcı bir davranışın varlığına dair olay tutanağında veya göçmenlerin beyanlarında herhangi bir iddia veya tespitin bulunmadığı, tır dorsesinde yolcu taşınmasının başlı başına onur kırıcı muameleye maruz bırakmak nitelikli halinin unsurunu oluşturmadığı belirlenmek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.