11. Hukuk Dairesi 2012/17287 E. , 2013/16098 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/191-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17287 E. , 2013/16098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/191-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 19.12.2005 tarihinden itibaren davalı şirketin 600/2000 hissesine sahip olduğunu, üç ortaklı şirketin diğer ortağı Ahmet'in 50 paya sahip ve müvekilinin babası, diğer ortak ...'in ise 1350 paya sahip, şirket müdürü ve müvekkilinin amcası olduğunu, müvekkiline kar payı ödemesi yapılmadığını, davalı ...'in şirket hesabından şahsi harcamalar yaptığını, araç satın aldığını ve kendisinin kullandığını, yine şirket sermayesinin arttırılması ile ilgili 17.10.2010 tarihli ortaklar kurulu kararında kendisi adına imza atıldığını, bu konuda yaptığı şikayet üzerine davalı şahıslar hakkında soruşturma başlatıldığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tensiple birlikte tasfiye memuru atanmasına, şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile banka kayıtları üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının 17.12.2010 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla yaptığı şikayet neticesinde , davalı şahıslar hakkında sahtecilik suçlamasıyla kamu davası açıldığı, ayrıca davacı ve davalıların başkaca dava dosylarında da husumet halinde oldukları, dolayısıyla ortaklık sıfatının kazanılması anında geçerli olan şahsi ve maddi şartların ortadan kalktığı, bunun sonucunda davacı ortağın şirkette kalmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek hale gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Bu davada husumetin sadece fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına husumet düşmez. Bu nedenle mahkemece davalı ortaklar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar ... Zor ve ... yararına bozulması gerekmiştir. 2- Limited şirketin feshine ilişkin bu davada, yukarıda açıklandığı gibi Mülga TTK'nın 549/4. maddesine göre haklı sebeple ve davacı ortağın şirkette kalmasının kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece, söz konusu kanun hükmü değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar ... Zor ve ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.