7. Hukuk Dairesi 2010/7027 E. , 2011/1160 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava kesinleşen kadastroya karşı açılan ve Kadastro Kanununun 19/2.maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddin…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7027 E. , 2011/1160 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava kesinleşen kadastroya karşı açılan ve Kadastro Kanununun 19/2.maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesinde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği, aynı Kanunun 12/3 maddesi hükmünde de kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 101 ada 66 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ifrazen oluştuğu ve zeytinlik niteliği ile davalı Hazine adına tapuya kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf muhdesatın kadastro tespit gününden önce meydana getirildiğini öne sürerek dava açmıştır. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının ve dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce davacı tarafça meydana getirildiğinin belirlenmesi halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü gözetilerek muhtesatın davacı tarafça yapıldığının tespiti ile muhtesatın tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verileceği tartışmasızdır. Ne var ki mahkemece dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 101 ada 66 ve ifrazen oluştuğu taşınmazın kadastro tespit tutanağı getirtilmediğinden taşınmazın tespitinin kesinleştiği gün ile davanın açıldığı gün arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, açık bir anlatımla davanın süresinde açılıp açılmadığı anlaşılamamaktadır. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.