7. Hukuk Dairesi 2013/1675 E. , 2013/2200 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı usulsüz seçilen delegelerin oluşturduğu Ankara Bir Nolu Şube Genel Kurulunun iptal edildiğini ve mahkeme kararının kesinleştiğini, ...-İş sendikası Ankara Bir Nolu Şubesinde delegelik sıfatı kalmayan şube yönetim kurulunun hukuks…
**7. Hukuk Dairesi 2013/1675 E. , 2013/2200 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı usulsüz seçilen delegelerin oluşturduğu Ankara Bir Nolu Şube Genel Kurulunun iptal edildiğini ve mahkeme kararının kesinleştiğini, ...-İş sendikası Ankara Bir Nolu Şubesinde delegelik sıfatı kalmayan şube yönetim kurulunun hukuksuz uygulamalarına devam ederek telafisi imkansız zararlara yol açılmasının engellenmesi için Yönetim Kurulu Üyelerinin İşten el çektirilmesine, sendika Ankara Bir Nolu Şube Genel Kurulunun kanun ve tüzük hükümlerine göre en kısa zamanda toplamak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar cari İşleri yürütmek üzere kayyım tayinine karar verilmesi istenmiştir. Davalı, Ankara Bir Nolu Şube Genel Kurulunun iptali ile kayyım tayini istemi ile Ankara 11.İş Mahkemesi 2010/1030 Esas sayısında görülen davanın derdest olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını, Şube Genel Kurulu'nun iptaline ilişkin açılan davanın halen Yargıtay aşamasında devam etmekte olduğundan sonuçlanana kadar mevcut şube yöneticilerinin seçilmişliklerinin devam ettiğini, mevcut şube yönetim kurulu tarafından yapılan herhangi bir işlemin bulunmadığını, yargı kararlarının sonucu beklenerek buna göre işlem yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Ankara 11.İş Mahkemesi’nin 2011/1030 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada kayyım isteminin değerlendirildiği, gerekçeli kararda ve daha sonra verilen ek kararda talebin reddine karar verildiği, tarafların aynı olmaması nedeni ile kesin hüküm oluşturmadığı, kuvvetli delil niteliğinde olduğu, ek karar sonrasında temyiz yoluna başvurulması gerekirken yeni dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. .../... 2013/1675-2013/2200 S.2 Kararı davacı temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ...-İş sendikası Ankara Bir Nolu Şubesine kayyım tayinini gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı istemi ...-İş Sendikası Ankara Bir Nolu Şubesinin 02.10.2010 tarihli olağan Genel Kurulunun iptaline karar verilmesi sonrası Şube Yönetim Kurulu Üyeleri'nin İşten el çektirilerek, şubeye kayyım tayine ilişkindir. ...-İş Sendikası Ankara Bir Nolu Şubesinin 02.10.2010 tarihli olağan Genel Kurulunun iptaline dair Ankara 11. İş Mahkemesi’nin 18/06/2012 gün ve 2011/1030 Esas, 2012/622 Karar sayılı hükmü, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 30.10.2012 gün ve 2012/33311 Esas, 2012/35292 karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.02.2013 gün ve 2013/4049 Esas, 2013/4340 Karar sayılı ilamına konu olan davada ise onanarak kesinleşen yukarıda belirtilen dosya üzerinden verilen 05.12.2012 tarihli yeni bir dilekçe ile davacı ... şubeye kayyım tayini isteminde bulunmuştur. Ancak sözü edilen 9. Hukuk Dairesi kararında davacının dava dilekçesinin ayrı bir esasa kaydedilmesi gerektiği, 492 sayılı Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri ile HMK 120. maddesi uyarınca harcı tamamlatılarak sonucuna göre davacı istemleri hakkında esastan bir karar verilmesi gerektiği, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Somut olayda mahkemece yukarıda açıklanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 05.02.2013 gün ve 2013/4049 Esas, 2013/4340 Karar sayılı ilamına konu olan, kesinleşen genel kurul iptaline dair Ankara 11. İş Mahkemesi’nin 18/06/2012 gün ve 2011/1030 Esas, 2012/622 Karar sayılı dosya üzerinden yapılan davacı ...’ın kayyım tayini istemi gerekçe gösterilerek, hukuki yarar yokluğundan bu davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Dava açmak Anayasal bir hak olduğu gibi, tarafları aynı olmayan, bu dava yönünden kesin hüküm veya derdestlik itirazına konu olmayacak nitelikteki başka bir dava söz konusunudur. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulüyle davanın esasına girilip, toplanan ve toplanacak tüm deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.