4. Ceza Dairesi 2009/18820 E. , 2011/21619 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Hükmün esasını oluşturan 17.01.2007 günlü kısa kararın 2. sa…
**4. Ceza Dairesi 2009/18820 E. , 2011/21619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Hükmün esasını oluşturan 17.01.2007 günlü kısa kararın 2. sayfasının CMK.nun 219. maddesinde öngörüldüğü üzere ve zabıt katibi tarafından imzalanmamış olması, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak sair yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Silahlı tehdit suçundan sanıklar ... ve ... haklarında görülen kamu davasına ilişkin yerel mahkemece verilen hükmün, "..hükmün esasına etkili işlemlerden sanıkların esas hakkında mütalaya karşı savunmalarının ve yakınanın beyanlarının saptandığı ve kısa kararın verildiği üç sayfadan ibaret 17/1/2007 tarihli duruşma tutanağın ikinci sayfasının duruşmaya katılan zabıt katibince imzasız bırakılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 219/1. madde ve fıkrasındaki buyurucu hükme aykırı davranılması.." nedeniyle hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin Yüksek Dairece bozulmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nun "Olağan kanun yolları - Temyiz" konusunun düzenlendiği Altıncı Kitap - İkinci Kısım - Üçüncü Bölüm "Temyiz nedeni" başlıklı 288.md.sinin 1. fıkrasında "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır". Aynı maddenin 2.fıkrasında ise; "Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır". hükmünün bulunduğu, CMK'nun "Duruşma Tutanağı" konusunun düzenlendiği İkinci Kitap - Birinci Kısım - Beşinci Bölüm "Duruşma tutanağı" başlıklı 219.maddesinin 1.fıkrasında; "..duruşma için tutulan tutanağın...mahkeme başkanı veya hakimi ile zabıt katibi tarafından imzalanacağı..", Öngörülmüş olmakla birlikte, CMK'nun "Kesin hukuka aykırılık halleri" başlıklı 289.maddesinin 1.fıkrasında; (a)' dan (i) ' ye kadar (9) bend halinde sınırlı olarak sayılan kesin hukuka aykırılık halinin varsayılacağı nedenler arasında (yine 1412 sayılı yasanın 308.maddesinde), sözkonusu duruşma tutanağındaki zabıt katibi imzası eksikliğinin bulunması hali sayılmamıştır. 5271 sayılı CMK'nun 289. maddesindeki yasal düzenleme karşısında duruşma tutanakları ve kararlarda hakim imzası eksikliği ile katip imzası eksikliğinin aynı sonucu doğurmayacağı kabul edilmelidir. Bu bağlamda, temyiz kapsamına göre dosya esastan tüm yönleriyle incelenmeli, katip imzası eksikliğinin mahallinde giderilebilmesi mümkün görülüp onama veya bozma yapıldığında anılan imza eksikliği bozma sebebi yapılmadan sadece mahallinde ikmali mümkün görülerek eleştiri konusu edilmelidir. Kaldı ki dosyamızda söz konusu katip (Bozan Deştiler- 63649), tutanakların birinci ve üçüncü sayfasını ayrıca gerekçeli kararı da imzalamış, yine gerekçeli karardaki hüküm fıkrasıyla kısa karardaki hüküm fıkrasının içeriği konusunda hiç bir fark bulunmamaktadır. Gerekçeli kararı ve duruşma tutanaklarını aynı katip imzalamakla imzası bulunmayan sayfada yeralan hususları doğrulamış olmakta ve bu sayfadaki imzanın atılmasıının unutulduğu anlaşılmaktadır. Duruşma katibi ile gerekçeli karardaki katip de aynı katiptir. Kararın verildiği oturuma sanıklar katılmış olup hükmü temyiz eden sanıklar müdafii de temyiz dilekçesinde imza eksikliğine değinmemiş olduğu gibi duruşma tutanağının sahte oluşturulduğuna dair bir itiraz da ileri sürmemiştir. Kaldı ki imza eksikliği sebebiyle bozma konusu yapılan 17.1.2007 tarihli duruşmanın, UYAP ortamında oluşturulduğu, UYAP kayıtlarından anlaşılmış olup; UYAP'tan girildiğinde söz konusu tutanaklar çıkarılabilmektedir. Bu nedenle belirtilen sayfadaki katibin ıslak imzasının bulunmaması sonradan mahallinde giderilmesi mümkün bulunduğundan eleştiri olarak buna değinilmek suretiyle dosya tüm yönleriyle incelenmeli ve esas hakkında karar verilmelidir. Şayet, anılan sayfadaki imzanın mutlaka bulunması gerektiği kabul edilecekse duruşma tutanağının belirtilen sayfasındaki imza eksikliği dosya mahalline geri gönderilerek imza eksikliğinin giderilmesi sağlandıktan sonra iade edilen dosya esastan incelenebilecektir. Bu nedenle öncelikle dosya eksiğe gönderilmelidir. Nitekim, yargılamanın hızlılığı ve usul ekonomisi Anayasanın 141/4. madde ve fıkrasında yer verilen "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir". hükmü gereği kabul edildiği gibi CMK'nun da kabul ettiği bir ilkedir. Uzun süren/makul sürede tamamlanıp sonuçlandırılamayan yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ilgili hükümlerini de ihlal edeceği (AİHM kararından), yargılamanın gereksiz uzamaması için gereken tedbirlerin ilgili mercilerce alınması gerekmektedir. Buna göre, yukarıda belirtilen hukuka aykırılık hallerinde kesin bozma sebepleri arasında sayılmayan duruşma tutanağındaki sadece zabıt katibi imzası eksikliğinin, temyiz incelemesi öncesinde noksan ikmali suretiyle gidertilmesi, birkaç ay gibi kısa bir sürede sağlanabilecek bu prosedür sonrasında esastan temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi mümkün iken,salt imza noksanlığı nedeniyle bozulması halinde, dosyanın yerel mahkemece yeniden esasa kaydı - taraf teşkili - yargılama süreci -verilecek kararın tebliği - yeniden işleyecek temyiz süreci suretiyle yargılama uzatılacak ve davaların mümkün olan en kısa sürede bitirilememesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline veya bir kısım davaların zamanaşımına uğramasına sebep olunabilecektir. Açıklanan nedenlerle duruşma tutanağının 2. sayfasındaki imza eksikliğinin bozma nedeni yapılmaması gerektiğini, bu husus bozmayı gerektirecek bir eksiklik olarak görüldüğünde de temyiz incelemesi yapılmadan önce dosya eksiğe gönderilerek eksiklik giderildikten sonra tüm yönleriyle inceleme yapılması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.